ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. İmamoğlu davasında 89. duruşma
Gündem

İmamoğlu davasında 89. duruşma

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 89. duruşması, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasının ardından sona erdi

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 30 Eylül 2026 01:24·Güncelleme: 30 Eylül 2026 01:37·5 dk okumaBu haber 503 kez okundu
İmamoğlu davasında 89. duruşma
İmamoğlu davasında 89. duruşma
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuksuz sanık organizasyon firması sahibi Serkan Yıldız savunma yaptı.

Sanık Yıldız savunmasında, ihalesine girdiği birçok işi alamamaya başladığını söyleyerek, "Bu yüzden de sektörden birçok kişiyle de dert yanardım. Bana bu işlerin Emrah Bağdatlı'dan geçtiğini piyasadan diğer alt taşeronlardan söylediler. Bu süreçte Emrah Bağdatlı tarafından yönlendirildiğini söyleyen Eyüp isimli kişi ile WhatsApp üzerinden telefon görüşmem oldu. Eyüp isimli kişinin bana ulaştığı numarayı avukatım dosyaya sunacaktır." dedi.

İmamoğlu davasında 89. duruşma
İmamoğlu davasında 89. duruşma

Bu kişinin Kültür AŞ çalışanı olduğunu düşündüğünü ifade eden Yıldız, şu beyanda bulundu:

"Çünkü ne kadar alacağım olduğuna kadar tüm ticaretime hakimdi. Bana fatura gönderdiler. Ben de alacağımı ve ticaretimi riske atmak istemedim, ödedim. Fatura karşılığında da tarafıma hiçbir mal, hizmet teslim edilmedi. Hatırladığım kadarıyla Ağustos 2024 gibi aranıp, ağustos sonu ve eylül sonunda tarafıma gelen faturalara istinaden 75 bin lira ile 58 bin liralık ödeme yaptım. O tarihte ne kadar yüksek meblağda alacağım olduğunu isterseniz eğer Kültür AŞ'nin muhasebe kayıtlarından temin edebilirsiniz. O tarihte Kültür AŞ'den 15 milyondan fazla alacağım oluşuyordu. Ben bu işlemi ticari faaliyetime devam edebilmem için mecbur kaldığımdan yaptım. Şirketime giren çıkan, aldığım işlere bakıldığında da anlaşılacaktır."

Yıldız, "Burada benim gibi ödeme yapan diğer şirketler ile ilgili aynı ifadeleri vermişler. Savcı tarafından sanki yapay zeka ile oluşturulmuş gibi iddialar dönüyor. Ancak şirketlerin başına da aynı olaylar gelmiş. İş alabilmek, ödemelerini alabilmek için bu ödemeleri yapmışlar." ifadelerini kullandı.

AA'nın aktardığı habere göre, tutuksuz sanıklardan İBB çalışanı harita mühendisi Yakup Öner savunmasında, örgüt üyeliği suçlamalarını reddederek, kurum içerisinde başkana bağlı olarak çalışan resmi danışman unvanına sahip her biri farklı alanlarda yetkili üç isimin bulunduğunu, bunların Ertan Yıldız, Murat Ongun ile Yiğit Oğuz Duman olduğunu söyledi.

Belediyede kişilerin belirli görev ve yetki alanlarına sahip olduğunu, belli birimlerin danışmanlara bağlı hareket etmesi suretiyle oluşturulduğunu aktaran Öner, herkesin kendi alanında hareket ettiğini, gerektiğinde bu alanların birbirine bağlandığı bir işleyiş söz konusu olduğunu anlattı.

Öner, kendisinin hiçbir zaman yönetim toplantılarına katılmadığını, bunların hiçbirine mensup veya bağlı çalışan biri olmadığını savundu.

Belediye içerisinde Fatih Keleş, Murat Ongun ve Ertan Yıldız'ın farklı yetki alanları bulunduğunu belirten Öner, "Her biri kendi alanını koruyor, birbirlerinin alanına doğrudan müdahale etmiyorlardı. Ancak ihtiyaç olduğunda bu alanlar birbirine temas ediyordu. Belediye dışında ise Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin gibi isimlerin bu yapının dış bağlantıları içerisinde yer aldığını duyuyordum. Dışarıda başka birileri var ise de benim bu isimlere ilişkin net bir bilgim yoktur. Özellikle Murat Gülibrahimoğlu'nun hafriyat işlerini İbrahim Bülbüllü ve Fatih Keleş ile birlikte yürüttüğünü duyuyordum. Ben bunlardan biri değilim." ifadelerini kullandı.

Sanık Öner, hiçbir zaman da toplantılarında bulunmadığını söyleyerek "Kurum içi işleyişte temel çalışma biçimi şuydu, bir iş veya konu gündeme geldiğinde işin niteliği ve ilgili olduğu alan dikkate alınarak ilgili kişi devreye giriyor, belediye içerisinde karar ve yetki mekanizmaları ile dışarıdaki kişi ve şirket ilişkileri bu süreçte birbirini tamamlıyordu. Bu nedenle farklı kişiler ve farklı işler gibi görünmesine rağmen bunların tamamen birbirinden bağımsız olduğunu düşünmüyorum. Aralarında görev ve yetki paylaşımı bulunan, gerektiğinde birbirleriyle koordinasyon sağlayan bir düzen olduğunu düşünüyorum." beyanında bulundu.

İhale süreçlerinde bazı firmalarla görüşmeler yapıldığını ve ihale bedeli üzerinden yaklaşık yüzde 7-10 oranında pay talep edildiğini, bazı firma sahiplerinin kendilerinden öğrendiğini söyleyen Öner, "Ancak ben bu işlerin içerisinde de yer almadım. Bu nedenle bilgim öğrendiklerimden ibarettir. Seçim döneminde belediyeye iş yapan bazı firmalardan kart, nakit veya benzeri taleplerde bulunulduğunu öğrendim. Para işlerinin takibinin Fatih Keleş tarafından yürütüldüğünü ve kimlerden ne miktarda para alındığını bilen kişinin de kendisi olduğunu anladım." ifadelerini kulladı.

Öner, kendisinin Fatih Keleş'e bağlı çalışan biri olmadığını belirterek şunları kaydetti:

"Başkanın Fatih Bey'e yönlendirdiği sınırlı sayıda konu dışında kendisiyle bir bilgi paylaşımım olmadı. Benim gördüğüm kadarıyla çok sayıda danışman bulunmasına rağmen fiilen etkili olan yalnızca üç danışman ve bir kişi vardı. Kişilerin belirli alanlardan sorumlu olduğu, bu alanların gerektiğinde birbiriyle bağlantılı şekilde çalıştığı ve bazı işlerin bu organizasyon içerisinde yürütüldüğü bir yapı bulunmaktaydı. Ben bu işte kişilerin hiçbirinde yoktum. Dolayısıyla bana 'Sen bu işin neresindesin?' diye sorarsanız şu şekilde açıklayabilirim, Başta da söylediğim gibi ben sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı teknik danışmanlığı yapan bir kamu görevlisiyim."

Hakkındaki irtikap suçlamasını reddeden sanık Öner, menfaat karşılığında iş yaptırma şeklinde bir senaryo kurulmasının hem görev ve yetki sınırları hem de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu.

Yasal mevzuatlar kapsamında hareket ettiğini söyleyen Öner, kendisi veya üçüncü kişiler adına bir menfaatte bulunmadığını öne sürdü. Öner, iddianamedeki olaylara ilişkin detaylı anlatımlarda bulunarak, rüşvet iddialarını reddetti.

Sanık Öner, Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, daha önceki etkin pişmanlık ifadelerinin doğru olup olmadığını sorması üzerine, beyanlarının arkasında olduğunu söyledi.

Başkan Aylan'ın, "Gülaylar konusu var. ifadenizde şöyle bir husus geçiyor, bu 22 milyon dolar. Yaklaşık 22 milyon dolar civarında bir maliyeti olduğundan bahsettiniz. Gülaylar bunu kabul etmedi. Bunun üzerine bu durumu Ekrem İmamoğlu'na arz ettiğinizde, 'Başkan bir şey vermeden bu imarı alamazlar.' dedi demişsiniz." şeklindeki beyanını hatırlatması üzerine Öner de "Doğrudur." dedi.

Sanık Öner, Başkan Aylan'ın, "Bunun üzerine Gülaylar grubuyla yapılan protokol neticesinde yaklaşık 5 bin metrekare net konut alanın İBB'ye bırakılması üzere şartlı bağış protokolü imzalandı. Bu kısmı teyit ettiniz beyanlarınızda, doğru mudur?" sorusuna da "Doğrudur. Savcılık ifadelerimin arkasındayım." cevabını verdi.

Kaynak: Habertürk

01:46

'MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri' Altın Koza'da

01:46

Trump'tan "süper zeka" kararı

01:38

Girne feribot felaketi. İki cansız bedenin kimlik tespitleri tamamlandı

01:30

30 Eylül 2026 AFAD ve Kandilli son depremler listesi

01:06

Başka bir gezegendeymiş gibi hissettiren 33 rota

00:56

Resmi Gazete'de yayımlandı... AYM, 'süresiz nafaka' hükmünü iptal etti: 9 ay sonra yürürlüğe girecek

00:56

Malatya'da 4 eğlence merkezi mühürlendi

4 kuzenin ölümüne neden olan sürücü: Bu bir kazaGündem29 Eyl 21:09

Mersin’de dört kişinin öldüğü kazada sanık Melis Kuş’un tahliye talebi reddedildi

Mersin’de cipin refüjde bekleyen yayalara çarpması sonucu dört kişinin öldüğü davanın ikinci duruşması görüldü. Kazada asli kusurlu bulunan ve 22,5 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Melis Kuş, olayın kaza olduğunu savunarak tahliyesini istedi; mahkeme heyeti tutukluluğun devamına karar verdi.
Fon soruşturmasında 1.2 milyar TL’lik 5 lüks villaya el konuldu: 'Muhammed Yarız' ayrıntısıGündem29 Eyl 23:31

Muhammed Yarız ve Serdar Turhan’a ait olduğu belirlenen 5 villaya el konuldu

İstanbul’daki soruşturma kapsamında Beykoz Acarkent’te bulunan ve üçüncü kişiler adına kayıtlı 5 lüks villaya el koyma tedbiri uygulandı. Villaların toplam piyasa değeri yaklaşık 1,2 milyar TL olarak değerlendirilirken, taşınmazların geçmiş devirleri ve mali hareketlerle bağlantıları da incelendi.
Resmi Gazete'de yayımlandı... AYM, 'süresiz nafaka' hükmünü iptal etti: 9 ay sonra yürürlüğe girecekGündem30 Eyl 00:56

Resmi Gazete'de yayımlandı... AYM, 'süresiz nafaka' hükmünü iptal etti: 9 ay sonra yürürlüğe girecek

AYM'nin boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süresiz talep edilmesine imkan veren hükmün iptaline ilişkin kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararın 9 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtildi. Avukat Hakları Grubu'ndan konuya ilişkin yapılan değerlendirmede "Karar, nafakanın her durumda süreli olmasını zorunlu kılmıyor; yeni düzenlemede hâkimin somut olayın koşullarını değerlendirebileceği açık ve öngörülebilir bir çerçeve kurulması gerekiyor" ifadeleri kullanıldı.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri