ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. İzmir depreminin 6. yılında kritik uyarı: '1 milyon binanın yarısından fazlası 1999 öncesi'
Gündem

İzmir depreminin 6. yılında kritik uyarı: '1 milyon binanın yarısından fazlası 1999 öncesi'

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Bengi Atak, İzmir depreminin altıncı yılında yapı stoku uyarısında bulundu. Kentteki yaklaşık 1 milyon binanın yarısından fazlasının 1999 öncesinde inşa edildiğini belirten Atak, 3 ilçede yaklaşık 123 bin binanın tarandığını söyledi.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 29 Ekim 2026 09:37·Güncelleme: 29 Ekim 2026 09:59·5 dk okumaBu haber 495 kez okundu
İzmir depreminin 6. yılında kritik uyarı: '1 milyon binanın yarısından fazlası 1999 öncesi'
İzmir depreminin 6. yılında kritik uyarı: '1 milyon binanın yarısından fazlası 1999 öncesi'
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen ve 117 kişinin yaşamını yitirdiği depremin üzerinden 6 yıl geçti. Seferihisar açıklarında saat 14. 51’de, yerin 16,54 kilometre derinliğinde meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem, yaklaşık 15 saniye sürmesine rağmen kentte derin izler bıraktı.

Sarsıntının ardından Seferihisar’ın Sığacık Mahallesi’nde tsunami yaşanırken, en büyük yıkım merkez üssünden yaklaşık 70 kilometre uzaklıktaki Bayraklı ve Bornova ilçelerinde meydana geldi. Alüvyon zemin üzerinde yer alan bu bölgelerde 8 bina yıkıldı. İMO İzmir Şube Başkanı Bengi Atak, geçen 6 yılda yapılan çalışmaları ve devam eden riskleri ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi.

Image
Image

123 BİN BİNA TARANDI Depremin ardından Bayraklı ve Bornova'da başlatılan yapı envanteri çalışmalarının Karşıyaka'ya da genişletildiğini belirten Atak, şunları söyledi: Bu 6 yıl içerisinde öncelikle Bornova ve Bayraklı'da en büyük yıkımı yaşadığımız için yapı stoku envanter çalışmalarına başladık. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Odamızın İzmir Şubesi arasındaki bir teknik iş birliği protokolüydü.

Bu iki ilçede birkaç yıl içerisinde hızlıca 100 bine yakın binayı taradık ve onların önceliklendirmelerini gerçekleştirdik. Bu şu demek aslında: Birinci öncelikli binadan başlayarak 100 bine doğru sıraladığımız bir çalışmaydı.

Geçtiğimiz sene Karşıyaka ilçesinde de bu çalışmayı gerçekleştirmemiz istendi bizden ve yine İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bir anlaşma yapıp bu ilçede de 22-23 bine yakın bina için bu tarama işlemlerini yaptık. Sonuçlarımızı ortaya çıkarttık ve geçtiğimiz haftalarda da belediyemize sunduk.

BİNALARIN YARISINDAN FAZLASI YAŞLI İzmir'deki yaklaşık 1 milyon binanın yarısından fazlasının 1999 öncesinde inşa edildiğine dikkat çeken Atak, yapıların mühendislik incelemesinden geçirilmesi gerektiğini vurguladı: Sadece bizim gerçekleştirdiğimiz çalışmalar değil, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının da yetkili isimlerinin yaptığı bazı açıklamalar var.

Biz de binaları tararken asli unsurlardan biri yaşıdır. 1999 bizim için bir milattır. Büyük Kocaeli Depremi'nden öncesi ve sonrası yapım teknolojilerinde ve mevzuatlarda ciddi değişiklikler oldu çünkü. 1999 öncesi yapılmış olan bina stokumuz burada oldukça yüksek. Binalarımızın yarısından fazlası İzmir'de 1999 öncesi yapım. Onların biraz daha hassasiyetle incelenmesi gerekiyor.

Ama bu demek değil ki yaşlı bina mutlaka dezavantajlıdır, yeni yapılmış bina mutlaka en iyisidir demek değil. Nitelikli bir mühendislik hizmetiyle aslında binanın mevcut durumu, performansı, taşıyıcı sisteminin tahrip edilip edilmediği dikkatle incelenmelidir. İzmir için baktığımızda evet, sayı çok. 900 bin, 1 milyona yakın binamız var. Bu binaların yarısından fazlası yaşlı.

Riskli zemin bölgelerinde bulunan yapılarımız da oldukça çok. Aslında hassasiyetle bu envanter çalışmalarını tamamlayıp sonra da sonuçları üzerinden bir seferberlik çalışması başlatılması gerektiğini düşünüyoruz.

DÖNÜŞÜMDE DEVLET DESTEĞİ ŞART Kentsel dönüşümün bina bazlı uygulamalarla sınırlı kaldığını belirten Atak, riskli yapıların dönüşümünde devlet desteği ve bilimsel önceliklendirme gerektiğini söyledi: Kentsel dönüşüm çok kapsamlı ve güçlü bir ifade. Ama bizde ne yazık ki daha çok binasal dönüşümler şeklinde ilerledi. Elbette bu da çok kıymetli. Çünkü can güvenliğidir asıl olan.

Ancak kentsel dönüşüm, bina bazlı dönüşümlerden biraz daha farklı; şehirdeki kronik problemleri de azaltacak, altyapısını daha güçlendirecek, donatılarıyla, yeşil alanlarıyla, parkı bahçesiyle hep beraber aslında daha güçlü bir şehir ortaya çıkaracak dönüşümleri ifade eder. Binalar bireysel olarak dönüşüyor daha çok İzmir'de, bizim gözlemlediğimiz kadarıyla.

Bu da kıymetli ama hangi binaların öncelikle dönüştürüldüğü de daha çok ikili ilişkilerle belirlendiği için devletin burada bir rota çizmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Yaptığımız bu envanter çalışmaları da aslında bu konuda ışık tutmak üzere, merkezi ve yerel yönetimlere 'En problemli gördüğümüz bölgeler buralardır, öncelikli finansal kaynağın aktarılması gerektiğini düşündüğümüz bölgeler buralardır' diyebilmek için biz bu çalışmaları ortaya koyuyoruz.

Vatandaşın kendi imkânlarına terk edilmeden, devlet desteğiyle, mümkün olduğunca bütün konuyla ilgili olan kurumların iş birliğiyle bu dönüşümlerin gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü ekonomik koşullar bugün günümüzü geçirmemizde bile bizleri zorluyorken binanızın geleceğini düşünmek de ne yazık ki ikinci, üçüncü planlarda kalıyor. Oysaki deprem kapıda.

YIKIM TEK ÇÖZÜM DEĞİL Riskli binaların mutlaka yıkılması gerekmediğini, güçlendirmenin de önemli bir seçenek olduğunu belirten Atak, ulusal bir yapı bilgi sistemi kurulması çağrısında bulundu: Bir vatandaş olarak evet, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın lisanslandırdığı kuruluşlar var. Onlara başvurarak aslında 'Binam güvenli mi' sorusuna cevap üretmeye çalışılabilir.

6306 sayılı Kanun'dan faydalanarak, bazı avantajlarından faydalanarak dönüşüm süreçlerine gidilebilir. Ancak sürekli dönüşümü, yıkmayı konuşuyoruz. Oysaki bizim elimizde çok güçlü bir alternatif var: O da güçlendirme. Aslında binaların bütüncül olarak durumlarının ortaya konup güçlendirme mi yapılmalı, dönüşüme mi gidilmeli noktalarında kişilerin kendi ilişkileriyle verdikleri kararlara kalmamalı.

Bunun bütünleşik bir kamu politikası hâline gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ulusal bir yapı sistemi olmalı. Bu yapı sisteminde yer alan binaların teknik özellikleri, mevcut durumları, performansları şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalı. Kişi ev alacaksa, satacaksa ya da sadece kiralayacaksa sonuçta içinde çoluğuyla çocuğuyla barınacaksa o binanın güncel durumunu bilmek en doğal hakkıdır.

Bu tip çalışmaların yaygınlaşması ve şeffaf şekilde paylaşılması gerektiğini düşünüyoruz. BİNALARA 5 YILDA BİR VİZE Deprem olmadan da binaların çöktüğünü hatırlatan Atak, yapıların 5 yılda bir uzman mühendisler tarafından kontrol edilmesini önerdi. Atak, şunları söyledi: Deprem bile olmadan, durup dururken kendi ağırlığı altında göçen binaları daha sık duyar olduk.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

10:55

Bahçeli’den 29 Ekim mesajı: Daha güçlü Türkiye için birlik çağrısı

10:44

Sevdiğim Sensin dizisinin yeni bölümü ne zaman? Sevdiğim Sensin dizisinin son bölümünde ne oldu?

10:39

Bugün kargolar çalışıyor mu? 29 Ekim kargolar tatil mi, kapalı mı?

10:37

Şüpheli şekilde yaşamını yitiren Tuğba Yavaş'ın ölümünün üzerinden iki yıl geçti: 'Gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyoruz'

10:35

Diyanet'ten 29 Ekim mesajı: Bu kez Atatürk'ü unutmadılar!

10:28

Kaya düşürme operasyonu

10:28

Butlan CHP'sinin kurmaylarından 'kurultay' açıklaması: 'Kemal Bey'in sırtındaki hançeri çıkarmak için Kılıçdaroğlu tek aday olmalı'

Pazar yerinde 'tezgah' kavgası kanlı bitti: Biri çocuk 6 kişi bıçaklandıGündem28 Eki 14:32

Pazar yerinde 'tezgah' kavgası kanlı bitti: Biri çocuk 6 kişi bıçaklandı

Yenidoğan Mahallesi'ndeki halk pazarında esnaf arasında başlayan yer tartışması kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüştü. Sabah saatlerinde yaşanan ve çevredeki bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıyan olayda 1'i ağır 6 kişi yaralanırken, kaçan saldırgan her yerde aranıyor.
Deniz çayırları ve pinalar Tuzla'da kayda alındıGündem28 Eki 16:30

Deniz çayırları ve pinalar Tuzla'da kayda alındı

Tuzla'da nesli tehlike altındaki deniz çayırları ve pinalar, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü'nce kayda alındı
İmamoğlu'ndan mektup: Milli irade vurgunu!Gündem29 Eki 04:00

İmamoğlu'ndan mektup: Milli irade vurgunu!

Hafta başında Ekrem İmamoğlu’ndan bir mektup aldık. Hapiste mektup almak hücrede bir pencerenin açılması kadar iyi gelir. Hapiste mektup yazmak bir çığlıktır. Sesini o an kavuşamayacağın uzak bir yere duyurma arayışıdır. İmamoğlu ile geçen yılki koşullarda izin alarak yapabildiğimiz altı görüşmede de hapishane koşullarından söz etmeyi sevmediğini vurguladı.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri