Geçen hafta Çanakkale’de geçirdiği kalp krizi sonucu anjiyo olan ünlü komedyen Cem Yılmaz taburcu edildi, durumu iyi. Ama onun yaşadıkları birçoğumuzun aklına şu soruyu getirdi: “Kalbime yeterince iyi bakabiliyorum muyum acaba?”
Heyecanlıyken, gerginken, nefes nefese bir yerlere yetişmeye çalışırken kalbimizin telaşını göğüskafesimizde hissediyoruz. Ama zararlı alışkanlıklarımızla, yarım yamalak gece uykularımızla, kontrol edemediğimiz stresle ona ne kadar zarar verdiğimizin çoğu zaman farkında değiliz. 53 yaşındaki Cem Yılmaz’ın göğsünde bir ağrıyla hastaneye kaldırılması ve anjiyo olması kalp sağlığı konusunu yeniden gündeme taşıdı. @kardiyobey adlı Instagram hesabıyla tanıdığımız kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Muhammed Keskin’le kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Bingür Sönmez’e dikkat edilmesi gerekenleri sorduk.
◊Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Cem Yılmaz göğsünde başlayan ağrının ardından hastaneye kaldırıldı ve yapılan anjiyoda kalbin ön duvarını besleyen ana damarda tıkanıklık tespit edildi. Bu tablo tıpta ‘anterior miyokard enfarktüsü’, yani kalbin ön yüzünü etkileyen kalp krizi olarak tanımlanır. Sol ön inen koroner arter (LAD) kalbin ön duvarının ve kalp kasının önemli bir bölümünün beslenmesini tek başına üstlenen damardır. Bu yüzden halk arasında ‘dul bırakan damar’ olarak anılır. Tıkandığında geniş bir kalp kası bölgesi aniden kansız kalabilir. Tıkanmanın temelinde neredeyse her zaman şu süreç vardır: Ateroskleroz. Yıllar içinde damar duvarında biriken kolesterol plakları damarı daraltır, bir noktada bu plak çatlar ve ani bir pıhtı oluşarak damarı tamamen tıkar. Bu süreci hızlandıran başlıca faktörler sigara, yüksek LDL kolesterol, kontrolsüz tansiyon, diyabet, obezite, hareketsizlik ve kronik stres olarak sıralanabilir. (Prof. Muhammed Keskin)
◊Sanatçıların büyük kabahatleri var. Uyku düzenleri kötü, yıpranma katsayıları fazla, aşırı stres içinde yaşıyorlar. Uyku bizim en doğal ilacımız. Ama gece 2.00-3.00’te yatıyor, sabah 11.00’de uyanıyorlar. Gerçek uyku akşam 22.00’yle sabah 6.00 arasında olur. Vücudu ve kalbi yenileyen tek hormon olan melatonin uykunun ortasında, genellikle gece saat 1.00’le 3.00 arasında salgılanır. Bir de bu dostlarımız marka değerleri bozulmasın diye kardiyoloğa gitmiyorlar. Örneğin geçen yıl hayatını kaybeden müzisyen Volkan Konak benim arkadaşımdı, hiç kontrole gelmemişti. Bunu aynı şekilde sporcularda, siyasetçilerde, işinsanlarında görüyoruz. TÜİK’in verdiği rakamlara göre dolaşım sistemi hastalıkları tüm ölümlerin yaklaşık üçte birini (yüzde 36) oluşturuyor. Bu yılda yaklaşık 175 bin kişi demek. Bunun içinde de sadece iskemik kalp hastalıkları (kalp krizi, damar tıkanıklığı) tek başına en büyük alt grup. Bu yüzden kontrole gitmek önemli. Bingür Sönmez)
◊Klasik tabloda göğüste baskı, sıkışma, ağırlık hissi öne çıkar. Buna sol kola, çeneye, sırta yayılan ağrı, soğuk terleme, nefes darlığı ve bulantı eşlik edebilir. Kadınlarda tablo çoğu zaman daha silik seyreder. Göğüs ağrısı olmayabilir ya da hafif kalabilir. Aşırı yorgunluk, nefes darlığı, mide bulantısı, sırt veya çene ağrısı, baş dönmesi olabilir. Bu belirtilerin erkek tablosu üzerinden anlatılmasının nedeni kalp krizi araştırmalarının uzun yıllar erkek popülasyonda yürütülmüş olmasıdır. Tıp literatüründeki ‘tipik’ tablo esasen erkeklerde sık görülen tabloyu yansıtır. Bu da kadınlarda atipik seyreden vakaların gözden kaçmasına neden olabilir.
◊Yapılan gözlemsel çalışmalarda 20 derecenin üzerindeki ortam sıcaklığındaki her bir derecelik artışın 65 yaş üstü bireylerde kalp krizi riskini yaklaşık yüzde 2 oranında yükselttiği bildirilmiştir. Bazı çalışmalarsa her 5 derecelik artışın kalp krizi görülme sıklığını yaklaşık yüzde 5 artırdığına işaret ediyor. Sıcak hava dalgalarında kalp-damar kaynaklı ölümlerde yüzde 15-20’ye varan artışlar gözlemleniyor.
◊Vücudun yüzde 60-70’i sudur. Sıcakta su kaybettiğimizde kan koyulaşır, pıhtı oluşma ihtimali çoğalır. Genç, yaşlı fark etmeksizin yazın saat 11.00’le 15.00 arasında güneşte kalmamak gerekir. Bol su içmek önemli. Yeteri kadar su içtiğinizi idrar renginizin açık olmasından anlayabilirsiniz. Ayrıca horlayan, uyku apnesi olan, gece çok terleyen insanlar risk altında: 8 saat uyuyan biri 2 litre su kaybederse basit bir pıhtılaşmayla hayatını kaybedebilir. Bu yüzden susamadan su için; susadığınız zaman vücudunuz size alarm veriyor demektir.
◊1973 yılında Sanders Frank adlı bir hekim kulakmemesinin alt kenarına inen çizginin koroner kalp hastalığının işareti olduğunu iddia ediyor. O yıllarda kullanılan ilaçlar ve terimler artık geçerli değil. Yüzdeki kırışıklıklar gibi kulakmemesinde de kıvrımlar yaşla birlikte artar. Yani kulakmemenize değil; tansiyonunuza, şekerinize, bel kalınlığınıza bakın. Bel çevrenizin kalınlığı boyunuzun yarısından az olsun: Boyunuz 1.80 santimetreyse beliniz 90 santimetrenin altında olmalı. 80-120 ideal tansiyondur, 140’ın üzerine çıktığında yüksek kabul ederiz.
◊LDL (kötü) kolesterol ve toplam kolesterol, HDL (iyi) kolesterol, trigliserit, açlık kan şekeri ve HbA1c (uzun dönem şeker takibi), yüksek hassasiyetli CRP (vücuttaki iltihap), böbrek fonksiyon değerleri ve tansiyon ölçümü önemli. Aile öyküsünde kalp hastalığı olan 40 yaş üzeri herkesin bunları düzenli kontrol ettirmesini öneririm.
◊Sigaranın kâğıdındaki ve tütündeki katran akciğer kanserine sebep olur. Kalbe zarar verense nikotindir; damarın yapısını bozar. Tütün yanınca ortaya çıkan karbonmonoksit kalpte aritmi yapar. Sigara içmeyen kalp krizi geçirebilir ama hayatta kalır, sigara içense basit bir aritmiyle yaşamını yitirebilir. Elektronik sigara daha büyük bir bela; direkt kanserojen.
PROF. MUHAMMED KESKİN MERAK EDİLENLERİ ANLATTI
◊En kalp dostu 5 gıda: Zeytinyağı, yağlı balıklar (somon, uskumru, sardalya), yulaf ve tam tahıllar, ceviz-badem benzeri kuruyemişler, yeşil yapraklı sebzeler.
◊En kalp zararlısı 5 gıda: İşlenmiş et ürünleri (sosis, salam, sucuk), trans yağ içeren kızartmalar, margarin benzeri katı bitkisel yağlar, hazır unlu mamuller, şekerli hazır içecekler, aşırı tuzlu paketli atıştırmalıklar.
◊Hangi tür yağdan yemeli: Zeytinyağı, avokado, kuruyemiş ve balıktaki omega-3 yağ asitleri kalp dostu kabul edilir. Buna karşılık kırmızı etin yağlı kısımları, tereyağının fazlası ve özellikle margarin, hazır kızartma, paketli atıştırmalıklardaki trans yağlar LDL kolesterolünü yükselterek damar sertliğini hızlandırır. Tamamen yağsız beslenmek de sağlıklı değildir; hormonal dengesizlik ve vitamin eksikliğine yol açabilir.
GLP-1 grubu zayıflama ilaçları hızlı kilo kaybı sağlıyor. Ancak bu süreçte kaybedilen kilonun bir kısmı yağdan değil, kas kütlesinden gidebiliyor. Yeterli protein alınmadan ve direnç egzersizi yapılmadan hızlı kilo verilmesi iskelet kaslarında olduğu kadar teorik olarak kalp kasında da güç kaybına zemin oluşturabilir. Bu ilaçların istirahat kalp hızını hafifçe artırdığı da bildiriliyor. Ama kalp kasına zarar verdiğini gösteren net bir kanıt da yok. Aksine obeziteye bağlı kalp yükünün azaltılmasına katkı sağlıyor. Önemli olan bu tedaviyi mutlaka bir hekim takibinde sürdürmek.
◊Stres: Akut ve yoğun stres, adrenalin ve kortizol gibi hormonların ani yükselmesine yol açar; bu da tansiyonu ve kalp hızını artırır, damarlarda geçici daralmaya neden olabilir. Zaten daralmış koroner damarı olan kişilerde bu ani yük, mevcut plağın çatlamasını ve kalp krizini tetikleyebilir.
◊Hareketsizlik: Uzun süre hareketsiz oturmak kan dolaşımını yavaşlatır, kolesterol ve kan şekeri regülasyonunu bozar, kilo alımını kolaylaştırır. Tüm bunlar dolaylı yoldan kalp-damar sağlığını olumsuz etkiler. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta (tempolu yürüyüş) ya da 75 dakika yüksek yoğunlukta (koşu) egzersiz yapmak ve buna haftada iki gün kas güçlendirici çalışma eklemek önerilir. Masa başı çalışanların her 45-60 dakikada bir ayağa kalkıp birkaç dakika yürümesi bile kan dolaşımını canlı tutmaya yardımcı olur.
◊Diş ve ağız sağlığı: Gözlemsel çalışmalarda düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımının kalp-damar hastalığı risk göstergeleriyle ilişkili olduğu belirtilmiştir. Yani iyi ağız bakımını kalp-damar sağlığının bir parçası olarak görmek gerekir.
◊Gece abur cuburları: Geç saatlerde ağır beslenme kilo alımı, kan şekeri düzensizliği ve dolaylı yoldan kalp-damar hastalığıyla ilişkilendirilir. Ana öğünleri yatmadan 2-3 saat önce yemek gerekir.
Kardiyoloji uzmanı Prof. Bingür Sönmez bunu nasıl yapabileceğimizi anlattı.