Okul Gıdası Logosu uygulaması yeni eğitim yılında başlıyor
Okul kantinlerinde satılacak ambalajlı gıdalar için şeker, tuz ve yağ oranlarına dayalı kriterler uygulanacak. İlk etapta 675 ürünün “Okul Gıdası Logosu” alarak raflarda yer alması planlanırken enerji içecekleri, cipsler, gazlı içecekler ve şekerlemeler kapsam dışında tutulacak.
Okul kantinlerinde yeni dönem! 14 Eylül'de hayata geçiyor
Haber detayı
Haberin ayrıntıları
2019 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ortaklığında imzalanan ortak protokolle gündeme gelen ve çeşitli nedenlerle ertelenen “Okul Gıdası Logosu” uygulamasında artık sona gelindi. Bakanlıkların, sürecin sağlıklı yürütülebilmesi adına uzun süredir uzun süredir yürüttüğü çalışmalar neticesinde uygulamanın yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte hayata geçirilmesi planlanıyor. Türk Böbrek Vakfı da resmi senedinde yer aldığı üzere, ülkemizde böbrek sağlının korunmasında kritik bir rol oynayan sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek amacıyla bu uygulamanın sivil toplumdaki en büyük destekçisi oldu.
Türk Böbrek Vakfı’nın yaklaşık 15 yıldır sürdürdüğü okul eğitimlerinden kaynaklı tecrübe, uygulamanın hayata geçirilmesi sürecinde verilen desteklerde önemli bir rol üstlendi.
Okul kantinlerinde yeni dönem! 14 Eylül'de hayata geçiyor
Yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte okul kantinlerinde öğrencilerin satın aldığı gıdalara yönelik yepyeni bir dönem başlıyor. “Okul Gıdası Logosu”, ambalajlı gıdaların belirlenen besin kriterlerine uygunluğunun daha kolay anlaşılmasını ve öğrencilerin daha sağlıklı ürünlere ulaşmasını amaçlıyor. Uygulama kapsamında özellikle şeker, tuz, ve yağ oranları açısından belirlenen kriterleri karşılayan ürünlerin okul kantinlerinde satışına yönelik bir sistem oluşturuluyor. İlk etapta 675 ürün ‘Okul Gıdası Logosu’ alarak raflara giriyor.
2024 – 2025 eğitim-öğretim yılında Türkiye genelinde örgün eğitim kapsamında 17 milyon 956 bin 523 öğrenci eğitim aldı. Aynı eğitim-öğretim yılında Türkiye genelinde 1 milyon 187 bin 409 öğretmen görev yaparken, örgün eğitim kapsamında 74 bin 40 okul hizmet verdi. Türkiye genelindeki milyonlarca öğrenci, öğretmen ve okulu kapsayan bu devasa tablo, çocukların gün içerisinde eriştiği gıdaların niteliğini bireysel bir tercih olmaktan çıkarıp, doğrudan toplumun geleceğini ilgilendiren kritik bir halk sağlığı meselesi haline getiriyor.
Basın toplantısında konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan, "Bizim esas görevlerimizden biri de güvenilir gıdaya ulaşılmasıdır. Yeterli ve dengeli beslenmeye katkı vermek üzere birçok çalışmamız var. Bu projede de okul çağındaki çocuklarımız için 3 bakanlık ile bir arada çalışıyoruz. Çalışma, çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi açısından önemli ama tek başına yeterli değil bu nedenle evlere, ebeveynlere büyük işler düşüyor. O sebeple gıda okur-yazarlığı bilinci ne kadar fazla olursa o kadar bilinçli ve doğru tercih yapar hale gelinebilir. Yeterli ve dengeli beslenmek için temel gıdaları tüketmeliyiz. Vücudun elbette her besine ihtiyacı var fakat burada önemli olan durum dozunda, kararında tüketmektir. Bu yeterli ve dengeli beslenme süreci de evimizden ve ailemizden başlıyor. Çocuklar gıdaya sadece okulda değil, etrafta bulunan marketlerde de erişim oluyor. Bizler için önemli olan ‘Okul gıdası logosu’ olsun olmasın gıda okur-yazarlığı bilincinin çocuklarda da oluşmasıdır.
Bizim mevzuat ve çalışmalarımız elbette ‘Okul Gıdası Logosu’ uygulamasından ibaret değil. Birçok çalışmamız var. İçme sütleri tebliğinde yakın zamanda bir değişiklik yapılacak. Bu ürünlerde şeker miktarını düşürdük ve yapay aroma vericiler yerine doğal aroma vericilerin kullanılmasını sağlıyoruz. Ayrıca tam buğday ununun yaygınlaşması için de bir çalışmamız var. Tam buğday unlu ekmek kampanyasında farklı kurum ve bakanlıklar bize destek veriyor. Çalışma ilk olarak Konya’da başladı önümüzdeki günlerde ise 81 il ve tüm kamu kurumlarında da uygulamaya geçilecek. Çok geniş kapsamlı bir çalışma olacak. Ekmek tüketmek gerekiyorsa ekşi mayalı tam buğday ekmeğini öneriyoruz. Bu çalışmayı tüm Türkiye genelinde Halk Ekmek müdürlükleri ile de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan son olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geliştirilen ve e-devlet şifresi ile ulaşılan mobil “Güvenli Gıda” uygulamasını da tanıttı. Uygulama ile denetimli marketler, içerik ve ürün şikayeti ile fotoğraflı sorgulama gibi doğrudan gıda güvenliği kimliğinin ortaya çıkacağı nihai tüketicilere yönelik kapsamlı bir uygulama olduğunu söyleyebiliriz. Bu uygulama ile vatandaş kendi denetimini kendisi yapacak ve direkt bakanlığımıza şikayet oluşturabilecek.
Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk; “Vakıf olarak, öncelikle böbrek sağlığının korunmasını gözetirken, dolaylı olarak toplum sağlığı için de önemli çalışmalar yürütüyoruz. Bu anlamda bu uygulamanın devrim niteliğinde bir değişime zemin oluşturacağını çok net söyleyebiliriz. Değerli Bakanlarımıza ve bürokratlarımıza bu önemli projeyi hayata geçirdikleri için hem vakfımız hem de bir vatandaş olarak gönülden teşekkür ediyorum” dedi.
Okul gıdası konusunun yalnızca kantinlerde hangi ürünlerin satılacağıyla sınırlı kalmadığını belirten Erk, çocukların gelecekteki sağlık durumunun bugün kazanacakları beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti. Erk ayrıca, okul gıdası logolu ürünlerin sadece okul kantinlerinde değil, tüm marketlerde satışa sunulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Aşırı tuz ve şeker tüketimi ile sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşamın obezite, hipertansiyon ve diyabetin yanı sıra böbrek sağlığı açısından da ciddi riskler oluşturduğuna değinen Erk, geleceğimiz olan çocukların sağlıklı yetişmelerinin hayati bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
“Güvenilir gıda” kavramının yalnızca hijyenik üretim anlamına gelmediğine dikkat çeken Erk, içeriği bilinen, doğru etiketlenen, denetlenen ve insan sağlığını koruyan gıdaların esasen güvenilir gıda olduğunu belirtti.
Çocuklardan satın aldıkları ürünlerin şeker, tuz veya yağ miktarlarını tek başlarına değerlendirmelerinin beklenemeyeceğini dile getiren Timur Erk, bu konuda kamu kurumları, üreticiler, okullar, eğitimciler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak sorumluluk taşıdığını söyledi. Erk son olarak, işlenmiş tüm paketli gıdaların içerik etiketlerinin tüketiciler tarafından kolayca okunabilmesi ve değerlendirilebilmesinin önemini vurguladı.
Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın ise okul kantinlerinde öğrencilerin ulaşabileceği sağlıklı seçeneklere dikkat çekti.
“Okul Gıdası Logosu” kapsamında öne çıkan ürünler arasında;
- En fazla 30 gramlık kuru meyve porsiyonları,
- En fazla 250 ml taze sıkılmış meyve ve sebze suyu,
Aydın, özellikle çocukların meyveyi meyve olarak tüketmesinin, meyve suyu tüketimine göre daha doğru bir tercih olduğunu vurguladı. Kuruyemiş ve kuru meyvelerde ise 30 gramlık porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti.
Uygulamayla birlikte çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarını olumsuz etkileyebilecek ürünlerin okul ortamındaki erişiminin sınırlandırılması hedefleniyor. Bu kapsamda; Enerji içecekleri, gazlı ve kolalı içecekler, aromalı içecekler, kızartmalar, cipsler, çikolata ve şekerlemeler, kremalı veya çikolata dolgulu kek ve bisküviler, hamurlu ve şerbetli tatlılar, çiğ köfte ile tatlandırıcı içeren yiyecek ve içecekler okul gıdası kapsamında değerlendirilmiyor.