Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 2,7, küresel ekonominin ise yüzde 2,9 büyüyeceğini öngördü. Kurum, Türkiye için büyüme tahminini haziran ayına göre aşağı yönlü revize ederken, dezenflasyon sürecinin devam etmesini bekliyor
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini tahmin ederken, küresel ekonomide büyümenin yüzde 2,9 olacağını öngördü. OECD, ara dönem Ekonomik Görünüm raporunu Arka Arkaya Şoklarla Başa Çıkmak başlığıyla yayımladı. Rapora göre, küresel ekonomi 2025 te yüzde 3,4 büyüdü.
Ekonomik büyüme hızı bu yılın ilk yarısında yavaşladı ancak Orta Doğu daki jeopolitik risklerin olumsuz etkilerine rağmen ekonomide büyüme birçok ülkede dayanıklılığını korudu. Yapay zeka alanındaki gelişmelerin güçlü seyrini sürdürmesi de yatırım, üretim ve ticareti destekledi. Ancak küresel ekonomik görünüm, büyük ölçüde Orta Doğu daki savaşta kalıcı bir çözüm bulunup bulunmamasına bağlı olmaya devam ediyor.
OECD'den Türkiye ekonomisi için büyüme tahmini
Üretimdeki darboğazlardan kaynaklanan yüksek rafineri marjları, tüketici fiyatları ve işletme maliyetleri üzerinde ek bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Enerji fiyatlarının yanı sıra bazı tarım ürünlerinin fiyatları da aşırı hava koşullarının arz üzerindeki etkisiyle yüksek seyretmeye devam ediyor.
Gümrük vergileri ve ihracat kısıtları dahil olmak üzere, ticaret politikalarında süregelen değişiklikler politika belirsizliğini artırarak arz kesintilerine katkıda bulunuyor. Uzun vadeli mali riskler ve yapay zeka şirketlerinin yoğun tahvil ihracı konusundaki endişelerin artmasıyla, birçok ekonomide uzun vadeli faiz oranları en az 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Bu gelişmelerin etkisiyle OECD, bu yıl için küresel ekonomik büyüme tahminini hazirandaki öngörüsüne göre 0,1 puan artırarak yüzde 2,9 a yükseltirken, 2027 için tahminini ise 0,1 puan düşürerek yüzde 3 e revize etti. Artan fiyat baskıları, reel gelir artışındaki zayıflama ve yüksek faiz oranlarının, birçok ekonomide kısa vadeli büyüme ivmesini yavaşlatacağı tahmin ediliyor.
Ancak yapay zeka alanında yatırımların sürmesi ve enerji fiyatlarında beklenen düşüş nedeniyle ekonomik faaliyetin 2027 de hafif güçlenmesi bekleniyor.
Enflasyonun küresel çapta, emtia fiyatlarındaki artışları yansıtacak şekilde kısa vadede hızlanacağı ancak enerji fiyatlarında beklenen yavaşlama ve sıkılaştırılan para politikasının genel fiyat baskılarını sınırlamaya yardımcı olmasıyla 2027 de kademeli olarak yavaşlayacağı tahmin ediliyor.
Öte yandan OECD, özellikle enerji piyasalarındaki olası gelişmeler nedeniyle söz konusu tahminler konusunda önemli bir belirsizlik olduğu uyarısında da bulunuyor. Kuruma göre, petrol ve doğal gaz fiyatlarının seyri, arz kesintilerinin süresine, üreticilerin ve tüketicilerin uyum sağlayabilme derecesine ve jeopolitik gelişmelere büyük ölçüde bağlı.
Enerji piyasalarının daha hızlı bir şekilde normale dönmesi, enflasyonist baskıları hafifletirken, ekonomik faaliyeti destekleyebilir. Buna karşın, yeniden ortaya çıkabilecek veya daha uzun süreli aksaklıklar, enflasyonun hızlanmasına ve büyümenin zayıflamasına yol açabilir.
Bu kapsamda, enerji fiyat şoku ve hedefin üzerinde seyreden enflasyon karşısında, merkez bankalarının para politikasında ilave ayarlamalar yapmasının gerekebileceği tahmin ediliyor. OECD, 2025 te yüzde 3,7 büyüyen Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini öngördü. Kurumun 2027 için büyüme tahmini ise yüzde 3,6 oldu.
Bu oranlar, kurumun hazirandaki tahminlerine göre 2026 için 0,4 ve 2027 için 0,2 puan aşağı yönlü revize anlamına geliyor. OECD, Türkiye de enerji ve gübre fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan olumsuzluklara rağmen, dezenflasyonun devam edeceğini, enflasyonun bu yıl yüzde 31,5 ve 2027 de ise yüzde 24,7 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor.
Dezenflasyonun sürmesiyle Türkiye ve Brezilya gibi bazı gelişmekte olan ülkelerde para politikasındaki gevşemenin, ekonomik büyümeyi desteklemesi bekleniyor. OECD ye göre, ABD de ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,2 ve 2027 de yüzde 2,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Avro Bölgesi nde ekonomik büyümenin bu yıl ve 2027 de yüzde 1 olacağı, Çin de ise bu oranın sırasıyla yüzde 4,5 ve 4,2 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor. Bu yıl en yüksek ekonomik büyüme oranının yüzde 7,8 ile Hindistan da görüleceği, bunu yüzde 5,2 ile Endonezya nın izleyeceği tahmin ediliyor. En büyük ekonomik daralmanın ise eksi yüzde 1,8 ile Suudi Arabistan da gerçekleşeceği değerlendiriliyor.
Bu oran, OECD nin hazirandaki büyüme tahminine göre eksi 5 puan aşağı yönlü revizeye karşılık gelirken, savaş sonrası Suudi Arabistan ın özellikle petrol üretimi ve ihracatındaki düşüşü ekonomik daralmada belirleyici rol oynuyor.