"Öğretmenlerin yüzde 89,4’ü akran zorbalığına tanık"
2 bin 296 öğretmenin katıldığı araştırmada, katılımcıların yüzde 89,4’ü görev yaptıkları okulda akran zorbalığına tanık olduğunu belirtti. Öğretmenlerin yüzde 23,9’u okullarında suça karışan çocuk bulunduğunu ifade ederken, yüzde 91,3’ü risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek alması, yüzde 90,5’i ise zorbalığı önleme eğitimlerinin artırılması gerektiğini söyledi.
"Öğretmenlerin yüzde 89,4’ü akran zorbalığına tanık"
Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Araştırmada öğretmenlerin yüzde 89,4’ünün görev yaptıkları okulda akran zorbalığına tanık olduğu, yüzde 23,9’unun ise görev yaptığı okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirttiği ortaya çıktı. Öğretmenlerin yüzde 91,3’ü risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek alması gerektiğini ifade ederken, yüzde 90,5’i akran zorbalığını önlemeye yönelik eğitimlerin artırılmasını istedi.
Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar temasıyla hazırlanan araştırmada, okullarda akran zorbalığı, şiddet, siber zorbalık ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin öğretmenlerin görüşleri değerlendirildi. Türk Eğitim-Sen internet sitesi başta olmak üzere toplam 6 ayrı internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen araştırmaya 2 bin 296 öğretmen katıldı.
"Öğretmenlerin yüzde 89,4'ü akran zorbalığına tanık"
Araştırmaya göre öğretmenlerin yüzde 49,2’si akran zorbalığının görev yaptığı okulda kısmen yaygın olduğunu, yüzde 34,5’i ise yaygın olduğunu belirtti. Öğretmenlerin yüzde 65,2’si okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 24,2’si ise kısmen tanık olduğunu ifade etti. Böylece zorbalığa bir biçimde tanık olan öğretmenlerin oranı yüzde 89,4’e ulaştı.
Araştırmada, öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı yetişkinlerle paylaşmadığı da ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 26,6’sı öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı öğretmenlerine, okul idaresine ya da ailelerine anlatmadığını düşündüğünü belirtti.
Zorbalık fark edildiğinde öğretmenlerin yüzde 81,8’i zorbalığa maruz kalan ve zorbalığı uygulayan öğrencilerin rehber öğretmenle görüşmesini sağladığını, yüzde 81,7’si zorbalığa uğrayan öğrenciyle görüştüğünü, yüzde 78’i zorbalığı uygulayan öğrenciyi uyardığını, yüzde 65’i ise aileleri bilgilendirdiğini ifade etti. Araştırmaya göre akran zorbalığının en fazla görüldüğü ortam yüzde 37,2 ile okul bahçesi oldu.
Bunu yüzde 19,5 ile sınıf, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar izledi. Katılımcıların yüzde 53,4’ü rehberlik biriminin zorbalığı uygulayan ve zorbalığa maruz kalan öğrenciler ile aileleriyle görüştüğünü belirtti.
Önleyici çalışmalar ve farkındalık eğitimleri verildiğini ifade edenlerin oranı yüzde 28,3 olurken, yüzde 16’sı yeterli bir müdahalenin söz konusu olamadığını düşündüğünü bildirdi. Araştırmada, katılımcıların yüzde 23,9’u görev yaptığı okulda suça karışan çocuk bulunduğunu belirtti. Öğretmenlerin yüzde 44,6’sı böyle bir öğrencinin bulunmadığını söylerken, yüzde 31,5’i bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade etti.
Bu çocuklar okula devam ediyorsa rehberlik birimi tarafından bireysel rehabilitasyon çalışması yapılıyor mu sorusuna katılımcıların yüzde 54,3’ü “evet”, yüzde 16,7’si “hayır” yanıtını verdi. Bu konuda bilgisi olmayanların oranı ise yüzde 28,8 oldu. Öğretmenlerin değerlendirmelerinde şiddet ve suça yönelmenin nedenleri arasında ebeveyn ilgisizliği ve sanal medya kullanımının yeterince denetlenmemesi öne çıktı.
Katılımcıların yüzde 85,9’u ebeveyn ilgisizliği ve yetersiz denetimin şiddeti tetiklediği görüşüne katıldığını belirtti. Sosyal medya içeriklerinin çocukları şiddete yönlendirdiğini düşünenlerin oranı yüzde 82,6 olurken, şiddet içerikli dijital oyunların öğrencilerin saldırgan davranışlarını artırdığını belirtenlerin oranı yüzde 80,1 oldu.
Katılımcıların yüzde 81,9’u çeteleşmenin suça yönelmede etkili bir faktör olduğunu belirtirken, madde kullanımını etkili bulanların oranı yüzde 81,1 oldu. Akran baskısının suça yönelmede etkili olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 74,9, dışlanmışlık ve zayıf aidiyet hissinin etkili olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 77,8, okula aidiyet duygusunun zayıflığını etkili bulanların oranı ise yüzde 70 oldu.
Katılımcıların yüzde 59,4’ü şiddet eğilimli öğrencilerin ailelerinin okul ile yeterli iş birliği yapmadığını düşündüğünü belirtirken, suça karışan çocukların ailelerinin büyük bir kısmında suç geçmişi olan bireyler bulunduğunu düşünenlerin oranı yüzde 56 oldu. Öğretmenlerin yüzde 52,7’si okulunda veya okul çevresinde sözlü şiddetle sık sık karşılaştığını, yüzde 35,9’u ise ara sıra karşılaştığını belirtti.
Akran zorbalığıyla sık sık karşılaştığını ifade edenlerin oranı yüzde 39,7, ara sıra karşılaşanların oranı yüzde 41,9 oldu. Fiziksel şiddetle ara sıra karşılaştığını belirtenlerin oranı yüzde 48,3, sık sık karşılaştığını belirtenlerin oranı yüzde 17,1 olarak kaydedildi. Psikolojik şiddetle sık sık karşılaşanların oranı yüzde 32,4, ara sıra karşılaşanların oranı ise yüzde 45 oldu.
Madde kullanımıyla hiç karşılaşmadığını belirtenlerin oranı yüzde 62, nadiren karşılaştığını söyleyenlerin oranı yüzde 29 oldu. Ara sıra ve sık sık karşılaşma oranlarının toplamı yüzde 9’da kaldı. Okula kesici veya delici aletle gelinmesi konusunda “nadiren” cevabını verenlerin oranı yüzde 37,8 olurken, daha düzenli karşılaşma bildirenlerin toplamı yüzde 13,1 oldu.
Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 71,3’ü öğrencilerin okulda kendini güvende hissettiğini belirtti. Öğretmenlerin yüzde 76,8’i öğrencilerin sorunlarını paylaşabilecekleri güvenli ortamların bulunduğunu ifade etti.
Okul yönetiminin şiddet karşısında etkili ve tutarlı davrandığını belirtenlerin oranı yüzde 69,6, kuralların adil uygulandığını düşünenlerin oranı yüzde 70,5, öğretmenlerin şiddet ve zorbalığı erken fark edebildiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 70 oldu.
Olumlu okul ikliminin şiddet davranışlarını azalttığını düşünenlerin oranı yüzde 87,1 olurken, sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin olumlu davranış geliştirmeye katkı sağladığını belirtenlerin oranı yüzde 84,3 oldu. Katılımcıların yüzde 63,5’i siber zorbalığın öğrenciler arasında önemli bir sorun olduğunu belirtti.
Çevrim içi zorbalık ile okul içindeki akran zorbalığı arasında bağlantı bulunduğunu düşünenlerin oranı yüzde 69,8 olurken, sosyal medyanın öğrenciler arasındaki çatışmaları artırdığını düşünenlerin oranı yüzde 77,7 oldu.
Sosyal medyada dışlama ve küçük düşürmenin öğrencilerin psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini düşünenlerin oranı yüzde 82,5, siber zorbalığın akademik başarı ve okul uyumuna zarar verdiğini belirtenlerin oranı yüzde 79,2 olarak belirlendi. Öğrencilerin siber zorbalığı öğretmenlerine veya ailelerine anlattığını düşünenlerin oranı yüzde 40 olurken, bu konuda kararsız olanların oranı yüzde 36,8 oldu.