‘Kas’ yapalım derken göz çıkarmayalım
Sosyal medyadaki ‘fit olma’ kültürünün bir yansıması olarak genç erkeklerin beden algısındaki değişim de tartışılıyor. Kaslı bedenler, protein hedefleri, derecesi artırılan antrenmanlar...
Sosyal medyadaki ‘fit olma’ kültürünün bir yansıması olarak genç erkeklerin beden algısındaki değişim de tartışılıyor. Kaslı bedenler, protein hedefleri, derecesi artırılan antrenmanlar...

Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Daha kaslı görünmek için zorlu egzersizler yapan, yediklerini hep kontrol eden, günlük protein miktarını eksiksiz hesaplamaya çalışan içerik üreticileri sosyal medyada sürekli karşımıza çıkıyor.
Sınırları zorlayan, ne kadar kas yaparlarsa yapsınlar yetinemeyen bu kişilerden bazılarının aslında bir rahatsızlığı olabilir: ‘Bigoreksiya’, yani kas dismorfisi... Daha fit vücuda sahip olmak uğruna sağlıklı bir yaşamın sınırının hangi noktada aşıldığını Acıbadem Bakırköy Hastanesi beslenme ve diyet uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz’le Atlas Üniversitesi Hastanesi’nden uzman klinik psikolog Şenay Dayan anlattı.



‘Aşırı protein böbrek yükünü artırabilir’◊Bigoreksiya kişinin ne kadar kaslı olursa olsun kendini çelimsiz algılamasıdır. Bu durum gençlerde yoğun antrenman, protein ağırlıklı beslenme ve kontrolsüz takviye kullanımıyla birlikte görülebiliyor. ◊Büyüme çağındaki birinin ihtiyacından fazla protein yemesinin kas gelişimine ekstra katkısı yok.
Kas gelişimini yalnızca protein miktarı değil; dengeli beslenme, genetik, yaş, hormonal durum ve antrenman yoğunluğu belirler. Aşırı protein böbreklerin yükünü artırabilir; sıvı kaybı, kramp ve halsizliğe yol açabilir. Sürekli et, tavuk, yumurta akı ya da protein tozu tüketilmesi sağlıklı karbonhidratların, sebze ve meyvelerin geri planda kalmasına; dolayısıyla lif, vitamin ve mineral eksikliklerine neden olabilir.



◊Protein tozu, kreatin ve pre-workout (antrenmandan önce içilen besin takviyesi) benzeri sporcu takviyelerinin 18 yaş altında doktor ve diyetisyen değerlendirmesi olmadan kullanılması önerilmiyor. Kontrolsüz kullanım kalp ritim bozukluklarına, böbrek ve karaciğer üzerinde strese, sıvı kaybına ve kas kramplarına sebep olabilir.
◊Kısa sürede daha kaslı bir bedene ulaşma isteği; anabolik steroid (testosteronu taklit eden sentetik hormon), büyüme hormonu ve farklı performans artırıcı maddelerin kontrolsüz kullanımına kadar gidebiliyor. Bu maddeler boy uzamasının durmasına, hormonal sistemde kalıcı hasarlara, kalp ve damar sorunlarına, karaciğer ve böbrek hasarlarına yol açabilir. (Uzm.
Sıla Bilgili Tokgöz)‘Yetersizlik hissine neden olabiliyor’Kaslı ve fit görünme isteği psikolojik olarak da gençleri etkileyebiliyor. Uzman klinik psikolog Şenay Dayan şunları söyledi:◊Sosyal medyada idealize edilen bedenlerle sürekli karşılaşmak gençlerde yetersizlik hissine ve kendini başkalarıyla kıyaslamaya neden olabiliyor.
İdeal bedene ulaşamadığını düşünen genç ‘Zaten beğenilmeyeceğim’ düşüncesiyle kendini geri çekebiliyor ve yalnızlaşabiliyor. Protein ve kalori hesabının sürekli yapılması zamanla beden ve beslenmeyle ilgili bir kaygıya dönüşebiliyor. Spor ve beslenmeye yüklenen anlam gencin özel, sosyal ve aile hayatını etkilemeye başladığında dikkat etmek gerekiyor.
Sporun ardındaki motivasyonda sosyal medyadaki kusursuzluk algısının yanı sıra akran baskısı, düşük özgüven, aile içinde kilo ve beden üzerine sık konuşulması da rol oynayabiliyor.
Uzmanlar kaslanma uğruna yapılanların sonuçlarının ağır olabileceğini söylüyor.
Kaynak: Hürriyet