Haber detayı
Haberin ayrıntıları
A Milli Futbol Takımımız, UEFA Uluslar A Ligi’nde mücadele ediyor. Bu durum başlı başına bir başarıdır. Çünkü; Avrupa futboluna yön veren ülkelerle aynı ligde mücadele ediyoruz. Önemli olan buralarda kalmak, onlara rakip olmak ve kendimizi daha da geliştirmek. Ay-Yıldızlılar, 2026 Dünya Kupası’na büyük umutlarla gitti ama sahadaki sonuçlar ülkemizi koskoca bir hayal kırıklığına uğrattı.
Sebepler çok tartışıldı, futbolcular yerden yere vuruldu, teknik direktör Montella acımasızca eleştirildi. Tepkilerin büyük bölümü haklıydı. Çünkü bizi başarı beklentisine sokan da hem futbolcularımız hem Montella’ydı. Fakat futbolu ilginç kılan temel özellik, öngörülemez olması. Kağıt üzerinde “Kolay yeneriz, bu guruptan rahat çıkarız” dediğimiz rakipler bize hayat dersi verdi.
Tüm futbolcularımız, Dünya Kupası’nda başarı hayallerini 4 yıl daha ertelemek zorunda kaldı. En acısı bu... KORA KOR OYUN KOLAY DEĞİLDİ Bu psikolojinin ardından dünya futbolunun son 10 yılına damga vuran, takımın başına Zidane ’ı getiren, Avrupa’nın en iyi hücum hatlarından birine sahip olan Fransa karşısında gerek fiziksel gerekse de taktiksel açıdan boyun eğmeden kora kor oynamak kolay iş değildi.
Bir kere Montella’yı ve oyuncuları tebrik etmek lazım. Çünkü böylesine güçlü rakipler karşısında maçın her anında taktiksel sadakat her şeyden önce gelir. Ta ki golü yediğimiz dakikaya kadar futbolcularımız, hocalarının her dediğini neredeyse harfiyen yerine getirdi. Bir anlık topu rakip sahaya taşıyamama durumumuz meşin yuvarlağı ağlarımızdan çıkarmamıza neden oldu.