Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası"nda yaptığı konuşmada, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Ortak gelecekteki birliğimiz, emperyalistlerin bir yüzyılı aşkın kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacaktır" dedi
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ortak gelecekteki birliğimiz, emperyalistlerin bir yüzyılı aşkın kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacaktır. Ortak geçmişimiz bir pranga değil, ortak geleceğimizin pusulası olacaktır. dedi. Duran, İletişim Başkanlığında düzenlenen Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası nın lansman programına katıldı.
Burada konuşan Duran, bir ülkenin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan birinin toplumun ortak bir gelecek etrafında buluşabilme iradesi olduğunu söyledi.
"Ortak geçmişimiz, geleceğimizin pusulası"
Ortak geleceğin, geçmişten devralınan değerleri korumanın yanı sıra gelecek nesillere nasıl bir ülke bırakılacağı konusunda ortak sorumluluk üstlenmeyi de gerektirdiğini belirten Duran, farklılıklarla birlikte yaşamanın herkesin hukukunu gözetmek ve ortak geleceğin inşasına katkı sunmak anlamına geldiğini vurguladı.
İletişim Başkanlığı olarak Ortak Gelecekte Biriz temasıyla bir iletişim seferberliği başlattıklarını aktaran Duran, projenin milli dayanışma ve kardeşlik sürecine anlamlı katkılar sunmasını temenni etti.
Bugün tarihi bir eşikte durduklarını dile getiren Duran, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge idealinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın güçlü liderliğiyle ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli nin çağrısıyla kısa sürede ülkenin geleceğine ilişkin kapsamlı bir hedefe dönüştüğünü belirtti.
HUZURUMUZ, DIŞ GELİŞMELER KARŞISINDA EN BÜYÜK DİRENCİMİZ Duran, TBMM nin halkın uzun yıllar ağır bedeller ödediği terör sorununu milletin menfaatleri doğrultusunda ve hukuki bir düzen içerisinde ele aldığını söyledi. İletişim Başkanı Duran, şöyle devam etti: Bugün bizlere Terörsüz Türkiye sürecinin ne olduğunu soruyorlar. Şunu ifade etmeliyim ki bu, ülkemiz için her şeyden önce bulunmaz bir imkandır.
Gündelik hayat, ekonomik kalkınma, turizm, eğitim ve müreffeh bir gelecek için yeni açılmış bir penceredir. Bölgeye gelen yatırımlar artacak, enerjiden turizme yeni alanlar yeşerecek, üretim ve elbette bunlara bağlı olarak istihdam artacaktır. Bence daha da önemlisi, artık terörü gündemimizden çıkaracak ve gelecek nesillere daha fazla acı ve kayıp mirası bırakmayacağız.
Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim ki, terörün sona ermesi, elbette başlı başına büyük bir hedef ve kazanımdır. Fakat bizim gelecek tasavvurumuz bundan ibaret de değildir. Asıl mesele, terörün gölgesinden kurtulan bir Türkiye nin sahip olduğu imkanları nasıl değerlendireceği, toplumsal bağlarını nasıl güçlendireceği ve gelecek nesillere nasıl bir ülke bırakacağıdır.
Güvenliğin kalıcı huzura, huzurun toplumsal bütünleşmeye, toplumsal bütünleşmenin de ortak refah ve kalkınmaya dönüştüğü bir gelecekten bahsediyorum.
Bugün artık değişen bölgesel ve küresel şartların yoğun bir dış politika konsantrasyonu gerektirdiği günlerde olduklarını dile getiren Duran, Bizler daha fazla insan kaynağımızı, enerjimizi, imkanlarımızı bölücü zihniyetlerin uğursuz projelerine kurban etmek istemiyoruz. Bizler artık üretim ve refah için çalışmak istiyoruz.
Bölgesel krizler artarken, Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği iç cephenin tahkimi , bu müşterek gelecek için vazgeçilmezdir. Toplumsal huzurumuz, dış gelişmeler karşısında elbette en büyük direncimiz olacaktır. diye konuştu. ORTAK GEÇMİŞİMİZ BİR PRANGA DEĞİL, GELECEĞİMİZİN PUSULASI OLACAK Duran, bu tarihi hedefin TBMM de karşılık bulmasının demokrasi bakımından ayrıca önem taşıdığını bildirdi.
Toplumsal zeminini Meclis ten alan bu sürecin kamu otoritesi sarsılmadan ve milletin hassasiyetleri gözetilerek yürütülmüş olmasından büyük bir memnuniyet duyduklarını belirten Duran, farklı siyasi görüşlerin bir araya gelmesiyle hazırlanan ve TBMM de kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi nin 467 milletvekilinin onayıyla yasalaşmasının sürecin millet tarafından da sahiplenildiğini en net biçimde gösterdiğini ifade etti.
Türkiye nin 40 yılı aşkın bir süre boyunca terör nedeniyle büyük kayıplar yaşadığını söyleyen Duran, şehitlerin, gazilerin ve canları pahasına bu vatanı savunanların ilelebet kahraman olduklarını vurguladı.
İletişim Başkanı Duran, 1000 yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşadıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti: Lakin, etnik unsur, dini topluluk, yerel güç gibi kavramların çarpıtılmasıyla körüklenen husumetin tarihi de yüzyıldan biraz fazladır.
Birinci Dünya Savaşı öncesine dayanan bu süreçte binlerce yıldır mabetleri, dilleri ve kültürleriyle bir arada yaşamış toplulukları emperyalist müdahalelerle birbirlerine düşman etmeye çalıştılar. Bu emperyalist çabalar bölgemize vekalet düzenekleri, kırılgan siyasi yapılar ve terör sorununu bıraktı. Bizler şimdi bu prangalardan kurtuluyoruz.
Farklı tecrübelerimizin, hassasiyetlerimizin ve beklentilerimizin bulunduğunu biliyoruz. Önemli olan, bu farklılıkları ortak geleceğimizin önünde bir engel olarak koymamak, aksine toplumsal hayatımızın gerçeği olarak kabul etmek ve birbirimizi dinleyebileceğimiz ortak zeminleri güçlendirmektir. Ortak gelecekteki birliğimiz, emperyalistlerin bir yüzyılı aşkın kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacaktır.
Ortak geçmişimiz bir pranga değil, ortak geleceğimizin pusulası olacaktır. ARZUMUZ, ÇOCUKLARIN TERÖR KORKUSU OLMADAN BÜYÜMESİDİR Duran, terörün kalıcı bir biçimde ortadan kalkmasıyla Türkiye nin enerjisinin ve kaynaklarının daha etkin biçimde değerlendirilmesinin mümkün olacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ın liderliği ve siyasi iradesiyle Türkiye yi daima istikrar, huzur ve kalkınma rotasında ilerletmek zorunda olduklarını belirten Duran, Kuşkusuz Türkiye nin bu tarihi hedef doğrultusunda elde edeceği kazanımlar, kendi sınırlarımızla mahdut değildir.