ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Abdullah Dörtlemez: Birlikte yaşamak için aynı düşünmek değil, ortak kurallarda buluşmak gerekir
Gündem

Abdullah Dörtlemez: Birlikte yaşamak için aynı düşünmek değil, ortak kurallarda buluşmak gerekir

Abdullah Dörtlemez, farklı düşüncelere sahip insanların birlikte yaşayabilmesi için aynı görüşü paylaşmalarının gerekmediğini vurguluyor. Yazıda hukukun, anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak yerine kavganın sınırlarını belirlediği ve herkes için geçerli ortak kuralların birlikte yaşamın temelini oluşturduğu ifade ediliyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 28 Eylül 2026 04:00·Güncelleme: 28 Eylül 2026 04:48·3 dk okumaBu haber 404 kez okundu
Kavganın da hukuku var - Abdullah Dörtlemez
Kavganın da hukuku var - Abdullah Dörtlemez
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

İnsanların aynı şeyi düşünmesi, aynı şeyi istemesi, aynı yerden bakması beklenebilir mi? Dünyaya biraz özenle baktığımızda, bunun pek olanaklı olmadığını görürüz. Aynı evde yaşayanlar bile her konuda anlaşamazken, milyonlarca insanın ortak bir yaşamı paylaşmasından söz ediyoruz. Üstelik insan yalnızca farklı düşünmüyor; kendi düşüncesinin doğru olduğuna da inanıyor.

Belki asıl sorun tam burada başlıyor: Birlikte yaşamak için anlaşmak zorunda mıyız? İnsanları bir arada tutan şeyin aynı düşünmek olduğunu varsayarsak, farklı düşüncelerin ortaya çıktığı her yerde ortak yaşamın bozulması gerekirdi. Oysa yaşam böyle işlemiyor.

İnsanlar yüzyıllardır birbirleriyle anlaşmadan da aynı şehirde yaşamış, aynı pazara gitmiş, aynı yollardan geçmiş; farklı inançlara, çıkarlara ve dünya görüşlerine sahip insanlar yan yana durmuş. BİRLİKTE YAŞAMAK Burada “anlaşmak” sözcüğünün iki anlamını ayırmak gerekiyor. Birincisi, aynı kanıya varmak; ikincisi, birlikte yaşayabilmek için bazı ortak kurallarda buluşmak. İlki her zaman olanaklı değildir.

İkincisi ise ortak yaşamın kapısını açabilir. Çünkü başka türlü düşünmek başlı başına bir sorun değildir. Sorun, kendi düşüncemizi başkasının varlığının önüne koyduğumuz yerde başlar. “Sen benim gibi düşünmüyorsun” başka bir tümcedir; “Sen benim gibi düşünmüyorsan burada olmamalısın” başka. İlki anlaşmazlıktır; ikincisi birlikte yaşamanın zeminini aşındırır.

Belki uygarlığın önemli bir tarafı tam burada ortaya çıkar: Uygarlık, kavganın ortadan kaldırılmasıyla değil, kavganın kurallara bağlanmasıyla yol aldı. İnsanlar anlaşamadıkları için değil, anlaşamadıkları halde birlikte yaşayabilmenin yollarını aradıkları için kurumlar kurdular, kurallar koydular, sınırlar oluşturdular. Bu düşüncenin izlerini yalnızca çağdaş dünyada aramak da gerekmez.

Hukukun ve iktidarın sınırlandırılması düşüncesinin yalnızca çağdaş Batı’nın buluşu olmadığını anımsamak için bazen Anadolu’ya bakmak yeterlidir. Hititlerde Pankuş adı verilen meclis ve krallık iktidarının çevresindeki siyasal aktörler, kralın yetkisinin sınırsız olmadığını gösteren erken örnekler arasında anılır.

Eski Hitit Krallığı’na ilişkin kaynaklarda, yüksek konumdaki kişilerin tahtın devri gibi konularda etkili olduğu da görülür. GÜCÜN SINIRI NEREDE? Yüzyıllar sonra, 1215’te İngiltere’de Magna Carta ile kralın da belirli sınırlarla karşılaşabileceği yazılı bir belgeye bağlandı. Hititlerle Magna Carta arasında doğrudan bir tarihsel süreklilik yoktur.

Fakat ikisini yan yana getiren soru aynıdır: Gücü elinde tutanın gücü nerede biter? Bu soru yalnızca hükümdarlar için değildir. Güç, kimin elinde olursa olsun sınır ister. Çünkü güç sınır tanımadığında, anlaşmazlık iki farklı düşüncenin karşılaşması olmaktan çıkar; güçlü olanın düşüncesinin ötekine dayatılmasına dönüşür. Belki hukuk tam da burada anlam kazanır.

Hukuk bizi aynı düşünmeye zorlamak için değil, farklı düşündüğümüzde birbirimizin yaşamını yaşanmaz duruma getirmemek için vardır. Uygarlığın tarihi, insanların anlaşma tarihinden çok, anlaşmazlıklarını yönetme tarihidir. Bunun için hukuk gerekir; ama yalnızca hukuk metinleri yetmez. Kuralların varlığı kadar, kuralların herkes için geçerli olduğuna ilişkin güven de gerekir.

İnsan, kendisi için başka, karşısındaki için başka ölçü uygulandığını düşünmeye başladığında, hukuk ortak zemin olmaktan çıkar; tarafların kendi haklılıklarını kanıtlama aracına dönüşür. Öyleyse başlangıçtaki soruya yeniden dönelim: Birlikte yaşamak için anlaşmak zorunda mıyız? Belki hayır. Aynı düşünmek ve aynı görüşleri paylaşmak zorunda değiliz.

Fakat birlikte yaşamak istiyorsak, anlaşamadığımız zaman birbirimize ne yapamayacağımız konusunda ortaklaşmak zorundayız. Çünkü birlikte yaşamanın asıl sınavı, herkesin bize benzediği yerde değil; bize benzemeyen insanla karşılaştığımız yerde başlar.

Kim bilir, hukuk dediğimiz şey de insanlığın bu eski deneyiminden doğmuştur: Başkasının benim gibi düşünmesini sağlayamadığım yerde, onunla birlikte yaşayabilmenin yolunu aramak. Belki uygarlık dediğimiz şey, kavganın hiç olmadığı bir dünya değil; kavga ettiğimiz zamanlarda birbirimizi yok etmeye kalkmadığımız dünyadır. Öyleyse soru yerli yerinde duruyor. Birlikte yaşamak için anlaşmak zorunda mıyız?

Belki asıl sorun, anlaşamadığımız durumlarda da birlikte yaşayabilmenin yolunu bulabilmektir. ABDULLAH DÖRTLEMEZ TARİHÇİ, HUKUKÇU, E. DANIŞTAY ÜYESİ

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

05:00

28 Eylül 2026 AFAD ve Kandilli son depremler listesi

04:57

İstanbul’da sağanak bazı ev ve iş yerlerini su bastı

04:16

İrlandalı futbolcular İsrail maçında Gazze için siyah kol bandı taktı

04:00

Katliam Yasası’nın ardından hayvan hakları ihlalleri ve akıbet belirsizliği sürüyor

04:00

Ekonomistler uyardı: Fon soruşturması sonrası güven kaybı borsaya yayılabilir

04:00

Ayvacık’ta öğrencilerin okul bahçesinde balta ve testereyle ağaç kesmesi soruşturuluyor

04:00

Samsun’da işçi hareketi ve sendikacılığın geleceği tartışıldı

Eylül 2026 emekli promosyon kampanyasıGündem27 Eyl 20:49

Eylül 2026 emekli promosyonlarında bankaların ödeme tutarları güncellendi

Eylül 2026 kampanyalarında bankalar, emekli maaşını taşıyan veya taahhüdünü yenileyen müşterilerine farklı tutarlarda promosyon ve ek ödül sunuyor. Şekerbank’ta toplam kazanım 35 bin TL’ye, Yapı Kredi’de 30 bin TL’ye, ING’de 32 bin TL’ye, Türkiye Finans’ta 32 bin TL’ye kadar çıkıyor.
Fon soruşturması: Tedbir kararı kaldırıldıGündem28 Eyl 03:57

Fon soruşturmasında 106 kişi ve kuruluş için malvarlığı tedbiri talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sermaye piyasası işlemlerine yönelik soruşturmada 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi hakkında tedbir istedi. Talep kapsamında sermaye piyasası araçlarının dondurulması, yüksek tutarlı para transferleri ile malvarlığını azaltıcı işlemlerin engellenmesi ve ilgili kişilerle yakınlarına ait taşınmaz, gemi ve hava araçlarının tespiti talep edildi.
Dünya Kuduz Günü - Gülay ErtürkGündem28 Eyl 04:00

Gülay Ertürk: Kuduzla mücadelede Tek Sağlık yaklaşımı zorunlu

Veteriner Hekimler Derneği Genel Başkanı Gülay Ertürk, kuduzdan kaynaklanan insan ölümlerinin önlenebilir olduğunu belirtti. Ertürk, 2023’te 400 binin üzerinde riskli temas bildirildiğini aktararak hayvan sağlığı ve insan sağlığı kurumlarının koordineli, bilimsel ve sürdürülebilir bir program yürütmesi çağrısında bulundu.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri