Küresel piyasalar tahvil satışları sonrası ABD istihdam verisini bekliyor
Enflasyon baskıları ve yüksek tahvil faizleri küresel piyasalarda risk algısını artırırken, borsalarda karışık görünüm öne çıktı. Yatırımcıların odağında bugün açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi ve bunun Fed’in para politikası üzerindeki olası etkileri bulunuyor.
Ekonomilerde enflasyonist baskıların devam etmesi, enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi ve önde gelen merkez bankalarının faiz oranlarını yükseltme yönünde adımlar atması küresel tahvil piyasalarında satış baskısının artmasına neden oluyor.
Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon korkularını körüklemesi, başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere dünya genelinde merkez bankalarının para politikalarında sıkılaşma sürecini hızlandırabileceği öngörülerinin artmasına yol açıyor. Uzun vadeli tahvil faizlerindeki artış, küresel ölçekte borçlanma maliyetlerini yükseltiyor ve hisse senedi değerlemeleri üzerindeki baskıyı da artırıyor.
Küresel piyasalar istihdam verisine odaklandı
Dünya genelinde tahvil getirilerinde görülen sert yükselişlerden sonra geri çekilmeler olsa da tahvil faizlerinin hala yüksek seviyelerde bulunması küresel piyasalarda risk algısının artmasına neden oluyor. Bu gelişmelerle dün, ABD nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34 le, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,69 la 2002 den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
ABD nin 10 yıllık tahvil faizi bugün yüzde 5,25, 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,62 seviyelerinde dengelendi. Öte yandan ABD de ISM ödenen fiyatlar endeksinin 77,1 den 77,9 seviyesine yükselmesi ABD’li üreticilerin artan ham madde maliyetleriyle mücadele ettiğini ortaya koydu. Bu durum enflasyonist endişeleri artırırken dolara talebin sürmesine neden oluyor.
Dün 102,2 ile Nisan 2025’ten bu yana en yüksek seviyeyi gören dolar endeksi bugün 101,9 seviyelerinde seyrediyor. Özellikle Fransa kaynaklı mali endişelerden dolayı avroda görülen düşüş de doları destekliyor.
ABD basınında, Pentagon un Orta Doğu ya üçüncü bir uçak gemisi ve ilave asker göndereceği ve ABD Başkanı Donald Trump ın ara seçimlerin ardından İran ı bombalamaya yeniden başlamayı değerlendirdiğine dair haberlerin yer almasının ardından dün yüzde 6,1 artışla 104 dolara kadar çıkan Brent petrolün aralık vadeli varil fiyatı bugün yatay seyirle 102,3 dolar seviyesinde bulunuyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, küresel dizel arzındaki aksaklıkların giderilmesi için Avrupalı ortaklarına mevcut taahhütlerini yerine getirme sürecini hızlandırma ve ilave arzı derhal piyasaya sunma çağrısında bulundu. Tahvil faizlerinde bugün görülen geri çekilmenin etkisiyle altının onsu yüzde 0,3 artışla 4 bin 191 dolardan işlem görüyor.
Öte yandan Texas ta düzenleyeceği etkinlikler için Washington dan ayrılırken basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Trump, faiz oranlarının büyümeye zarar vereceğini söyledi. Bu gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor.
Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, ekonominin dirençli olması ve enflasyonun öngördüğünden daha katı bir seyir izlemesi halinde politika faizinin daha da yüksek seviyelere çıkmasının gerekebileceğini belirtti. Kashkari, bir sonraki faiz artışının ekim ayı toplantısında yapılıp yapılmaması gerektiği konusunda kesin bir görüşü olmadığını kaydetti.
Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson da para politikasında yapılabilecek her türlü ayarlamanın verilerdeki eğilimlerin, gelişen görünümün ve risk dengesinin dikkatlice incelenmesiyle belirleneceğini vurguladı.
Kendisi ve diğer Fed yetkililerinin bu değerlendirmeyi yapması için biraz daha zamana ihtiyaç duyabileceğini dile getiren Jefferson, elde daha fazla veri bulunduğunda eğilimlerin daha iyi analiz edilebileceğini ifade etti. Diğer taraftan ABD Hazine Bakanlığı, Ekonomik Dışlama Operasyonu kapsamında, İran ın yaptırımları delmek için kullandığı, Rusya bağlantılı gölge bankacılık ağı A7 ye yönelik yaptırım kararı aldı.
New York borsası, tahvil faizlerinin uzun yılların zirvesinden gerilemesinin ardından günü hafif yükselişle tamamladı. Makroekonomik veri tarafında, ABD de ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı, 26 Eylül de sona eren haftada 197 bine geriledi ve piyasa beklentilerinin altında kaldı.
Nike’ın gelirlerinin azalması ve Çin’e satışlarının gerilemesiyle şirketin hisseleri dün yüzde 0,7 azalırken, bugün piyasa sonrası işlemlerde yüzde 8,5 geriledi. Bu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,04, S&P 500 endeksi yüzde 0,19 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,04 değer kazandı. ABD de endeks vadeli kontratlar, güne pozitif başladı.
ABD de bugün açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin Fed in politikalarına ilişkin ipucu vermesi bekleniyor. Avrupa borsaları tahvil faizlerindeki yükselişlerin etkisiyle dün negatif seyretti. Fransa nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,96 ya çıkarak 2002 den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Fransa nın kamu borcuna ilişkin endişeler artıyor.
Fransa, harcamaları sınırlayarak vergi gelirlerini artırarak bütçe açığını daraltmayı amaçlıyor. Enerji maliyetlerindeki artışla Fransa, İtalya ve Almanya dan gelen enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi de Avrupa piyasaları üzerinde satış baskısını artırdı. Avrupa piyasalarında gözler bugün Avro Bölgesi enflasyon verisinde olacak.
Bölgede tüketici fiyatlarının 3 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 3,7 ye çıkması bekleniyor. İngiltere de 30 yıllık tahvil faizi yüzde 6 nın üzerine çıkarak 1998 yılından bu yana en yüksek seviyeyi gördü. İngiltere de de kamu borcuna ilişkin endişeler öne çıkıyor. Ülkede 28 Ekim de yeni bütçenin açıklanması bekleniyor.
Bu arada Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Avrupa Sistemik Risk Kurulu (ESRB) Başkanı Christine Lagarde, ESRB nin 10. Yılı Konferansı nın açılışında yaptığı konuşmada yapay zekanın finans sektöründe güvenli kullanılabilmesi için politika yapıcıların finansal sistemin bütününe yönelik riskleri öngörmesi gerektiğini vurguladı.
Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesi nde imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), eylülde 52,9 puana çıkarak son 52 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Söz konusu gelişmelerle, İngiltere de FTSE 100 endeksi yüzde 1,68, Almanya da DAX 40 endeksi yüzde 1,03, Fransa da CAC 40 endeksi yüzde 1,62 ve İtalya da FTSE MIB endeksi yüzde 2,21 değer kaybetti.