Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Önsel olarak tutuklanmanıza, mahkûm edilmenize karar veriliyor, eğer birinden kurtulsanız bile tahliye olmadan bir diğerine yakalanıyorsunuz. Ceza peşin, yargı kararı kesinleşmeden yargı kararı öncesi tutuklama ile infaz başlıyor. Koordineli bir çalışma var. AKP örgütü uyarısı, savcılık, tutuklama işlemi, tutuklama, cezaevi. Ceza hukuku kuralları tanınmıyor.
Amaç iktidarı sindirmek, Erdoğan ’ı eleştirilere karşı korumak oluyor. Türkiye’nin önemli sorunu, enflasyon değildir. Enflasyon, başarısız kötü bir yönetimin sonucudur. Ülkenin önemli sorunu, yargıyı, yürütmenin hattı bir siyasal partinin güdümünden kurtarıp bağımsız konuma getirmek, hukukun üstünlüğünü sağlamak. “Adalet mülkün temelidir” gerçeğini söylem, slogan olmaktan çıkarıp yaşama geçirmektir.
Bir düzeni korumak için örülen ceza ağları, yalnız fikir özgürlüğünü, kişisel ve toplumsal hakları kısıtlamıyor, halk iradesini sandık sonuçlarını da geçersizleştiriyor, değersizleştiriyor. Ülkenin güven ve itibarını zedeliyor, gelişmeyi önlüyor, sıradanlaşma özendiriliyor. Sorunların öncelik listesinde, adalete yargıya güvensizlik ilk sırada yer alıyor.
Devletin kuruluştan beri üç ana görevi, işlevi vardır: Adalet dağıtmak, iç güvenliği sağlamak, sınırları korumak. Cumhur İttifakı örtülü ortak yönetimi döneminde devletin bu üç ana görevi de yıpranmış, hukuk işlevsizleştirilmiştir. Ceza ağları, muhalifleri cezalandırmak, toplumu ürkütmek için örülmektedir.
Her aracı kullanmayı mubah, haklı görerek iktidar süresini uzatmaya yönelmiş ittifaktan hukuk reformunu düzeltmesi beklenemez. İktidarda kalma aracına ters düşer.
Hukukun işlev kazanması, yasaların değiştirilmesi, sistemin demokratik düzenle uyumlu hale getirilmesi, kişisel hak ve özgürlüklerin korunması için, deneyimli, yetkin emekli yargıçlardan, bazı barolardan, sivil toplum kuruluşlarından akademisyenlerden, yazarlardan öneriler gelmekte ancak bu perakende çabalar yeterli olmamaktadır.
Ana muhalefet konumundaki YENİ Parti, Atatürk ’ün CHP’sinin temel ilkelerini de sahiplenerek iktidarın “terörsüz Türkiye” söylemine karşılık, “bağımsız, üniter ve kalkınmış Türkiye” sürecini başlatmalıdır. Bu amaçla seri çalıştaylar ve kongreler düzenlenmesi son derece yerinde olacaktır. Düzenlenecek ilk çalıştay hukuk alanında olmalıdır.
Sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla yapılacak bu kongrede; yetkin ve deneyimli emekli yargıçlar, baro temsilcileri, akademisyenler ile yazarlar tebliğler sunarak kapsamlı bir sonuç bildirisine ulaşmalıdır. Tarihi İzmir İktisat Kongresi’nde olduğu gibi, bu tür kongreler geleceğin iktidar hazırlığı niteliği de taşıyacaktır. Sorunun çözümü için kısa ve uzun vadeli önlemler bir arada ele alınmalıdır.
Yasaların güncellenmesi, yargı sisteminin yeniden organizasyonu ve kurumsal yapının güçlendirilmesi kısa vadeli öneriler arasında yer alabilir. Hukuk fakültelerinin eğitim müfredatının geliştirilmesi, yetkin eğiticilerin yetiştirilmesi ve öğrencilerin akademik başarı kriterlerinin yükseltilmesi ise uzun vadeli önlemler arasında değerlendirilmelidir.
Yalnızca konuşmak ve eleştirmek yeterli değildir, kalıcı bir çözüm için mutlaka uygulamaya yönelik somut adımlar da geliştirilmelidir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika