Burhanettin Duran: Dijital kumar ve sanal bahis gençleri tehdit ediyor
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, yasa dışı bahis ve kumarın bireysel sorunların yanı sıra ailevi ve toplumsal sonuçlar doğurduğunu söyledi. Duran, dijital kumar ile sanal bahsin gençleri tehdit ettiğini belirterek devletin bağımlılıkla mücadeleyi sürdüreceğini ifade etti.
İletişim Başkanı Duran: Gençlerimizi sanal tacirlerin dünyasında savunmasız bırakmayacağız
Haber detayı
Haberin ayrıntıları
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında düzenlenen "Bağımlılığa Dur De: Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele" panelinde yaptığı konuşmada, bağımlılığın insanın kendisini tükettiği bir alan haline geldiğini belirtti.
Her bir birey için çok ciddi ailevi ve toplumsal sonuçlar doğuran bir olguyla karşı karşıya olunduğunu belirten Duran, "İnsanın kendinden başlayarak bütün bir çevresini çürüten bağımlılık, hiçbir surette bir özgürlük meselesi ya da bir tercih meselesi değildir." dedi.
İletişim Başkanı Duran: Gençlerimizi sanal tacirlerin dünyasında savunmasız bırakmayacağız
Dijital çağın, insan davranışlarını dönüştürdüğünü, bağımlılık biçimlerini de tekrar tanımlayarak dönüşüm sürecini devam ettirdiğini söyleyen Duran, eskiden bağımlılık dendiğinde akla kimyasal bağımlılık geldiğini, şimdi ise davranışsal bağımlılıkların eklenerek yaygın hale gelmeye başladığını vurguladı.
Eskiden mekana bağlı bir kumar bağımlılığı olduğunu ve fiziksel erişimin kısıtlanarak, bu durumun kontrol altına alınmaya çalışıldığını söyleyen Duran, şunları söyledi:
"Ancak bugün ciddi bir kırılma yaşıyoruz. Artık küresel ağların ve algoritmik tasarımların ürünü olan dijital kumardan bahsediyoruz. Mobil araçların 'sürekli erişebilirlikle' oluşturduğu 'anlık tatmin' ve 'ödüllendirme' hayatın her alanına sirayet etmekte, yüksek erişim ve 'anonimlik' yani kişinin gerçek hayatta kumar oynuyor olarak etiketlenmemesi bir yandan bağımlılığa eşlik eden yalnızlaşma duygusunu da beslemektedir.
Uygulamaların 'sonsuz akışı' bireylerin sanal dünyadaki sahte cenneti, aslında bütün bunlar bir felaketin işareti. Literatürde 'karanlık desenler' olarak adlandırılan bu 'oyunlaştırılmış uygulamaların' tasarım stratejileri, kullanıcıları sonsuz olarak akışta tutmayı hedeflemekte. İnsan zihninin nasıl çalıştığını bilerek oluşturulmuş stratejilerle manipülasyon yapmakta ve maalesef modern toplumların karşı karşıya olduğu yeni bir halk sağlığı sorunuyla hepimiz yüz yüzeyiz."
Duran, yapılan araştırmaların dijital kumar ve sanal bahisin borçlanmaya dayalı şiddet vakalarını, artan suç oranlarını ve intiharları da beslediğini gösterdiğini vurguladı.
Yeşilay Cemiyeti'nin 2025 yılı verilerine göre, dijital kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların sayısının geçmiş yıllara göre keskin bir artış gösterdiğini belirten Duran, "Maalesef, yine bu verilere göre dijital kumar ve sanal bahis, en büyük sermayemiz olan, en büyük gücümüz olan gençlerimizi tehdit etmektedir. Devletimiz, gençlerimizi bu sanal tacirlerin dünyasında savunmasız bırakmayacak ve bağımlılığa 'dur' diyecektir." dedi.
Yasa dışı bahis ve kumarın, görece yeni bir alan olsa da çok iyi analiz edilmesi gereken bir mesele olduğuna dikkati çeken Duran, bu sistemde tek kazananın algoritmalarla bu sistemi hesaplayan, planlayan mecralar olduğunu kaydetti.
Bu mecraların, kişilerin felaketlerinden kendilerine yeni finans alanları açtığını ifade eden Duran, "Halbuki sonuç ne? Toplumsal yıkım, yıkılan yuvalar, sönen ocaklar, kaybolan hayatlar. Bu sebeple yasa dışı bahis ve kumarın sadece bir maddi istismar konusu olduğunu düşünmemeliyiz. Toplumu topyekun hedef alan bir ahlaki çöküş işareti olarak değerlendirilmeli." ifadelerini kullandı.
Bu alanın ortaya çıkardığı sınamalar karşısında dünyada üç temel yaklaşımın öne çıktığını söyleyen Duran, bunların "tamamen yasaklamayı tercih edenler", "düzenleme ve lisanslama yoluna gidenler" ve "bu alanı doğrudan devlet denetimi altında tutmayı tercih edenler" olduğunu söyledi.
Duran, yasaklama ile devlet denetimi arasında şekillenen bu yaklaşımların, her birinin kendi tartışma alanını beraberinde getirdiğini ifade etti.
Netice olarak sonuç almanın hedeflendiğini belirten Duran, etkili metodun hangisi olduğuna dair, tüm dünyanın tartıştığını belirtti.
Yasakların, VPN kullanımı gibi yöntemlerle kolaylıkla aşılabildiği gerekçesiyle eleştirildiğini, devlet kontrolüne dayalı modellerin ise söz konusu alanı devlet eliyle meşrulaştırdığı yönündeki eleştirilere konu olduğunu vurgulayan Duran, şunları kaydetti:
"Bu noktada şunu ifade etmek isterim, bizim için 'yasa dışı' olarak nitelendirdiğimiz bu alanda, devletimiz, tüm birimleri ile gerekeni yapmaktadır. Burada gerçekten özellikle son dönemde çok etkin bir mücadele yürütülmektedir. Lakin yasakların ötesinde, sanal davranışların neden bağımlılığa dönüştüğünü anlamak ve bu yönde bütüncül politikalar geliştirmek gerekiyor. Bu da devletin vazifesidir. İşte bugün burada bu panelde çok kıymetli katılımcılarla bu politikaların oluşması için hep birlikte gayret göstereceğiz.
Zira hepinizin bildiği gibi, bir bağlantıyı yok ettiğinizde aynı içerik başka bir bağlantıda zuhur ediyor. Yani hesapları kapatmakla bunun sonu gelmiyor. Sanal davranışlar hangi noktada bağımlılığa dönüşüyor, bu davranışlara eşlik eden duygular nelerdir, mesela yalnızlık mı, aile bağlarının kopukluğu mu, kolaycılık mı, ödül mekanizması mı? Bütün bu soruları insan psikolojisinin derinliklerine inerek cevaplandırmak ve bir farkındalık oluşturmak zorundayız."
Bağımlılığın tek başına bireysel bir sorun olarak ortaya çıkmadığını belirten Duran, arkasındaki davranış kalıplarını görmeden, iyileşme damarlarını canlı tutmadan, etkin bir mücadele gerçekleştirilemeyeceğini vurguladı.
Uzmanların, bağımlılık biçimlerinin ister kimyasal ister dijital ve davranışsal olsun, bağımlılıkların nörobiyolojik yapısının birbirine çok benzediğini tespit ettiğini kaydeden Duran, bu durumun arkasında çağın metaya, imaja, ödül mekanizmalarına ve dopamine dayalı yaşam biçiminin bulunduğunu belirtti.