ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Herkesin yolu Özbekistan’a
Gündem

Herkesin yolu Özbekistan’a

‘İpek Yolu’ adlandırması, tahmin edileninin aksine ancak 1877 yılında Alman kâşif Richthofen tarafından ortaya atılmış.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 29 Ekim 2026 23:08·Güncelleme: 30 Ekim 2026 00:03·5 dk okumaBu haber 649 kez okundu
Herkesin yolu Özbekistan’a
Herkesin yolu Özbekistan’a
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Ünlü coğrafyacı bu kadim rotayı bilimsel olarak haritalandırıp kavramsallaştırarak Özbekistan topraklarının tarihsel önemini dünyaya ilan etmiş. Günümüzde ise Özbekistan, birçok ulusun liderleri ve halkları tarafından ipek değil ama sürekli gidip gelinen bir ‘su yoluna’ çevrilmiş durumda.

Yolcuların büyük bölümü Özbekistan’ı gezip ülkelerine dönmek niyetindeyken, büyük sermayelerine alan açma ve dünyayı bölüşüm savaşında olan ülke yönetimlerinin planı biraz daha farklı gibi görünüyor… Gelişmiş ülkelerinin liderleri hızla değişip gelişen Özbekistan’ı bir yatırım cenneti olarak görmekteyken, onların halkları daha çok Orta Çağ Rönesansını yaşamış kadim şehirlerdeki eserleri tanımak niyetiyle geliyorlar.

Dünyanın diğer ülkelerinden gelen konuklar milyonlarla ifade edilirken, Türkiye’den yılda otuz binin altında ziyaretçi alıyor. Dahası, bizden yola çıkanlar Turan ilini keşfetme niyetinde olanlar ve inanç turizmi amacıyla gelenlerin gezginler grubuna eklenmesiyle, Batı’dakilerden daha farklı bir ziyaretçi profili oluşturuyor. Anadolu’dan gelen biz ‘Rumîler’, “Memleketinize geri hoş geldiniz” sözleriyle karşılanıyoruz.

Rum ellerine göçüp mavi gözlü olanlarla onların arkasından ağlayıp gözleri şiştikçe kapanan soydaşların buluşması çok içtenlikli gerçekleşiyor. Gök Tengri zamanında buralarda eğleşen Selçukluların, Müslüman olup hidayete ermiş torunları olarak birbirimize sevgiyle sarılıyoruz.

Bizdeki çay bardağı gibi değil ama açılmış bir kitap şeklinde inşa edilmiş Semerkant terminal binası farklı bir anlayışa geldiğimizi gösteriyor. Daha ilk dakikadan başlayarak, Latin harfleriyle yazılmış Özbek kelimelerini çözme oyunumuza yani bizi Alzheimer olmaktan kurtaracak nefis bir uğraşa başlıyoruz. ‘Qızıl chızıqnı kesıb o’tmang’ yani kırmızı çizgiyi kesip atmadan(!)

pasaport sırasına girip, ‘Kızıl yolak’ yani kırmızı yolu takip ederek gümrükten çıkıyoruz… Özbekistan’a ait ilk somut gerçeklikle geziye başlamadan önce karşılaşmış, bölge ülkelerin içinde en lüksü olarak bilinen otelimizin değiştiğini öğrenmiştik.

Rusların hâlâ Orta Asya dediği, bölge ülkelerinin ise Batı Türkistan diye nitelediği coğrafyadaki beş ülke ile C5+1 adıyla anılan bir platform kuran ABD’nin Rubio başkanlığındaki heyeti için, sorgusuz sualsiz otelden atıldığımız söylenmişti.

Gezi boyunca ‘yabancı heyet’ denince akan suların durduğunu, onlar rahat etsin diye meydanların kapandığını, anıtsal binaların ziyarete yasaklandığını hatta şehirde internet erişiminin kısıtlandığına tanık olacaktık. 2016 yılında ölen Devlet Başkanı Kerimov ’un yerine geçen Başbakan Şhavkat Mirziyoyev sonrası ülkede, Tom Barrack’ın bize önerdiği ‘merhametli monarşi’ dönemine geçilmiş olmalıydı.

Mirziyoyev’in nasıl devlet başkanı olduğu sorusuna, “Kerimov’un cenazesini o kaldırdığı için!” yanıtını almıştık. Demek totaliter ülkelerde sistem böyle işliyordu! ABD ve AB, Mirziyoyev dönemiyle birlikte Özbekistan’a demokratik reformlar dayatmak yerine (!) kritik mineraller, enerji güvenliği, lojistik hatlar ve terörle mücadeleyi ön plana alan görüşmeler sürdürmeyi yeğliyordu.

Özbekistan yüzde 90’a yaklaşan çalışabilir ucuz iş gücü, kritik mineraller başta olmak üzere uranyum, altın gibi değerli emtiası, işlenebilir toprakları, doğalgazı ve stratejik konumuyla çok çekici bir ülkeydi. Ülke toprağı devlete ait olduğu için serbest ticaret bölgeleri oluşturularak yabancı yatırımcıya kapılar çok kolay açılmaktaydı.

Kritik mineraller ve madencilikten tarım ve gıda sanayine, finans ve sermaye piyasalarından teknolojik yatırımlara kadar her alanda başı çeken ABD’nin yanı sıra diğerleri de sıraya girmişti. Akkuyu’yu yapıp işletecek olan Rusya’nın ROSATOM ’u nükleer santral yapımına başlamışken, Çin de dev güneş enerjisi çiftlikleri inşa etmekteydi. Otoyolları Almanlar, demiryolunu Kore yapmıştı.

Tahmin edebileceğiniz gibi enerji sektörünün en ballı kısmı olan depolama, şebekeye entegrasyon sağlama ve dağıtım işleri Cengiz ve Çalık gibi ‘tanıdık’ Türk gruplarına verilmişti. Kültürlerin, inançların, dinlerin kesiştiği İpek Yolu üstünde yer alan Özbekistan, yüzlerce yıl önce bugünkünden çok farklı bir küresel ticaretin içindeydi.

Bugün hepsi UNESCO Kültür Mirası listesine girmiş kadim şehirlerindeki şahane yapılar ve sanat eserleriyle Özbekistan, o dönemlerde de bir çekim alanıydı. Hindistan’dan gelip Çin’e uzanan Budistlikten başlayarak, Zerdüştlük ve sonrasındaki bütün dinler buralarda huzur içinde kendilerini anlatma, savunabilme ortamı bulabilmişler.

Sanatın, felsefenin ve ilmin koruyucuları olan ilk Müslüman topluluk Samaniler ve sonrasındaki uygarlıklar İslam’ın entelektüel merkezini yaratmışlar. Timur ’un torunu olan Mirza Uluğ Bey, 70’ten fazla alim ile çalıştığı Semerkant rasathanesindeki gözlemlere dayanarak Damat Yıldızlar Cetvelini hazırlamış.

Günümüzün Harvard’ı sayılan Registan’daki medreselerden mezun olanların kalpaklarını havaya atması bugünlere miras kalmış. Timur “Kudretimizden şüphesi olanlar varsa yaptırdığımız binalara baksın” sözünü günümüz totaliter rejim özentilerinden çok farklı dile getirmiş. Ünlü hükümdar mühendislik becerisi ve kültürel üstünlüğün bir kanıtı olarak yapılarının ince işçiliği ile övünmüş. Hünerkâr olmaya büyük prim verilmiş.

İbni Sina ’nın şifacılık yaptığı, Firdevsi’ nin destan yazdığı kale bu topraklarda yer alıyor. UNESCO tarafından ‘evrensel deha’ olarak kabul gören El Bîrunî İslam Altın Çağı’nın en önemli bilginlerinden sayılıyor. İslam dünyasının en büyük hadis alimi İmam Buhari, adına yaptırılan çok görkemli kompleks ile günümüzde de yaşatılıyor.

Bütün bunların üstüne insanın aklına şöyle bir soru geliyor: Taşkent metrosuna binen yabancı konuklara yer vermek için zıpkın gibi ayağa kalkan kibar genç insanlar, şahane tarihi yapıların önünde satış yapan yerel satıcılar, ibadet zamanı dışında içine girilmesi yasaklanmış cami ve medreselere çökmüş tarikat ehli, pazar yerindeki satıcılar yani ülkenin sıradan insanları böylesine bir kültürel zenginliğin ne kadar farkında?

Ya da ülkede birikmekte olan maddi zenginlikten ne kadar pay almaktalar? Özbekistan devlet yönetiminin inşa etmekte olduğu milli Özbek kimliğe ne kadar uyum sağlayacaklar? Kendilerine bir aidiyet tanımlamak için ülkelerine gelen Türk Turancısı ve tarikatçısı onları ne denli etkileyecek? Seküler ama totaliter olan rejimleriyle, şeriat özleminde olan sözde demokratik cumhuriyetler arasındaki farkı biliyorlar mı?

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

00:01

Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kamulaştırma davasında ilan yayımladı

23:14

İzmir’de Cumhuriyet’in 103’üncü yılı 1000 dron ve havai fişeklerle kutlandı

22:24

Emine Erdoğan’dan Türk dünyasında dayanışma mesajı

22:19

Emine Erdoğan, TDT liderleri ve eşleriyle resmi yemekte buluştu

21:41

Nevzat Aydın’dan haraç istediği iddia edilen 4 şüpheli gözaltında

21:35

Kapadokya'da peribacası çöktü: Ölenlerin kimlikleri belli oldu!

21:24

Kapadokya’da peribacası çöktü: 3 kişi öldü, 5 kişi yaralandı

İstanbul'da 29 Ekim coşkusu: Türk bayrakları ve Atatürk posterleri havadan görüntülendiGündem29 Eki 13:47

İstanbul’da Cumhuriyet’in 103. yılı Kemeraltı Caddesi’nde kutlandı

İstanbul’un çeşitli noktaları, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında Türk bayrakları ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk posterleriyle süslendi. Beyoğlu’nun Tophane semtindeki Kemeraltı Caddesi’nde oluşan kırmızı-beyaz görüntü, dronla havadan kaydedildi.
İzmir depreminin 6. yılında depremzedelerin konut mücadelesi sürüyor: 'Evini göremeden ölenler var'Gündem29 Eki 09:44

İzmir depreminin 6. yılında depremzedelerin konut mücadelesi sürüyor: 'Evini göremeden ölenler var'

İzmir'de 30 Ekim 2020'de meydana gelen ve 117 kişinin hayatını kaybettiği depremin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen depremzedelerin konut mücadelesi sürüyor. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği Başkanı Haydar Özkan, "Evi yıkılan ama yeni yapılacak olan evini göremeden ölen depremzedelerimiz var" dedi.
Anıtkabir merdivenlerinden kol kola indilerGündem29 Eki 14:18

Anıtkabir merdivenlerinden kol kola indiler

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları için Anıtkabir'deki törene katılan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, törenin ardından merdivenleri kol kola indi
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri