Mekke-Bedir’in iktisadi hedef
Mekke Anlaşması’nın siyasi yönü dışında elbette iktisadi yönü de var. Üstüne imzalanan Bedir Mutabakatı, işte o yönü tamamladı.
Mekke Anlaşması’nın siyasi yönü dışında elbette iktisadi yönü de var. Üstüne imzalanan Bedir Mutabakatı, işte o yönü tamamladı.

Ankara’nın Katar, Pakistan ve Endonezya ile imzaladığı Bedir Mutabakatı, ağırlıkla “askeri savunma alışverişi” özelliği taşıyor. Zira Katar’a İHA’lar, hücumbotlar, zırhlı araçlar satılıyor; Pakistan’a korvetler inşa ediliyor, Endonezya ile ortak tank üretimi yapılıyor.
Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan Mekke Anlaşması’nın iktisadi hedefinin de Suudi Arabistan finansmanıyla Pakistan askerlerini Yemen’de Türk silahları ile donatmak olduğu anlaşılıyor. EKONOMİDE YENİ AYAK Türk ekonomisi uzunca süre inşaat, tekstil ve turizm ayakları üzerindeydi. Tekstil ayağı kırıldı, inşaat ve turizm ayakları da aksıyor.
Ankara bir süredir ekonominin ana ayakları arasına “askeri sanayi”yi koymaya ve büyütmeye çalışıyor. 1990’lardaki “savunmayı ulusallaştırma” anlayışının ürünü olan MİLGEM projesini kucağında bulan ve bunu değerlendiren AKP hükümeti, insansız hava araçları (İHA) gelişimiyle de “askeri sanayi” yi ekonominin önemli bir ayağı haline getirmiş oldu.
Kuşkusuz özeli (Bayraktar) kamusala (TUSAŞ) tercih ederek ve öne çıkararak yürütüyorlar bu çalışmayı. Suudi Arabistan’la ilişkileri düzelttikten sonra yaptıkları Riyad ziyareti sırasında Bayraktar grubunu öne çıkararak askeri anlaşma imzalamalarından tutun, Ukrayna’da Bayraktar’a fabrika açtırma girişimine kadar birçok örnek mevcut.
TÜRKİYE’NİN SİLAH İHRACATINDA SIÇRAMA Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre Türkiye küresel silah ihracatında 11. sıraya çıktı ve payı yüzde 1. 8’e yükseldi. Bu pay kısa zamanda yüzde 0. 9’dan yüzde 1. 8’e çıktı; ihracatta yüzde 122’lik bir sıçrama yaşandı.
Türkiye’den silah satın alanların başını yüzde 16 ile Pakistan, yüzde 12 ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve yüzde 8. 4 ile Ukrayna çekiyor. Bu sıçramayı en iyi gösteren çıktı şu: Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSİ) verilerine göre, 2012-2026 döneminde 54 milyar dolarlık ihracat yapıldı. Bunun 30 milyar dolarlık kısmı, yani yüzde 55’i son dört yılda sağlandı.
Yani son 4 yıldaki silah ihracatı, önceki 10 yıllık ihracattan fazla. ABD-İSRAİL’İN MEKKE TUZAĞI Özetle Ankara Mekke ve Bedir anlaşmalarıyla Suudi Arabistan, Katar, Pakistan ve Endonezya’yı uzun süreli silah ihracat pazarına çevirmeye çalışıyor. Üye ülkelerin Mekke Anlaşması’ndan “10 yıl boyunca çıkamayacağı” tuhaflığının 16 maddelik metne sokulmasının “mantığı” bu olsa gerek.
Mesele şu ki bu iktisadi kazancın elbette siyasi faturası var: Türkiye bu anlaşmalarla stratejik düzlemde ABD’nin Ortadoğu işlerini üstlenmiş oluyor, Washington’ın Suudi Arabistan başta Körfez ülkelerine verdiği güvenlik garantisinin yüklenicisi oluyor.
Türkiye bu anlaşmalarla taktik düzeyde ise kendisini Yemen tuzağına düşürüyor; Husileri hedef alarak İsrail’in çıkarına uygun şekilde konumlanmış oluyor ve genel saflaşmada da İran ve müttefiklerine karşı ABD-İsrail cephesinde yer almış oluyor.
Onay süreci 27 Ekim’de TBMM Dışişleri Komisyonu’ndaki görüşmelerle başlatılacak olan Mekke Anlaşması’na, milletvekillerinin, özellikle bu stratejik ve taktik düzlemlerden bakması gerekiyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

