ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Neden savunma yaparız? - Av. Mehmet Pehlivan
Gündem

Neden savunma yaparız? - Av. Mehmet Pehlivan

Ridley Scott’ın Gladyatör filmindeki o unutulmaz sahneyi hatırlayın: İmparator Commodus, arenanın tozlu zemininde General Maximus’un karşısına çıkacaktır.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 23 Ekim 2026 04:00·Güncelleme: 23 Ekim 2026 04:19·3 dk okumaBu haber 813 kez okundu
Neden savunma yaparız? - Av. Mehmet Pehlivan
Neden savunma yaparız? - Av. Mehmet Pehlivan
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Dışarıdan bakıldığında her şey, meşru bir rekabetin, er meydanında iki kişinin eşit şartlardaki mücadelesinin bir parçası gibidir. Arenayı dolduran halk, imparatorun “adaletini” ve “cesaretini” izleyeceğini sanır.

Oysa dövüş başlamadan hemen önce, İmparator Commodus, Maximus’u zırhının altından bir bıçak darbesiyle ölümcül şekilde yaralamıştır. Amaç, mücadelenin sonucunu arenada değil, arena öncesinde belirlemek; halka adil bir mücadele illüzyonu sunarken rakibini dövüşemez duruma getirmektir. Filmi bu sahneye kadar izleyen kişi, dövüşü kimin kazanacağını bildiğini sanır. Fakat geleceği kimse bilemez.

‘KARAR ZATEN BELLİ DEĞİL Mİ?’ Filme ara verip geçtiğimiz haftalarda yaşadığım bir ana gitmek istiyorum. Mevsim geçişlerine, hava değişimlerine ve malum, bir de mapushane hâllerine yenik düşerek hasta oldum. Yüksek ateş nedeniyle tedavi için hastaneye götürüldüm. Sarı mı, kırmızı mı, yeşil mi olduğunu bilmediğim bir alanda, jandarma refakatinde, başka hastalarla ve refakatçileriyle birlikte müşahede altına alındım.

Benim kim olduğumu anlayan bir hasta yakını, geçmiş olsun dileğinden sonra nazikçe bir şey sormak istediğini söyledi. Ve sordu: “Neden savunma yapıyorsun? Savunma yapman neyi değiştirecek? Karar zaten belli değil mi?” Bu soruları ilk kez duymuyordum. Daha önce savunmanlığını yaptığım kişiler nedeniyle defalarca bu soruyla karşı karşıya kalmıştım.

Tutuklandım, hastalandım, jandarma refakatindeydim ve hâlâ bu soruyla karşı karşıya kalıyordum. Üstelik soru artık bana iki anlamıyla birden soruluyor: Neden kendimi savunuyorum ve bunca bedele karşın neden hâlâ savunmanlık yapıyorum? O hâlde bu soruyu kamusal alana taşımanın ve cevabını burada vermenin vakti gelmiş demektir. SAVUNMANIN ANLAMI SONUÇTA MI SAKLI?

Açık konuşalım: Bugün pek çok insan, siyasi bir yargılamanın mahkûmiyetle biteceğine inanıyor. Bunu sokakta, tarlada, fabrikada ve hastane müşahede alanında dile getirmekten çekinmiyor ama mahkeme salonunda bir heyetin yüzüne karşı söylemekten çekiniyor. Bir şeyin bu kadar yaygın biçimde düşünülüp yüksek sesle söylenmemesi, o şeyi ortadan kaldırmaz.

Yalnızca onu görünmez ve dolayısıyla tartışılamaz, düzeltilemez kılar. Madem hastanedeyiz, mekânın diline uygun olsun: Söylenmeyen teşhis tedavi edilemez. Bu soruyu iyi niyetli buluyor olsam da içinde bir önyargı barındırıyor. Fakat buna karşın önemsiyorum. Savunmanın neyi değiştireceğini soran kişi, kararın delillerle verilmeyeceğine içten içe çoktan inanmıştır.

Çünkü kararın gerçekten mahkeme salonunda, delillerin tartışılmasıyla verileceğine inansaydı, “Neyi değiştirecek?” diye sormaz; “İyi savun, çünkü her şey buna bağlı” derdi. Demek ki bu soruyu soran herkes, yargılamanın siyasi olduğunu örtük olarak kabul etmiştir. Diyelim ki bu varsayım doğru ve siyasi yargılamalarda savunma sonucu değiştirmeyecektir. Peki, bu durum savunmayı anlamsız mı kılar?

Tam aksine; bu, savunmayı her zamankinden daha zorunlu kılar. Bir eylemin değeri her zaman sonucuyla ölçülmez. Bazı şeyler sırf doğru oldukları için yapılır. Bazen doğru olanı yapmanın bedeli hapistir, bazen ölümdür, bazen de “hiçbir şeyi değiştiremeyecek” olmasıdır. Her halükârda bu, özgür bir insanın eylemi olur. Bugün siyasi olmayan bir yargılama bulmak neredeyse imkânsızdır.

O zaman ne yapacağız, siyasi olmayan bir yargılama mı arayacağız? TARİHİN HÜKMÜ HENÜZ VERİLMEDİ Kafka’nın Josef K’si de böyle bir arayışın içindeydi. Fakat Dava’nın bize gösterdiği dehşet, yargılamanın adil olup olmadığını beklemekten çok, insanın kendi savunmasından vazgeçmesinde saklıdır. Filme geri dönelim.

İmparator Commodus, rakibini arenaya çıkmadan önce yaralayarak mutlak zafer kazanacağını zannetmişti; bu, geleceği bildiğini zanneden insanın yanılgısıdır. Oysa o hileli bıçak yarası, imparatorun çaresizliğinin ispatıydı. Maximus, dövüşün arenadan önce belirlendiğini biliyordu. Yine de kılıcını bırakmadı: Arenanın tozunda, yaralı haliyle dövüştü ve halkın gözünde ölümsüzleşti.

Hileye sığınan Commodus ise tarihin hükmüne mahkûm oldu. Demem o ki yarın ne kadar kesinmiş gibi görünürse görünsün; tarihin nasıl akacağını bugünden kestirmek mümkün değildir. AV. MEHMET PEHLİVAN Silivri Cezaevi

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

04:00

Ortak raporun üzerinden 8 ay geçti, demokratikleşmede adım atılmadı

04:00

MHP’de silah bırakmaya ilişkin soru işaretleri: ‘Bırakıp geri almadıklarını nereden bileceğiz?’

04:00

Cumhuriyet Avukatları Grubu adayı Selanik hedeflerini anlattı: Gençlerin önü açılmalı

04:00

AKP’nin fon yasa teklifinin görüşmeleri sırasında verdiği önerge tartışma yarattı

04:00

Korkut Ata Üniversitesi’ndeki usulsüzlükler Sayıştay raporuna yansıdı

04:00

Hukukçu Dayanışması Topluluğu, ‘yargıda torpili’ itiraf eden Av. Gökhan Ağdemir hakkında TBB ve bakanlığa dilekçe sundu

04:00

Işık Ökte: Tasfiye öncesi kim ne biliyordu?

Güneşin Doğduğu Yer dizisinin yeni bölümü ne zaman? Güneşin Doğduğu Yer dizisinin son bölümünde ne oldu?Gündem22 Eki 10:09

Güneşin Doğduğu Yer’in 6. bölümü 22 Ekim Perşembe atv’de

Güneşin Doğduğu Yer dizisinin 6. bölümü, 22 Ekim Perşembe akşamı atv ekranlarında izleyiciyle buluşacak. Dizinin son bölümünde Munise ile Leyla’nın yakalanması ailede şok yaratırken, Ceyhun’un Leyla’ya ilgisi ve Kenan’ın alacağı karar yeni gelişmelerin önünü açtı.
19 Mayıs yurdun dört bir yanında coşkuyla kutlandıGündem22 Eki 16:58

19 Mayıs yurdun dört bir yanında coşkuyla kutlandı

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, yurdun dört bir yanında coşkuyla kutlandı
MSB Şehit Bilgi Kapısı açıldı: Dedemin şehitlik kaydını nasıl bulurum?Gündem22 Eki 12:42

MSB Şehit Bilgi Kapısı ile 1853-1928 kayıtları sorgulanabiliyor

Milli Savunma Bakanlığının erişime açtığı Şehit Bilgi Kapısı, 1853-1928 yılları arasındaki askeri kayıtlarda araştırma yapılmasına olanak tanıyor. Kullanıcılar e-Devlet üzerinden veya MSB’nin resmi sitesindeki ilgili bağlantıdan, şehit olan aile büyüklerine ilişkin bilgileri sorgulayabiliyor.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri