İstanbul Barosu'nda avukatlar bu hafta sonu sandık başına gidecek: Seçim zamanı
Dünyanın en büyük barolarından olan İstanbul Barosu’nda 24- 25 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde genel kurul düzenlenecek.
Dünyanın en büyük barolarından olan İstanbul Barosu’nda 24- 25 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde genel kurul düzenlenecek.

Değişim İçin Avukatlar Grubu adayı mevcut başkan avukat Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı avukat Prof. Ümit Kocasakal, Önce İlke Çağdaş Avukatlar ve Yükseliş Hareketi adayı avukat Hasan Kılıç ve Avukat Hakları Grubu adayı avukat Prof. Osman Korkut Kanadoğlu sorularımızı yanıtladı. ‘ETKİLİ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEK İSTİYORUZ’ Av. Prof.
İbrahim Kaboğlu Değişim için Avukatlar Grubu - İki yıllık başkanlık dönemini nasıl değerlendirdiğinizi düşünüyorsunuz? Sav, savunma ve hüküm diyalektiğinde yer alan üçlü arasındaki eşit ilişki için “avukat haysiyeti” ve “avukat haysiyetine yaraşır yaşam standardı” kavramları ekseninde çok yönlü çalışmalar yaptık.




Her şeyden önce, baronun işleyişini demokratikleştirdik, formasyon programlarını yaygınlaştırdık ve süreklileştirdik. Hem yurttaş mağduriyetlerini giderici hem de avukatlara gelir getirici programları pekiştirdik ve geliştirdik. Bunların başında CMK avukatlığı ve adli yardım hizmetleri gelmekle birlikte, avukat çalıştırma yükümlülüğü bulunan anonim şirketleri harekete geçirdik.
Yanıt vermeyenler hakkında yaptırım düzeneklerini işletmeye başladık. Baro birimlerindeki bilgisayarlar yenilendi, avukatlar için çalışma mekânları genişletildi ve müvekkilleri ile görüşme alanları oluşturuldu. Mekân sıkıntısını aşmak için edinilen bina, İstanbul Barosu Araştırma, Eğitim ve Uygulama Merkezi olarak çok işlevli mekanlar faaliyete geçti.
- İlk dönem adaylık açıklamanızda, tek dönem başkanlık niyetinde olduğunuzu belirtmiştiniz. Sizi yeniden aday olmaya ikna eden gelişmeler nelerdir?
Geçen seçimlerde oy vermeyen grup üyeleri dahil birçok farklı çevreden gelen yoğun talepler ve “hukuk hakkı” istediği için aleyhimize açılan davaları sonuçlandırmak gibi nedenler etkili oldu ise de asıl belirleyici olan; ülkemizde gerileyen hukuk karşısında İstanbul Barosu gibi tarihi, coğrafi ve üyelik yapısı olarak dünyada emsalsiz bir konumda olan savunma kurumu çatısı altında herkes için, her zaman ve her yerde hukuku etkili kılma mücadelesini daha güçlü bir biçimde sürdürme isteği.
- İlk dört maddede olumlu yönde değişiklik yapılabileceğini belirtmiştiniz. İktidarın yeni anasaya çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz? İlk dört maddede değişiklik yapılabilir demedim. “İnsan haklarına saygılı devlet” tanımı, “insan haklarına dayanan laik ve demokratik Cumhuriyet” ışığında daha koruyucu, geliştirici ve ilerletici olarak yorumlanabilir, dedim.
Görüşlerimi özetleyen Değişim için Avukatlar metninde bu konu şu ifadelerle yer alıyor: “Anayasanın 4. maddesindeki değiştirme ve değişiklik teklif etme yasağının koruduğu Cumhuriyeti, temel niteliklerini ve devletin bütünlüğünü savunmak; bu güvencelerin yasama, yürütme ve yargının bütün işlemlerinde karşılık bulmasını gerektirir. Anayasanın 11.
maddesindeki bağlayıcılık kuralını hayata geçirmek, temel hakları korumak ve iktidarı hukukla sınırlamak bu sorumluluğun ayrılmaz parçalarıdır. Cumhuriyetin anayasal güvencelerini aşındıran -ve 2017 kurgusu ile zirveye çıkan düzenleme ve uygulamalara karşı çıkarken, bu güvencelerin insan hakları yönünden güçlendirilmesini savunuyoruz.” - İki döneminiz arasında ne gibi değişimler vaat ediyorsunuz?
