ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Nihat Ziyalan ile söyleşi... Anısına saygıyla... Feridun Andaç’ın söyleşisi...
Gündem

Nihat Ziyalan ile söyleşi... Anısına saygıyla... Feridun Andaç’ın söyleşisi...

"Okuyacağınız bu söyleşi tam yirmi bir yıl önce Nihat Ziyalan’la (1936 / 2026) yazışarak yaptığımız söyleşidir. Aramızdan ayrıldığını öğrenince arşivime döndüm.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 5 Kasım 2026 00:02·Güncelleme: 5 Kasım 2026 00:19·5 dk okumaBu haber 20 kez okundu
Nihat Ziyalan ile söyleşi... Anısına saygıyla... Feridun Andaç’ın söyleşisi...
Nihat Ziyalan ile söyleşi... Anısına saygıyla... Feridun Andaç’ın söyleşisi...
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

“ot kaplamış bahçeyi/ görmemişim/ Yasemin kokusundan/ nasıl da bürümüş ortalığı çayım bitince otlara girişmem gerek/ yarın karım dönüyor/ uzun tatilinden sehpaların camını kaplayan tozu/ kurumuş yaprakları öbek öbek/ yağmursuz günleri/ farketmemiştim/ Yasemin kokusundan bulaşık yığılmış/ kitaplar/ okunmuş gazeteler/ yanı başımda/ kıştan artan odun/ üşenmeden saydım/ altı parça/ en iyisi çayım bitince/ taşımalı evin altına/ sobayı da temizlemeli artık Yasemin kokusundan/ uzun süredir hissetmemiştim/ belimin ağrısını/ çiçekler döküldü/ koku kayboldu karımın en sevdiği yemeği/ zeytinyağlı fasulye yapacağım/ lezzetlenir ertesi güne/ şimdiden değiştirmeli/ havluları yatağın çarşafını yapacak çok işim var/ çayımı içince” (“Çayımı İçerken” / Nihat Ziyalan / Sydney, 2005) ÜÇ EDEBİYAT KAFADARI: YILMAZ PÜTÜN, ÖZDEMİR İNCE, NİHAT ZİYALAN 2005 yılı Nisan ayı olmalıydı.

Nihat Ziyalan (26 Şubat 1936 / 11 Ekim 2026) üzerine Özdemir İnce ile konuşuyorduk. Gençlik dönemi arkadaşıydı. Mersin-Adana hattında üç “edebiyat kafadarı”nın buluşma öykülerini anlatıyordu. Yılmaz Pütün, Nihat Ziyalan ve Özdemir İnce’yi buluşturan edebiyat tutkusuydu. Yazılan şiirler, öyküler aralarında sıkı bir bağ kurmalarının ateşleyicisiydi. Gelecek on yılın, yirmi yılan hayallerini konuştuklarını anlatmıştı.

Image
Image
Image
Image
Image
Image
Image
Image

Yıl 1950’lerin başı. Yılmaz Pütün öyküler yazıyor, yayımlıyor. Yazdığı bir öyküden dolayı (“Üç Bilinmeyenli Denklem”) yargılanıp ceza alıyor. Ziyalan şiirler yazmaya yayımlamaya devam ederken tiyatroyla buluşuyor ve önce Adana’da sonra da Ankara Sanat Tiyatrosu’nda oyunculuğa başlıyor. “Yılmaz Güney” olarak sinemada var olan gençlik arkadaşının ivmesiyle Yeşilçam’a adımı atıyor.

İnce ise okumak için Ankara’nın yolunu tutuyor. Gençlik hayalleri sönmüyor, tam tersi gittikleri yolda iyice alevleniyor. Edebiyat yine de buluşma noktaları olarak yaşamlarının bileşkesi oluyor. Biz, İnce ile bunları konuşurken Telos Yayınları’nda Ziyalan’ın bir romanını yayımladığından söz ediyordu: Güneşle Damgalı (1999). Biz onunla konuştuğumuzda yeni öykü kitabını okuyordum: Severim Pazartesileri.

Bundan da söz ederken Sidney’de yaşayan Ziyalan’a ulaşmak istediğimi söylemiştim. İşte bugün okuyacağınız söyleşi tam yirmi bir yıl önce Nihat Ziyalan’la yazışarak yaptığımız söyleşidir. Bana o günlerde gönderdiği şiirini (“Çayımı İçerken”) de sizinle paylaşmak istedim sevgili okurum.

‘DÜZYAZIYI BİRAZ ÖĞRENEN ŞAİR, SÖZCÜK DEFORMASYONUNA YASLANAN, BİR ŞEY DEMEYEN ŞİİRLER YAZMAKTAN VAZGEÇER’ FERİDUN ANDAÇ - İkinci öykü kitabınız Severim Pazartesileri (Adam) yeni yayımlandı. Daha önce de Kısa Pantolonlu Sevda’da (2001, Can) okumuştuk öykülerinizi. Yazı yolunuza şiirle başladınız. Ardından romanlar geldi, şimdi de öykü. Yazıyla, edebiyatla buluşmanız nasıl oldu?

NİHAT ZİYALAN - Kırk yıla yakındır derdimi şiirle dile getiriyordum. Bir gün Metin Üstündağ telefon ederek Öküz için yazı istedi. Gönderirim dediğim için pişman oldum sonra. Çünkü düzyazıyla derdimi dile getirmeyi beceremiyordum. İşte o zaman anlaşılır olmanın önemini kavradım. Tatile gittiğimde Öküz’ün yazıhanesinde başıma geleni unutamam. Yazdığım metni olmamış diye bir atışı vardı Metin Üstündağ’ın.

Dünya başıma yıkıldı sandım. Ama haklıydı. O sırada Şavkar Altınel’in şiiri, şiir üstüne, roman üstüne düşündükleriyle tanıştım. Sydney’e geldiğinde kendisini de tanıyınca ufkum iyice açıldı. Her yazdığımın anlaşılmasını isterken her okuduğumu da anlamak istiyorum artık. Şiirde sezgiye sığınıyordum darda kalınca. Şimdi sezginin bile anlamını irdelemek isterim.

Düzyazıda kapsamlı çalışmam Güneşle Damgalı romanımda oldu. Çok zorlandım. Bu arada düzyazıyla da derdimi dile getirmeyi öğrenmeye başladım. Şair arkadaşlarım anlamın ne demek olduğunu kavramak istiyorlarsa düzyazı yazsınlar. Düzyazıyı biraz öğrenen şair, sözcük deformasyonuna yaslanan, bir şey demeyen şiirler yazmaktan vazgeçer. ‘MUHALİFLİK, YAŞAMIMDA KIRIŞIKLIKLAR YAPAR.

O KIRIŞIKLARI DİL DENİLEN FIRÇAMLA, SÖZCÜKLERLE BOYARIM’ ANDAÇ - Sizi şiire götüren duygu, atmosferden söz eder misiniz? ZİYALAN - Hep bir şey demek için şiirler yazdım. Bir şey demek benim için ruh ürpermesi geçirmek demektir. Yaşadığım veya yaşamak istediklerim duygularımı ele geçirdiğinde ancak yazarak ondan kurtulabilirim. Beni bir şey söylemeye iten duygu yüküyle günlerce boğuşurum. Yazdıktan sonra rahatlarım.

Ruh ürpermesi bir tür muhalifliktir. Muhaliflik, yaşamımda kırışıklıklar yapar. O kırışıkları duygularımda günlerce taşır, dil denilen fırçamla, sözcüklerle sonunda boyarım. ‘İKİNCİ YENİ’YE EN BÜYÜK DESTEK ADANA’DA YAYIMLANAN SALKIM DERGİSİ’NDEN GELMİŞTİR’ ANDAÇ - Peki, lise yıllarında taşrada nasıl bir sanat ortamında soluk alıyordunuz? ZİYALAN - O yıllar Adana’da şiir, genç sanatçıların her şeyiydi.

Çünkü hemen her hafta sonu şiir matineleri yapılıyor, kızlarla bir araya gelme olanağı buluyorduk. Şiir fiyakamızdı. Kızlarla bakışmalar, ellere mektup tutuşturmalar hep şiirin aracılığıyla olurdu. O sıralar Attilâ İlhan da Paris’ten kaşkolunu sürüyerek gelmişti İstanbul’a. Hemen bir kaşkol modası başlamıştı şiir matinelerimizde.

Demirtaş Ceyhun siyahı solmuş bir trençkotla İstanbul’u taşıyıp, matinelerinden birine katılmıştı. Siyah trençkotlar alıp sonraki şiir matinesine dek solduranımız olmuştu. İkinci Yeni şiir akımı Pazar Postası’yla atılım yapmış olsa da ona en büyük destek Adana’da yayımlanan Salkım Dergisi’den gelmiştir. Dergiyi çıkaran Ali Kemal Şenadam, “belki bir kız da ben tavlarım” diyerek şiir yazardı.

‘SAYGIN ABİLERİN OLUŞTURDUĞU SEÇİCİ KURUL ÖNÜNDE ŞİİR YARIŞMALARI DÜZENLENİRDİ. AH O HEYECAN! O CAKA!’ Şenadam’ın evinin bir parçası matbaasıydı. Hemen her gün oraya uğrar, Şenadam’ın dergiyi hazırlamasını izlerdik. Kurşun hurufatları makine gibi alır, dizer, çerçevelerdi. Bir kahve, buluşma yeriydi o küçük basımevi. Mürekkep, kağıt kokusu içinde şiir konuşurduk.

Sonradan Şehir Tiyatrosu olan Halkevi’nin bin kişilik salonunda yapılırdı şiir matineleri. Çokları yer bulamaz, ayakta salınırdı. Saygın abilerin oluşturduğu seçici kurul önünde şiir yarışmaları düzenlenirdi. O caka! Şükrü Üstün her matinede o gür sesiyle Pia’yı okur, sokaktan geçenleri durdurup dinletirdi. SANAT HAREKETİNİ BAŞLATAN, GELİŞMESİNE ÖNAYAK OLAN YEREL BUGÜN GAZETESİ...

Bence sanat hareketini başlatan, gelişmesine önayak olan, yerel Bugün Gazetesi’dir. Gazetenin her şeyi Çoban Yurtçu’nun öğretmenlikten gelme eğitmen bir kişiliği vardı. Gazetenin en ağırlıklı bölümü sanat sayfasıydı. Dumlupınar Denizaltısı’nın batmasından duygulanarak yazdığım ilk şiirim orada yayınlanmıştı. Gençler heyecanla sanat sayfasını bekler, şiirlerinin çıkıp çıkmadığına bakardı.

Sadi Samra, Kadir Pencaplıgil, Aptullah Sert, Ömer Nida, Yılmaz Pütün, Fevzi Yetiker, Faruk Ergöktaş, Mehmet Bacaksızlar, Mersin’den Özdemir İnce şu an aklıma gelen sanatçılar. Fevzi Yetiker, Ömer Nida, Faruk Ergöktaş üçlüsü Kimsecik adlı tek sayfalık bir dergi çıkarırdı. Orada Nurullah Ataç ile Fevzi Yetiker’in eleştirel kapışmaları olmuştu.

Yılmaz Pütün’le, ben, Yeni Ufuklar Dergisi’nde yazıyor, Vedat Günyol’la mektuplaşıyorduk. Vedat abinin gönderdiği Kafka’nın Değişim’ini sattığım biyoloji öğretmenim, “Sen bunları mı okuyorsun” diye hayret etmişti? O yıllar Adana’da bir sanat rüzgârı eserdi. ‘ORTAOKULDA SAİT FAİK OKUR, TARTIŞIRDIK.

Bana o günlerde gönderdiği şiirini (“Çayımı İçerken”) de sizinle paylaşmak istedim sevgili okurum." Feridun Andaç.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

00:38

Mekke Anlaşması’nın ilk maddesi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi

00:18

10 Kasım resmi tatil mi?

00:07

10 araca çarptı, lastiklerine ateş edilerek durduruldu: Olay anının görüntüleri ortaya çıktı

23:39

4 Kasım 2026 Çılgın Sayısal Loto sonuçları: Kazandıran numaralar belli oldu

23:36

Arnavutköy’de Nevada'ya 10 gün kapatma cezası: Gerekçesi tütün yasağı ihlali

23:24

YENİ Parti’den genel başkanlık ön seçimi çağrısı: 5 Kasım’a kadar üye olan oy kullanabilecek

22:48

Fon tasfiyelerinde 446 bin 40 yatırımcıya 117,6 milyar lira ödendi

Sayısal Loto sonuçları açıklandı: Dev ikramiye sahibini buldu mu? 4 Kasım 2026 MPİ Çılgın Sayısal Loto bilet sorgulama ekranıGündem4 Kas 23:39

4 Kasım 2026 Çılgın Sayısal Loto sonuçları: Kazandıran numaralar belli oldu

Çılgın Sayısal Loto’nun 4 Kasım 2026 tarihli çekilişi noter huzurunda ve canlı yayında tamamlandı. Çekilişte 2, 10, 44, 53, 59 ve 89 numaraları çıkarken Joker 18, SüperStar ise 56 olarak belirlendi. Bilet sahipleri kazanç durumlarını resmi sorgulama ekranından kontrol edebilecek.
Aliağa'da çimento tesisine yargı freniGündem4 Kas 15:25

Aliağa'da çimento tesisine yargı freni

İzmir’in Aliağa ilçesi Horozgediği Mahallesi’nde Batıçim tarafından yapılması planlanan yıllık 3,5 milyon ton kapasiteli klinker öğütme ve paketleme tesisi projesine ilişkin ÇED kararı, EGEÇEP ve bölge sakinlerinin açtığı dava sonucunda iptal edildi.
Kamyonla çarpıştı, 2 çocuk öldü, araçtan 12 kişi çıktı!Gündem4 Kas 10:42

Kamyonla çarpıştı, 2 çocuk öldü, araçtan 12 kişi çıktı!

Diyarbakır'da tüp yüklü kamyon ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu 2 kardeş hayatını kaybetmişti. Feci kazada ise hafif ticari araca 12 kişinin bindiği ortaya çıktı
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri