Haber detayı
Haberin ayrıntıları
İzmir denince akla hemen Çeşme, Alaçatı veya Urla gelir. Ancak Karaburun , onlara komşu olmasına rağmen adeta başka bir boyutta gibidir. Oraya ulaşmak için aşmanız gereken meşhur virajlı yollar, aslında bu doğa harikasını kitle turizminden koruyan gizli bir kalkan görevi görür. Karaburun'un en büyük serveti, çam ve zeytin ağaçlarının arasından süzülerek ulaşılan berrak koyları.
Yüksek sesli beach club kültürünün aksine, burada dalga seslerinden başka bir şey duymak pek mümkün değil. EGE'NİN SON BEKÇİSİ: SARPINCIK DENİZ FENERİ Yarımadanın en uç noktasına doğru ilerlediğinizde, uçsuz bucaksız Ege Denizi'ne ve Midilli Adası'na karşı nöbet tutan Sarpıncık Deniz Feneri tüm görkemiyle karşınıza çıkıyor.
1938 yılından bu yana gemilere yol gösteren bu yalnız fener, özellikle gün batımında gökyüzünün kızıl ve mor tonlara büründüğü anlarda, fotoğraf tutkunları ve sessizlik arayanlar için muazzam bir inziva noktası. Kayalıkların üzerinde oturup rüzgârı yüzünüzde hissederken, kendinizi dünyanın ucunda gibi hissediyorsunuz.
MOR MENEKŞELERİN VE NERGİSLERİN YURDU: MORDOĞAN Yarımadanın giriş kapısı sayılan Mordoğan , adını gün doğumunda dağlarına vuran eşsiz mor renkten alıyor. Beton yığınlarından sıyrılıp bu şirin kasabaya adım attığınızda sizi önce yoğun bir iyot kokusu, kış ve ilkbahar aylarındaysanız meşhur Karaburun nergislerinin baş döndürücü aroması karşılıyor. Mordoğan sadece doğasıyla değil, tarihiyle de şaşırtan bir yer.