Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Rusya ile Avrupa arasındaki gerilim sürerken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ’dan dikkat çekici bir açıklama geldi. Lavrov, New York’taki Birleşmiş Milletler toplantıları sırasında yaptığı açıklamada, Avrupa ile Rusya arasında çıkabilecek doğrudan bir savaşın Ukrayna’daki çatışmadan farklı olacağını söyledi. Lavrov, olası çatışmaya ilişkin, “Bu tamamen farklı bir savaş olur ve kısa sürer” ifadelerini kullandı.
Rus Bakan’ın sözleri nükleer silah kullanımına yönelik doğrudan bir tehdit içermiyor. Ancak uluslararası uzmanlar bu açıklamayı, Rusya’nın sahip olduğu nükleer kapasite ve Moskova’nın geçmişteki nükleer söylemleri bağlamında değerlendiriyor. DÖRDÜNCÜ REICH SUÇLAMASI Lavrov konuşmasında Almanya’yı da hedef aldı ve Berlin yönetimini Avrupa’da bir 'Dördüncü Reich' kurmaya çalışmakla suçladı.
Lavrov bu ifadeyle, Almanya’nın hızla artan savunma harcamaları ve Avrupa’nın yeniden silahlanmasındaki öncü rolünü, Nazi Almanyası ’nın yayılmacı karakterine gönderme yaparak eleştirdi. Rusya Dışişleri Bakanı, Avrupa ülkelerinin hızla silahlanmasını Moskova açısından tehdit olarak değerlendirdi.
Avrupa’nın Rusya’ya karşı savaşa hazırlandığını öne süren Lavrov, kıtadaki askeri kapasite artışının zamanla 'kendini gerçekleştiren bir kehanete' dönüşebileceğini savundu. Lavrov’un argümanına göre Avrupa ülkelerinin Rusya tehdidine karşı büyük miktarda silah stoklaması, gelecekte bu silahların Moskova’ya karşı kullanılması yönünde siyasi baskı yaratabilir.
Batılı ülkeler ise savunma harcamalarındaki artışı büyük ölçüde Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve Avrupa’daki güvenlik tehdidinin yükselmesiyle gerekçelendiriyor.
SAVAŞ ZATEN BAŞLADI DEMİŞTİ İngiliz basını, Lavrov’un daha önce Almanya’daki bir havalimanını hedef aldığı belirtilen ve Rusya’yla bağlantılı olduğu öne sürülen insansız hava aracı girişiminin ardından, savaş zaten başladı şeklinde bir değerlendirmede bulunduğunu hatırlattı.
Haberde ayrıca, ABD istihbarat çevrelerinden, Rusya’nın Avrupa’daki çeşitli hedeflere yönelik saldırı planları bulunduğuna ilişkin uyarılar geldiği belirtildi. İngiltere’de ise olası bir savaş veya büyük çaplı kriz durumunda tedarik zincirlerinde yaşanabilecek kesintilere karşı vatandaşların temel ihtiyaç malzemelerini hazır bulundurmaları yönünde çağrılar yapıldığı aktarıldı.
RUSYA'NIN NÜKLEER CEPHANELİĞİ Lavrov’un 'kısa savaş' ifadesinin özellikle dikkat çekmesinin temel nedenlerinden biri Rusya’nın nükleer kapasitesi. Rusya, dünyadaki en büyük nükleer savaş başlığı stoklarından birine sahip. Ukrayna’daki savaş, Rus konvansiyonel kuvvetlerini uzun süreli bir çatışmaya sürüklemiş olsa da Moskova binlerce nükleer savaş başlığını elinde bulundurmaya devam ediyor.
Ancak Lavrov’un açıklamasında 'kısa savaş' ifadesini doğrudan nükleer saldırıyla ilişkilendiren açık bir ifade bulunmuyor. NATO ülkelerinin de başta ABD , Fransa ve İngiltere üzerinden nükleer caydırıcılık kapasitesine sahip olması nedeniyle Rusya ile NATO arasındaki geniş çaplı bir nükleer çatışmanın temel dinamiğini karşılıklı garantili imha doktrini oluşturuyor.
Bu nedenle nükleer silahların doğrudan kullanılması halinde çatışmanın geleneksel anlamda bir 'kazananının' bulunmayacağı değerlendiriliyor. KARŞILIKLI GARANTİLİ İMHA DOKTRİNİ NEDİR?
Karşılıklı Garantili İmha (Mutually Assured Destruction – MAD), nükleer silaha sahip iki rakibin, taraflardan biri ilk nükleer saldırıyı gerçekleştirse bile diğer tarafın karşı saldırı yapabilecek yeterli nükleer kapasiteyi korumasına dayanan caydırıcılık doktrinidir.
Böyle bir durumda ilk saldırıyı yapan ülke de kabul edilemez ölçekte yıkıma uğrayacağı için nükleer savaşı başlatmanın rasyonel bir kazancı olmadığı varsayılır. Doktrinin temelinde bu nedenle 'ikinci vuruş kapasitesi' bulunur. MAD özellikle Soğuk Savaş döneminde ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki nükleer dengenin temel kavramlarından biri haline geldi.
Nükleer denizaltılar, kıtalararası balistik füzeler ve stratejik bombardıman uçakları, düşmanın tek bir saldırıyla karşılık verme kapasitesini ortadan kaldırmasını güçleştirdi. Tarafların birbirlerini yok edebilecek güçte olması, bu silahların kullanılmasını caydırmayı amaçlar. Bu nedenle, Rusya ve NATO arasında doğrudan nükleer çatışma senaryolarında MAD hâlâ temel stratejik referanslardan biridir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika