Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Üvey annesi ve üvey kardeşlerinin kötü davranmasına rağmen iyi kalpli kalan, sihirli bir geceyle hayatı değişen Sindirella’nın masalını hatırlarsınız. Saat gece 12’yi vurduğunda saraydan hızla eve gitmeye çalışan Sindirella, camdan ayakkabısını merdivende düşürüverir.
Sonra prens, her nedense kadınların yüzlerine bakarak aramak yerine, cam ayakkabının tekini bütün ülkedeki kadınlara giydirerek, baloda bütün gece dans ettiği ve aşık olduğu kişiyi bulmaya çalışır. Cam ayakkabıyı herkes dener; hatta Sindirella nın üvey kardeşleri ayağına olmayan ayakkabıyı uydurmak için zorlar da zorlar. Sonunda ayakkabı bir tek Sindirella nın ayağına tam uyar ve prens aradığı kadını bulduğunu anlar.
Evlenirler ve masal mutlu sonla biter. Peki ya bu masal farklı bir sonla bitseydi? Evlendikten yıllar sonra, bir kez daha denediği cam ayakkabı ayağına uymayan Sindirella, prens tarafından terk edilseydi mesela? Bu durumda, her şeyin narsist prensin egosuna ve dış görünüş takıntısına hizmet ettiği masal dünyasında, Sindirella’nın prense haddini bildirmesini bekleyerek dişlerimizi sıkardık.