Savunma mesleğini saygın kılmak ve yurttaşların uğradıkları hak ihlallerini adil yargılama hakkı gereklerince gidermek ve hukuk devleti ve demokratik devleti olduğu denli hukuk toplumu ile demokratik toplumu ilerletmek için savunma seferberliği. ‘CUMHURİYETİN BAROSU CUMHURİYETİ SAVUNUR’ Av. Ümit Kocasakal Cumhuriyetçi Güç Birliği - Üç dönem başkanlık yaptınız.
Yeniden aday olmanızı sağlayan gelişmeler neler? Üç dönem başkanlık yapıp yüzde 66 oy alıp kendiliğinden bırakmış biri olarak koltuk derdim olmadığı açık değil mi? Derdim ülkenin, hukukun ve avukatlık mesleğinin içinde bulunduğu durum.
Önümüzde sözde “terörsüz Türkiye” perdelemesi altında “yeni anayasa” üzerinden ulus devletin ve üniter yapının, Cumhuriyetin kurucu değerlerinin ve kurumlarının sözde “barışa” feda edileceği dönem var. Amaç 1923 Cumhuriyetini ortadan kaldırıp yeni devlet ve rejim kurmak. İstanbul Barosu’nun, seçilmesinin henüz 5.
dakikasında anayasanın değiştirilemez ilk 4 maddesine olumlu manada “dokunulabileceğini” söyleyerek bu yöndeki bir kalkışmayı meşrulaştıran, böylece Cumhuriyetin temel niteliklerini bir çırpıda feda eden, aynı yolun yolcusu, hukuksuzluklara suspus, meslek için hiçbir şey yapmayan zihniyet tarafından yönetilmesi kabul edilemez.
İstanbul Barosu’nu yeniden Cumhuriyetin ve Atatürk devrimlerinin çizgisine oturtmak, gelen kalkışmaya karşı Cumhuriyeti ve hukuku müdafaa etmek için tekrar adayım. - Ülkedeki siyasi dönüşüme karşın baroların eski etkisinde olabilmesi mümkün mü? Kutsal bir meslek icra eden avukat öncelikle ülkenin bir yurttaşı, toplumun parçasıdır. Dolayısıyla ülkenin, toplumun sorunlarına ve gerçeklerine sırtını dönemez.
Ülkenin bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin kuruluş mimarisi ve ilkelerinin, kurumlarının muhafazası avukatın da sorunu ve yurttaşlık ödevidir. Üstelik bunlar mesleğin yapısını ve işlevini de doğrudan etkilemektedir. Aynı şekilde hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı bir avukatın mesleğini layıkıyla ifa edebileceği tek zemindir ve birincil meslek sorunudur.
Tüm bu hususlar ve siyaset, avukatı ve işlevini doğrudan etkilediğinden barolar bunlara sessiz kalamaz. Kararlı bir tutum etkili olur. - Barolar, terörsüz Türkiye ve yeni anayasa tartışmalarının dışında mı kalmalı, görüşlerini mi açıklamalı?
Avukatın varlığının anlam ifade edebilmesi için Cumhuriyetinin kuruluş ilkeleri temelinde ülkesinin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün güvende olması, buna uygun anayasasının olması ve uyulması şarttır. Avukat Cumhuriyetle, değerleri ve kurumlarıyla vardır. Cumhuriyet ve Cumhuriyetin hukuku, avukatın varlık sebebi ve güvencesidir. Barolar suskun kalamaz. Cumhuriyetin barosu Cumhuriyeti savunur.
Baro, Anayasanın 6/3 maddesi karşısında yeni anayasa yapmanın anayasal dayanağı olmadığı halde yetki ve egemenlik gaspıyla mevcut anayasanın, değiştirilemez maddelerin cebren ilga teşebbüsüne sessiz kalamaz. - Başkan olmanız durumunda ne gibi değişimler yaşanacak? Öncelikle İstanbul Barosu tarihsel-geleneksel cumhuriyetçi çizgisine geri döndürülecek.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika


