Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Uzmanlara göre iklim adaletinin sağlanması için enerji dönüşümünün işçileri ve kömür bölgelerini koruyacak şekilde planlanması gerekiyor. İklim değişikliği yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir adalet meselesi. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr.
Murat Türkeş, iklim krizinin toplumun tüm kesimlerini aynı şekilde etkilemediğine dikkat çekerek iklim politikalarının merkezine “iklim adaleti”nin yerleştirilmesi gerektiğini söyledi. Türkeş, yoksullar, açık alanda çalışan emekçiler, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerin iklim krizinin etkilerine karşı daha kırılgan olduğunu belirtti.
CAN Europe Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz ise enerji dönüşümünün çalışanları ve kömür bölgelerindeki yerel ekonomileri koruyacak şekilde planlanması gerektiğini vurguladı.
'İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN OLUMSUZ SONUÇLARI HERKESİ EŞİT ETKİLEMİYOR' Türkiye’de artan sıcaklıklar, uzayan sıcak hava dalgaları, kuraklık, aşırı yağışlar ve orman yangınları, iklim değişikliğine uyum politikalarının önemini artırıyor. Bu gelişmelerin sosyal ve ekonomik sonuçları ise özellikle kırılgan gruplar üzerindeki baskıyı ağırlaştırıyor. Prof.
Türkeş, iklim krizinin etkilerinin gelir, yaş, çalışma koşulları ve sağlık durumu gibi faktörlere göre değiştiğini belirterek şöyle konuştu: “Kliması olmayan bir evde yaşayan yaşlı bir yurttaş ile yüksek gelir grubundaki bir kişinin etkilenme düzeyi aynı değildir. Açık alanda çalışan emekçiler, yoksullar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan bireyler çok daha yüksek risk altındadır.”