Karıncaların hiç bilinmeyen gizli dili ortaya çıktı
Bir karınca yiyecek bulduğunda dakikalar içinde onlarcası aynı noktaya ulaşabiliyor. Tehlike yaklaştığında ise bütün koloni bir anda harekete geçebiliyor.
Bir karınca yiyecek bulduğunda dakikalar içinde onlarcası aynı noktaya ulaşabiliyor. Tehlike yaklaştığında ise bütün koloni bir anda harekete geçebiliyor.
Bir karınca yuvasının önünde birkaç dakika durup onları izlediğinizde dikkatinizi çeken ilk şey, hiç durmadan hareket etmeleri olur. Kimi yiyecek taşır, kimi yuvaya girer, kimi dışarı çıkar. Üstelik bütün bu hareketlilik içinde birbirleriyle karşılaştıklarında antenlerini dokundurur, yollarını değiştirir ve sanki görünmez bir düzenin parçasıymış gibi davranırlar.
BİR KARINCA YİYECEK BULDUĞUNDA BÜTÜN YUVA HAREKETE GEÇEBİLİYORKarıncaların yiyecek ararken izledikleri yollar tesadüf değil. Bir karınca besin bulduğunda yuvasına geri dönerken arkasında feromon adı verilen kimyasal maddeler bırakabilir. Diğer karıncalar da antenleriyle bu kokuları algılayarak aynı güzergahı takip eder. İşin ilginç tarafı, bu izlerin diğer karıncalar için adeta bir yol tarifi olması.
Aynı güzergahı kullanan karıncalar da feromon izini güçlendirebilir. Böylece başlangıçta tek bir karıncanın keşfettiği yiyecek kaynağına kısa sürede çok sayıda karınca ulaşabilir. Yani bir karıncanın bulduğu yiyecek, doğru kimyasal sinyaller sayesinde bütün koloninin keşfine dönüşebilir. ANTENLERİYLE SELAMLAŞIYOR, BİRBİRLERİNİ TANIYORLARKarıncalar karşılaştıklarında antenlerini birbirlerine doğru uzatıp dokundurur.
Bu hareket basit bir temas gibi görünse de sosyal yaşamları açısından oldukça önemlidir. Antenleri sayesinde çevrelerindeki kimyasal ipuçlarını algılayan karıncalar, karşılarındaki bireyin kendi kolonilerinden olup olmadığına ilişkin bilgi edinebilir. Ayrıca bu temaslar besin paylaşımı ve diğer sosyal etkileşimlerde de rol oynar.
Bir karınca için antenler yalnızca çevresini keşfettiği organlar değildir; aynı zamanda koloniyle bağlantı kurmasını sağlayan önemli iletişim araçlarıdır. TEHLİKEYİ FARK EDEN KARINCA DİĞERLERİNİ NASIL UYARIYOR? Karınca yuvasına yaklaşan bir tehlike, bütün koloninin düzenini değiştirebilir. Bazı karınca türleri tehdit algıladığında alarm feromonları salgılar.
Bu kimyasal sinyalleri algılayan diğer karıncalar da savunmaya geçebilir, saldırabilir ya da tehlikeden uzaklaşabilir. Üstelik karıncalar yalnızca kimyasal kokularla haberleşmez. Bazı türler vücutlarının belirli bölümlerini birbirine sürterek veya bulundukları yüzeye vurarak titreşim oluşturur. Bu titreşimler diğer karıncalar tarafından algılanabilir.
Böylece bir karıncanın fark ettiği tehlike, kısa sürede koloninin diğer üyeleri için de bir uyarıya dönüşebilir. BİRBİRLERİNİN AĞZINDAN BESLENİYORLARKarıncaların iletişiminde en dikkat çekici davranışlardan biri de trofallaksi adı verilen besin alışverişi. İki karınca ağız ağıza gelerek sıvı besini birbirine aktarabiliyor. Bu yöntem sayesinde besin, koloninin farklı üyelerine ulaştırılıyor.
Ancak bu alışveriş yalnızca karınlarını doyurmakla ilgili değil. Sıvı aktarımı sırasında bazı kimyasal ve biyolojik maddeler de paylaşılabiliyor. Bir başka deyişle karıncalar, birbirlerini beslerken aynı zamanda koloninin sosyal yaşamını sürdüren etkileşim ağının da parçası oluyor. BİNLERCE KARINCA NASIL TEK BİR ORGANİZMA GİBİ HAREKET EDİYOR?
Karınca kolonilerinin en şaşırtıcı özelliklerinden biri, bütün bu düzenin tek bir yönetici tarafından kurulmamış olması. Kolonideki bireyler, çevrelerinden aldıkları sinyallere göre hareket ediyor. Birinin bıraktığı koku diğerine yol gösteriyor, birinin algıladığı tehlike diğerlerini uyarıyor, besin bulan bir karınca ise diğerlerinin de aynı kaynağa ulaşmasını sağlayabiliyor.
Tek tek bakıldığında oldukça basit görünen bu davranışlar bir araya geldiğinde son derece karmaşık bir toplumsal düzen ortaya çıkıyor. Karıncaların gizli dünyasında her hareketin bir karşılığı, her kokunun bir mesajı var. İnsan kulağına sessizlik gibi gelen bu dünya, aslında hiç durmayan bir iletişim ağıyla yaşıyor.
Peki, küçücük bedenleriyle yaşayan bu canlılar birbirlerine ne anlatıyor, kilometrelerce uzaktan bile birbirlerinin izini nasıl buluyor?
Kaynak: Habertürk


