ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Okula uyum sürecinde ebeveynlere hayati uyarılar: 'Kaygınızı çocuğa yansıtmayın'
Gündem

Okula uyum sürecinde ebeveynlere hayati uyarılar: 'Kaygınızı çocuğa yansıtmayın'

Okula uyum sürecinde çocukların gösterdiği ağlama, kaçınma ve kaygı gibi tepkilerin doğal olduğunu belirten uzmanlar, velilerin sergileyeceği sakin ve kararlı tutumun adaptasyon sürecinde belirleyici olduğunu bildirdi.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 11 Eylül 2026 11:26·Güncelleme: 11 Eylül 2026 11:31·5 dk okumaBu haber 431 kez okundu
Okula uyum sürecinde ebeveynlere hayati uyarılar: 'Kaygınızı çocuğa yansıtmayın'
Okula uyum sürecinde ebeveynlere hayati uyarılar: 'Kaygınızı çocuğa yansıtmayın'
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Bulut ile psikolog Dr.

Müge Kiremitçi okulun ilk haftalarında yaşanan adaptasyon güçlükleri, ebeveyn tutumları ve dikkat edilmesi gereken noktaları değerlendirdi. Milli Eğitim Bakanlığınca uygulanan okula uyum ve oryantasyon haftasının çocukların psikolojik gelişimi açısından kritik bir rol oynadığını belirten Prof. Sefa Bulut, sürecin sağlıklı yürütülmesinde velilere büyük görev düştüğünü söyledi.

Oryantasyon haftasının pedagojik kazanımlarına değinen Bulut, şu değerlendirmede bulundu: Aslında Milli Eğitim Bakanlığının böyle bir uyum ve oryantasyon haftası uygulaması başlatması pedagojik olarak çok yararlı bir şey. Özellikle ilköğretim için önemli bir uygulama.

Çocuklar uyum haftasına geldikleri zaman bir kere duygusal ve psikolojik olarak hazırlanıyorlar ve nasıl bir ortamda bulunacaklarını, nerede oturacaklarını, kimlerle iletişim halinde olacaklarını, tuvaletlerin, kafeteryanın, kütüphanenin ve spor salonunun nerede olduğunu öğreniyorlar.

BİZ NE KADAR ÜSTÜNE DÜŞERSEK ÇOCUK ZOR BİR SÜREÇ ZANNEDİYOR Velilerin kendi kaygı ve panik duygularını çocuklara yansıtmaması gerektiğini vurgulayan Bulut, ebeveynlerin sergilemesi gereken tavrı şu sözlerle anlattı: Çocuklar bizim davranışlarımızı, duygularımızı ve yüzümüzü, sözsüz iletişimimizi de okuyorlar. Bizim de heyecan ve panik yapmamamız gerekir, bunun doğal bir süreç olduğunu çocuğa hissettirmemiz gerekir.

Çocuğu okula götüreceksek götürüp bırakıp gelmemiz gerekir, orada çok fazla oyalanmamalıyız, çok fazla aşırı duygusal destek olmayalım ve çocuğa aşırı şekilde bağlanmayalım. Bu aynı zamanda çocuğu da bize bağımlı kılıyor. Biz olayı ne kadar abartır, özen gösterir ve üstüne düşer titizlenirsek çocuk da tabii bunu algılıyor ve bunun zor bir süreç olacağını zannediyor, aslında öyle değil.

Bunun normal ve doğal bir süreç olduğunu aktaran Bulut, Herkes bir yere gidiyor uyum sağlıyor, uyum sağlaması gerekir. O yaş grubu için beklenen istenen davranışlar. Bizim kaygımız bir şekilde çocuğa bulaşıyor çocuğa geçiyor biz kendimiz kaygısız olursak normal nötr olursak çok iyi dedi.

AŞIRI KORUMACI OLMAYALIM Okul dönüşünde iletişim dilinin olumlu yönde tutulması ve vedalaşmalarda aşırı korumacı tavırlardan kaçınılması gerektiğini belirten Bulut, şunları kaydetti: Çocuğa 'günün nasıl geçti, okul nasıl geçti, bugün neler yaptınız, neler öğrendin, kimlerle tanıştın, ne tür aktiviteler yaptın' diye pozitif tonda sorular sormalıyız, sorular hep pozitif ve yönlendirici olmalı, biz negatif algı ve düşünce içerisinde olmamamız gerekir Bulut, çocukların bu süreçte kaygılanıp sıkılabileceğini belirterek Çocuğun bu şekilde bizleri manipüle edip aşırı merhamet duygumuzu harekete geçirip bizi ikna etmesine izin vermeyelim.

Bu aşırı korumacılık çocuğun bağımsızlık gelişimini engelliyor, çocuğa, 'Bak çok güzel şeyler olacak, güzel şeyler göreceksin, ben de böyleydim küçükken gibi kendi hatalarımızı paylaştığımız konuşmalar yapabiliriz. Bu çocuk için rahatlatıcı olur diye konuştu.

ÇOCUKLAR KOLAY ADAPTE OLURLAR, YETER Kİ EBEVEYNLERİNİN GÖZÜNDEKİ KAYGIYI GÖRMESİNLER Okula başlama sürecinin çocuk için güvenli ortamından ayrılarak akran ve yetişkinlerle yeni bağlar kurduğu zorlu bir dönem olduğunu belirten psikolog Kiremitçi, adaptasyon sürecinde ebeveyn tutumlarının kritik önem taşıdığını söyledi.

Uyum sürecindeki ilk tepkilerin gelişimsel olarak doğal karşılanması gerektiğini vurgulayan Kiremitçi, Özellikle okulun uyum haftasında ve okulda kalış süresinin uzadığı sonraki ilk iki haftada ağlama, ebeveyne yapışma, sınıfa girmek istememe, 'annem de benimle gelsin' diye ısrar etme ya da karın ağrısı gibi bedensel yakınmalar belirli ölçüler çerçevesinde gelişimsel olarak normal kabul edilebilir. dedi.

Kiremitçi, çocukların ebeveynlerinin kaygılarını beden dili üzerinden kolayca hissettiğini dile getirerek, vedalaşma anlarının dramatikleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Kiremitçi, şöyle devam etti: Biz bu noktada ebeveyn olarak verdiğimiz okula başlatma ve okul seçimi ile ilgili kararımıza, öğretmenimize, okulumuza güveneceğiz. En önemlisi çocuğumuza güveneceğiz.

Çocuklar aslında sisteme daha kolay adapte olurlar, yeter ki ebeveynlerinin gözündeki kaygıyı, korkuyu görmesinler. Vedalaşma anında ebeveyn olarak kısa, net, sıcak ve kararlı olmamız gerekir. Çocuğunuz vedalaşmada zorlanıyorsa çocuğunuzun duygusunu kabul edip sınırı korumak önemlidir.

ÖDÜL SİSTEMİ UZUN VADEDE ÇATIŞMALARI ARTIRABİLİR Velilerin gizlice okuldan ayrılmasının ya da rüşvet teklif etmesinin güven zedeleyici olduğunu aktaran Kiremitçi, şu uyarılarda bulundu: Çocuğun okula gelmek istememesi durumunda 'okula gidersen çıkışta çikolata alırım, parka götürürüm gibi' rüşvetler de kısa süreli olumlu etki yaratsa da uzun vadede çocuğun okula uyum sürecini uzatır ve çocuğun okula ve ödevlere içsel motivasyon kazanmasını engeller.

Bu ödül sistemi bir süre sonra çocuk tarafından 'çikolata almazsan okula gitmem' gibi tehditlere dönüşür ve ebeveyn-çocuk arasında uzun vadede çatışmaların artmasına, öfke ve şiddet davranışlarına yol açabilir.

Tepkilerin yalnızca ağlama olarak değil, içe kapanma, alt ıslatma veya öfke patlamaları şeklinde de görülebileceğini belirten Kiremitçi, belirtilerin şiddetlenmesi durumunda uzmana başvurulması gerektiğini ifade etti.

Kiremitçi şöyle konuştu: Her sabah yoğun ağlama krizleri yaşanması, okula gitmeyi sürekli reddetmesi, ebeveynden ayrılacağı zaman panik düzeyinde tepki vermesi, okul saatlerinde uzun süre sakinleşememesi, sınıf etkinliklerine katılamaması, sık tekrarlayan karın ağrısı, mide bulantısı ya da baş ağrısı gibi bedensel yakınmalarda belirgin bir azalma olmuyorsa, aksine giderek şiddetleniyorsa, bu kaygı davranışları ev ortamında da görülüyorsa, çocuğun uykularında bozulma oluyorsa burada daha dikkatli olmak ve profesyonel bir desteğe zaman kaybetmeden mutlaka aile olarak başvurmak gerekir.

Ebeveyn olarak ev rutinleri oluşturmanın ve istikrarlı olmanın önemine dikkati çeken Kiremitçi, Ebeveyn olarak sabah kalkıp kendimizi ve çocuğumuzu okula hazırlamamız, okula gidiş, okuldan dönüş, okul dışı spor veya kültürel aktivitelere gidiş-geliş, beslenme, öz bakım, dinlenme, ödev, oyun zamanı ve uyku saatlerine mümkün olduğunca benzer ve istikrarlı bir düzen oluşturmalıyız. dedi.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

11:43

Parkinson hastaları için giyilebilir titreşim cihazı geliştirildi

11:43

Evinde üzerine kaynar su döküldü: 25 yaşındaki genç 8 gün sonra hayatını kaybetti

11:41

Şüpheden sanık yararlandı! Müebbetten tahliyeye!

11:38

İstanbul'daki okullarda yeni uygulama pazartesi günü başlıyor

11:37

Göztepe kötü gidişata son vermek istiyor!

11:36

C31K soruşturmasında 22 ilde operasyon: 27 şüpheli yakalandı

11:34

Özgür Özel, Kars’ta hayvan pazarını ziyaret etti: Hayvancılar cezalardan şikayet etti

Kozinoğlu’nda 9 yeni gözaltıGündem11 Eyl 07:00

Kaşif Kozinoğlu’nun ölüm soruşturmasında 9 şüpheli daha gözaltına alındı

Silivri Cezaevi’nde 2011’de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Son çalışmalarda aralarında iki gazeteci ve sağlık çalışanlarının bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alınırken, bugün kesin ölüm nedeninin araştırılması için fethi kabir işlemi yapılacak.
Boşanma aşamasında kan donduran olayGündem11 Eyl 08:51

Isparta’da Bahri Ö., boşanma aşamasındaki eşi Özlem Ö.’yü vurup intihar etti

Keçiborlu’da yaşanan olayda, iki çocuk annesi Özlem Ö. tabancayla ağır yaralanarak hastanede tedaviye alındı. Eşi Bahri Ö. ise olayın ardından yaşamına son verdi. Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.
MEB, 2026-2027 eğitim öğretim yılı ortak yazılı sınav takvimini açıkladıGündem11 Eyl 09:01

MEB, 2026-2027’de 6, 7, 9 ve 10. sınıflar için 8 ortak sınav planladı

Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılında uygulanacak ortak yazılı sınavların ders ve tarihlerini belirledi. Açık uçlu soruların kullanılacağı sınavlarda öğrenci toplu listeleri yayımlanmayacak; kaynaştırma ve bütünleştirme öğrencilerinin değerlendirmesinde BEP esas alınacak.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri