Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Numan Kurtulmuş, dün Malatya’da İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Konuşmasında, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin Türkiye’ye özgü bir model olduğunu belirten Kurtulmuş, özetle şunları söyledi:“Bundan sonra da dünyanın birçok üniversitesinde çatışma çözümleri alanında ders olarak okutulacak bir süreci yönetiyoruz.
Bu süreç Türkiye modelidir ve bu modelin birkaç tane temel özelliğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlardan birincisi; biz bu yola girerken, başlarken kendi birikimimize, milletimizin değerlerine, ülkenin siyasi birikimine, devletin tecrübesine ve hepsinden önemlisi de toplumsal dayanışmamıza güvenerek yola çıktık. Türkiye modeli dediğimiz bu modelin birinci alametifarikası milli bir model olmasıdır.
Başka başkentlerde pişirilen bir yemeği önümüze koyarak onunla Türkiye’nin önüne bir gündem getirilmedi. Başka başkentlerin bu konuyla ilgili ne düşündükleri inanın ki hiçbir şekilde bizim için mevzubahis dahi olmadı. Bu sürecin bir başka alametifarikası ise sürecin başından itibaren açık, şeffaf ve gerçekten bütün müzakerelerin halkın gözü önünde cereyan etmiş olmasıdır.
Bunu sağlamak için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplumumuzun hemen hemen her kesiminden, çok farklı grupları bir araya getirmiş, herkesin fikrini Meclis çatısı altında söylemesine gayret gösterilmiştir. PKK TARİHİNDE İLKÖrgüt tarihinde ilk kez silahsızlanma, silahları bırakma ve örgütün kurumsal kimliğini feshetme iradesini ortaya koydu.
27 Şubat’ta yapılan, İmralı’dan yapılan açıklamada ve daha sonra takiben yapılan diğer açıklamalarda bu konu bütün açıklığıyla gündeme getirilmiştir. Bu da 50 yıllık PKK tarihinde ilk kez olan bir husustur. En başta söylediğimiz Türk’ün gururu, Kürt’ün onurunu esas almayan hiçbir gelişme bu ülkede sonuç elde edemez.
Bugün geldiğimiz noktada da diyoruz ki Türk’ün istikbali de Kürt’ün istikbali de birbirine aittir ve her iki halk ülkemizin bölünmez bir bütünü olarak varlığını sürdürecektir. Bu çabamızla bir şey yapıyoruz. İki asır evvel dağılmaya başlayan geniş coğrafyamızın halklarını bir araya getiriyor, derliyor, toparlıyor ve ortak bir hedefe doğru yöneltmek için var gücümüzle mücadele ediyoruz.
Sadece Türkiye’nin geleceği de değil, bütün bölgenin geleceğini ilgilendiren fevkalade hayati bir meseledir.” Bülten Abonelik Formu
Bu mesele sadece Türkiye’nin geleceği de değil, bütün bölgenin geleceğini ilgilendiren fevkalade hayati bir meseledir” dedi.
Kaynak: Hürriyet