Sonbaharda bağışıklık ve bağırsak sağlığını destekleyen 10 besin grubu
Sonbaharda beslenme düzenine sebze, meyve, baklagil, fermente ürün ve protein kaynakları eklenebilir. Lif, vitamin, mineral ve yararlı mikroorganizmalar içeren çeşitli besinler günlük düzeni desteklerken, bitki çayları ve kemik suyunun hastalıkları önlediği ya da tedavi ettiği düşünülmemelidir.
Sonbaharla birlikte sebze ve meyvelerin çeşitliliği değişirken, günlük beslenme düzenini yeniden gözden geçirmek için de uygun bir dönem başlıyor. Lif, vitamin, mineral, protein ve yararlı mikroorganizmalar içeren besinlere yer vermek, vücudun normal işleyişini destekleyebilir. Peki sonbaharda hangi besinler tüketilmeli? İşte sofralara eklenebilecek besinler...
Balkabağı, havuç, pancar, tatlı patates ve turp; lif, vitamin, mineral ve çeşitli bitkisel bileşikler içerir. Çorba, salata ve sebze yemeklerinde kullanılarak sonbahar beslenmesine çeşitlilik kazandırabilir.
C vitamini ve çinko, bağışıklık sisteminin normal işleyişinde rol oynar. Kivi, mandalina, portakal, kırmızı biber ve brokoli C vitamini açısından; yumurta, et, deniz ürünleri, süt ürünleri ve kabak çekirdeği ise çinko açısından değerlendirilebilir.
Yoğurt, kefir, ayran ve turşu gibi fermente ürünler bağırsak sağlığını destekleyen beslenme düzeninin parçası olabilir. Ancak özellikle turşu gibi ürünlerdeki tuz miktarına dikkat edilmesi gerekir.
Zencefil, zerdeçal, tarçın, kekik, kimyon, karabiber ve biberiye gibi baharatlar yemeklere lezzet katarken farklı bitkisel bileşiklerin beslenmeye eklenmesini sağlar.
Yumurta, balık, tavuk, hindi, kırmızı et, yoğurt, kefir, mercimek, nohut ve fasulye protein açısından değerlidir. Baklagiller aynı zamanda lif içeriğiyle bağırsak sağlığı açısından da beslenmeye katkı sağlayabilir.
Mantarlar lif, B grubu vitaminleri, mineraller ve çeşitli bitkisel bileşikler içerir. Kültür mantarı, istiridye mantarı ve kestane mantarı gibi çeşitler sonbahar yemeklerinde kullanılabilir.
Somon, sardalya, uskumru, hamsi ve alabalık gibi balıklar omega-3 yağ asitleri açısından önemli kaynaklardır. Ceviz ve keten tohumu da bitkisel kaynaklar arasında yer alır.
Ihlamur, papatya, kuşburnu, nane ve zencefil çayı sonbaharda sıcak içecek olarak tercih edilebilir. Ancak bitki çayları hastalıkları önleyen veya tedavi eden ürünler olarak değerlendirilmemelidir.
Brokoli, karnabahar, lahana, Brüksel lahanası ve turp; lif, C vitamini, folat ve çeşitli bitkisel bileşikler içerir. Farklı çeşitleri dönüşümlü olarak tüketmek beslenme çeşitliliğini artırabilir.
Kemik suyu çorba ve yemeklerde kullanılabilecek besleyici bir seçenek olabilir. Ancak bağışıklığı güçlendirdiği veya hastalıklardan koruduğu yönündeki iddialar kesin bir sonuç olarak görülmemelidir.
Bağırsak sağlığını desteklemek için yalnızca fermente ürünlere yönelmek yeterli değildir. Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, kuruyemişler ve tohumlar gibi lif kaynaklarının çeşitlendirilmesi de önem taşır. Yeterli su tüketmek ve lif miktarını beslenmeye kademeli olarak eklemek de günlük düzenin desteklenmesine yardımcı olabilir.