Saksonya-Anhalt seçimlerinde AfD’nin yüzde 43,8 oyla CDU’nun 26 puan önüne geçmesi, Almanya siyasetinde CDU’ya yönelik baskıyı artırdı. Şansölye ve CDU Genel Başkanı Friedrich Merz, sonuçların kendisini ve partisini sarstığını kabul ederken istifa etmeyeceğini, AfD ile işbirliği yapmayacağını ve reformları hayata geçirme kararlılığını sürdürdüğünü açıkladı.
Almanya nın Nazi sempatizanı aşırı sağcı partisi AfD nin Saksonya-Anhalt eyaletinde ezici bir zafer kazanması ülke siyasetinde deprem yarattı. Tarihi yenilginin ardından bugün kameralar karşısına geçen CDU Genel Başkanı ve Almanya Şansölyesi Merz, artan baskılara rağmen istifa etmeyeceğini söyledi.
Almanya Başbakanı Merz, ülkenin aşırı sağcı bir devlet yönetimine karşı anayasayı savunmak için gerekli tüm araçlara sahip olduğunu belirterek, Almanya siyasetinin büyük bir değişimle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Seçim sonuçlarının kendisini ve partisini şok ettiğini, böyle bir sonucu beklemediklerini belirten Merz, Sonuçlar CDU yu temelinden sarstı. Normal bir şekilde devam edemeyiz dedi.
Merz istifa etmedi, reform vaat ettiAlmanya'da AfD depremi
Merz, aşırı sağcı AFD ile işbirliği yapılamayacağını söyledi. Seçim sonuçlarının uluslararası alanda da etkilerinin görüleceğini belirten Merz, bu seçimin, partisinin aldığı en kötü yenilgi olduğunu söyledi. Merz, yenilgiye ve yaşanan şok depremine rağmen partisinin değerlerini koruduğunu söylerken, kurumların hala güçlü ve geçerli olduğunu ifade etti.
Reform vaat eden Merz, tüm reformları hayata geçirme kararlılığına sahip olduklarını belirtti. Almanya için taşıdığı kişisel sorumluluğun farkında olduğunu ve bu sorumluluğu sürdürmeye devam edeceğini belirten Merz, istifa etmeyeceğini ve geri adım atmayacağını ifade etti. Merz, halkın güvenini yeniden kazanmak istediklerini ve lideri olduğu federal koalisyonun çalışma hedeflerine bağlı kalmasını umduğunu belirtti.
Son olarak güvenlik politikalarıyla ilgili yorum yapan Merz, tüm eyaletlerin anayasaya uyması gerektiğini, Ukrayna nın desteklenmeye devam edileceğini ve iç güvenliğe yönelik tehdidin son derece ciddi olduğunu vurguladı.