Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Merkez Ankara projesinin şantiyesinde, 15 Ağustos 2022'de şiddetli fırtına ve sağanakta 3 tonluk demir perde kalıbının devrilmesi sonucu 2 stajyer mühendisin hayatını kaybettiği, birinin yaralandığı kazaya ilişkin davaya devam edildi. Ankara 1.
Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Pasifik İnşaat’ın taşeron firması Bozbaşoğulları İnşaat’ın işveren vekili İnan Yücel, firmanın ustabaşı Bayram Yüksel, inşaat mühendisi Alpcan Ergüven, iş güvenliği uzmanı Emrah Akyol, Pasifik İnşaat Proje Müdürü Sinan Kar ve olayda yaralanan stajyer Ege Kıratlı, kazada hayatını kaybeden Emre Çetin’in babası İsmail Çetin ile hayatını kaybeden Taha Öztürk'ün babası Zeki Öztürk katıldı.
Duruşmada, Mahkeme Başkanı dosyaya yeni bilirkişi raporunun girdiğini ifade etti. Dosyaya giren bilirkişi heyeti raporunda, 15 Ağustos 2022'de Yenimahalle'deki Merkez Ankara inşaatı B Blok'un 5'inci katında meydana gelen kazanın temel nedeninin, yaklaşık üç ton ağırlığındaki demir perde kalıbının uygun şekilde sabitlenmeden bırakılması olduğunu belirtti.
Raporda, kazanın öngörülebilir ve önlenebilir olduğu belirtilirken, kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı kaydedildi. Bilirkişi heyeti, sanıklardan şantiye şefi İnan Yücel'i yüzde 50, kalıp ustası Bayram Yüksel'i yüzde 20, proje müdürü Sinan Kar'ı yüzde 15 ve saha mühendisi Alpcan Ergüven'i yüzde 15 oranında kusurlu buldu. Cumhuriyet savcısı ise esas hakkındaki mütalaasını tekrar etti.
Buna göre savcı, bilirkişi raporu doğrultusunda sanıklar şantiye şefi İnan Yücel ve proje müdürü Sinan Kar’ın, “taksirle insan öldürme ve yaralama” suçundan 2'şer yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını, Emrah Akyol, Alpcan Ergüven ve Bayram Yüksel’in de beraatini istedi.
“GERÇEKTEN İHMALİ VE KASTI OLANLARIN YARGILANMASINI TALEP ETTİK” Duruşmada, kazada hayatını kaybeden Taha Öztürk'ün babası müşteki Zeki Öztürk'ün avukatı Murat Yıldız, söz aldı. Dosyaya giren yeni bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirten Yıldız, şunları söyledi: “Dosyaya son kazandırılan raporu da kabul etmiyoruz. Çünkü soruşturma aşamasından beri gerçekten ihmali ve kastı olanların yargılanmasını talep ettik.
Raporların tamamında taleplerimizin hiçbiri karşılanmadı. Bizim gerçek manada adaletin tesisi için verdiğimiz mücadeledir bunlar. Biz dosyaya, böylesi büyük bir projede, 'Basında, billboardlarda ‘binlerce insan çalıştırıyoruz’ diyen firmanın, şantiyenin idari şeması kazandırılsın' dedik. Bu şemanın ise olmadığı ifade edildi. Bu zaten bu inşaatta düğmenin en başta yanlış iliklendiğini gösteriyor.”
FON SOYGUNUNDA TEDBİRİ İKİ GÜNDE KALDIRILAN FATİH ERDOĞAN... İnşaatın asıl işverini Pasifik İnşaat yetkilileri ile alt işveren Bozbaşoğulları İnşaat yetkililerinin dinlenmesini istediklerini belirten Yıldız, En tepede bu isimler var. Bu isimler, işlemlerin nasıl yapıldığını biliyor.
Bugün Türkiye fon soygunu ile sarsılırken, bu dosyada, iki günde mallarındaki tedbir kaldırılan Fatih Erdoğan bir tarafta iken halkın iki çocuğunun vefat etmesi karınca misali kalıyor dedi. Yıldız, dosyanın tevsi tahkikat talepleri doğrultusunda genişletilmesini isteyerek, şöyle konuştu: “Savcılık esas hakkındaki mütalaasını yeniledi. Bu da dosya savcısının bu dosyayı okumadığını gösteriyor.
Alınan raporlarda ‘Bu olay öngörülebilir bir olay’ deniliyor. Buna rağmen taksirle öldürme suçundan ceza istenmesi hukuksuzluktur. Bu hukuk değil. Valilik olaydan bir gün önce uyarıyor fırtına gelişecek diye. Ayrıca bu çocuklarımıza eğitim verilmemiş, hem raporlarda hem de sanık ifadelerinde var. Daha önce inşaat sahasında bulunmamış bir stajyer ya da üniversite öğrencisi şantiyeye getiriliyor ve 5.
kata çıkartılıyor. Ayrıca söz konusu kalıp da sabitlenmemiş raporlara ve beyanlara göre. Tüm uyarılara rağmen iş devam etti. “SANIKLARIN TAMAMI OLASI KASTLA CEZALANDIRILMALI” Dolayısıyla burada öngörülebilir bir olayın ve neticenin olduğu çok sabit. Burada taksirle öldürme suçundan ceza vermek hukuki bir garabet olarak kayıtlara geçecektir. Kimin ölüp ölmediğinin önemli olmadığı sistemde, bu çocuklar vefat ettiler.
İyi bir ülke, gelecek ve çocuklarımız için bu kar hırsını önlememiz lazım. Hukukun üstünlüğünün kağıt üstünde değil, gerçek manada olduğunu gösteren bir karar verilmesini istiyoruz. Sanıkların tamamının olası kastla cezalandırılmasının ve tutuklanmasını istiyorum.” Duruşmada, kazada oğlunu kaybeden baba İsmail Çetin de söz aldı. Çetin, “4 yıl 2 ay oldu, 50 ay oldu bu olay olalı.
Bizim buraya gelip gitmemiz bizi yaralıyor. Biz ölene kadar bu acıyı çekeceğiz ve biz bu acıyı çekerken sanıkların ceza almamasına dayanamıyorum. Ben buna dayanamıyorum artık. Takdiri size bırakıyorum dedi.
SANIK YÜCEL: “RÜZGAR PERDESİNİ TEMİN ETMEYEN İŞVERENLERİN YARGILANMASINI İSTİYORUM” Pasifik İnşaat'ın taşeron firması Bozbaşoğulları İnşaat'ın işveren vekili İnan Yücel ise savunmasında şu iddialara yer verdi: “Bu davada heyet değişimi dosyayı olumsuz etkiledi. Önceki heyet sorumlulukların tespiti için bilirkişi raporu istemişti ama siz bu kararı iptal ettiniz.
Rüzgar perdesi maliyetinden kaçıp bunu almayanlar belli ve bunu temin etmek zorunda olanlar kanuna göre işverenlerdir. Bunların yargılanmasını istiyorum, benim de hakkımı savunun Hakim Bey. Ben bir yandan patronun yediği haltları temizleyim bir yandan da sahayı denetleyeyim. Patron Halil İbrahim Bozbaşoğulları, kolonun sertleşip sertleşmediğine bakmamı istedi. Biz buna bakarken fırtına çıktı.
Ben de o gün sahadaydım, hiçbirimiz kaçamadık ve ne yazık ki bu çocuklar da kaçamadı. Ayrıca staj yükümlülükleri de üniversite rektörlüğüne bağlıdır. Bu yüzden bu söylediğim isimlerin sorumluluklarının olup olmadığının da tespitini istiyorum. “ASIL SORUMLULAR YARGILANMIYOR” Yücel'in avukatı da savunmasında, “Vekilim özellikle evrak konusunda yetkilendirilmiştir.
Ne işi durdurma yetkisi verilmiştir ne de staj konusunda. Alt iş yetkilisi de o gün şantiyedeydi ve talimatları da o veriyordu. O varken benim müvekkilim sorumlu olamaz. Neden bugün kendisi burada değil? Ayrıca bu kazayı engelleyecek tek şey rüzgar perdesiydi. Rüzgar perdesi parasından yani bir ev parasından kaçınanlar bugün aramızda değil. Kısacası asıl sorumlular yargılanmıyor.
Bu noktada da tevsii tahkikat talep ediyoruz” ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, yeni bilirkişi raporu alınması ve tevsii tahkikat taleplerini dosyaya bir katkı sunmayacağı gerekçesiyle ayrı ayrı reddetti. Tarafların dosyaya yeni giren bilirkişi raporuna karşı savunma yapmaları için süre verilmesine karar veren heyet, duruşmayı 16 Aralık'a erteledi.
Zira bu kadar güçlü olan, hakkındaki tedbiri alelacele kaldıran bir güce sahip, arkasında iktidarın olduğu bir grup elbette ki burada yargılanmayacaktı” dedi.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika