ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Bilimsel düşünce günlük yaşamda tahmin ve kontrol becerileriyle gelişiyor
Gündem

Bilimsel düşünce günlük yaşamda tahmin ve kontrol becerileriyle gelişiyor

Bilimsel düşüncenin yalnızca bilim insanlarına özgü olmadığı, insanların ve hayvanların çevrelerindeki olayları tahmin edip kontrol etmeye çalıştığı belirtiliyor. Metin, çocuklara erken yaşta düşünme becerisi kazandırılmasını ve sosyal medyadaki iddiaların gözlem, deney ve akıl yürütmeyle değerlendirilmesini savunuyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 27 Eylül 2026 12:00·Güncelleme: 27 Eylül 2026 12:31·4 dk okumaBu haber 771 kez okundu
Günlük yaşamda bilimsel düşünce
Günlük yaşamda bilimsel düşünce
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Genelde bilimsel düşüncenin sadece bilim insanlarınca kullanıldığı sanılıyor. Bu görüş yanlıştır. Günlük yaşamda herkes, her zaman ucundan köşesinden bilimsel düşünüyor. Bunun artırılabileceği görüşündeyim. Aslında hayvanlar, sınırlı da olsa bilimsel düşünürler. Nasıl?

HAYVANDA VE İNSANDA BİLİMSEL DÜŞÜNCE İnsanlar ve üst düzeydeki hayvanlar, hayatta kalabilmek için çevrelerindeki olayları tahmin etmek ve kontrol etmek isterler. Köpeğiniz yürüyüşe çıkmak istediğinde tasmasını ağzına alıp yanınıza gelir. Geçmiş yaşantıları bu davranışı sergilediğinde yürüyüşe çıkarılacağını öğretmiştir ona.

Aslanlar sabahın ilk saatlerinde geyiklerin, antilopların su içmeye geldiklerini öğrenmiştir, o gün tekrar geleceklerini tahmin eder ve pusuya yatar. Yani olayı kontrol etmeye çalışır. Çeşitli nedenlerle insanların ve hayvanların olayları tahmin etmeleri ve kontrol etmeleri zorlaşırsa, önce ruh sağlıkları bozulur, sonra da hayatta kalmaları güçleşir.

Hayvanlar da insanlar da tahmin ve kontrol ederler ancak bir tek insanda neokorteks vardır, bu sayede insan sembollere dayanan bir dil kullanır, soyut düşünebilir. Yani insanın tahmin ve kontrol sistemi diğer hayvanlara göre daha gelişmiştir. Bilim insanı geçmiş verilere bakarak yarın hava durumunun nasıl olacağını tahmin edebilir.

Daha da ötesi yağmuru yağdırmak veya yağdırmamak için önlemler alabilir, durumu kontrol edebilir. Sade vatandaş da bulutlara bakarak yağmurun yağıp yağmayacağını tahmin edebilir. BİLİMSEL DÜŞÜNCEYİ ARTIRMAK Günlük yaşamda insanlar sınırlı da olsa bilimsel düşünürler ancak bu yeterli değildir.

Yeteri kadar okumayan, yeteri kadar bilimsel düşünmeyen toplumların gelecekleri karanlıktır ya kandırılırlar ya da köle olurlar. Bu tehlikeden korunmak için anaokulunda itibaren çocuklara bilimsel düşünme becerisi kazandırılmalıdır. Yıllardır çok sayıda ülkede yapılan PİSA sınavında ülkemiz en son 33. oldu. Bu sonucun anlamı ne?

PİSA sınavı 15 yaşındaki gençlerin düşünme becerilerini ölçmektedir, ezberlenmiş bilgiyi ölçmez. Bu sonuç eğitim sistemimizin düşünme becerisini geliştirmediği, birtakım ansiklopedik bilgileri ezberlettiği anlamına gelir. Böyle giderse Ay’a veya Mars’a gidemeyiz. İnsanlarımızda her yaşta düşünme becerisi eksikliği sergiledikleri konusunda pek çok gözlemim var.

Bunlardan birisi şu: Pek çok ilimizde iki kişi kebapçıya gittiğimizde birimiz bir porsiyon, diğerimiz yarım porsiyon Adana istediğimizde, “Bir porsiyon olur ama bizde yarım porsiyon” yok diyorlar. Bir buçuk porsiyon var mı diye sorduğumuzda olduğunu söylüyorlar. “Peki bir buçuk porsiyon yaptırın, birimize bir, değerimize yarım porsiyon getirin” dediğimizde, “İyi de efendim bizde yarım yok” diyorlar.

Sonuçta bir buçuğun, “1+1/2” olduğunu bilemiyorlar. Bu bir düşünme becerisi eksikliğidir, bilimsel düşünmenin an alt basamağını atlayamamak demektir. Ezbere bilgiye saplanıp kalmak, önyargıyı aşamamak demektir. Son yıllarda Instagram’da birçok bilgi var. Herkes görüşünün bilimsel olduğunu savunuyor. Bir bilim insanına bu bilgilerin doğru olup olmadığını sorabilirsiniz.

Daha da iyisi siz kendiniz bu bilgileri akıl süzgecinden geçirerek değerlendirebilirsiniz. Örneğin bazıları Instagram’da, “Bir kişi idrarını ve çıkardığı gazı koklarsa kalp hastalıklarından, kanserden, prostattan korunmuş olur” diyor. Bu bilgiyi ciddiye alanlar var mı, bilmiyorum. Bu iddia karşısında “Her halde doğrudur” demeden önce akılcı düşünmek gerekiyor.

Aklıma bu konuda ilk gelen şey şu: Madem idrar ve gaz bu denli yararlı, o halde bunlar vücuttan atılmadan önce uzun süre vücutta tutuluyor, yararlı olacaklarsa bu süre zarfında yararlı olurlar. Vücuttan atıldıktan sonra onları iki saniye koklamak niçin bu kadar yararlı olsun? Bu akıl yürütmenin dışında bilimsel olarak düşünmek istediğimizde şunu söyleyebiliriz. Pozitif bilim gözleme ve deneye dayanır.

Bu vücut atıklarının yararlı olup olmadığını deneysel desen içinde inceleyebiliriz. İlk önce bir deney grubu oluşturacaksınız, sonra bedensel özellikleri ve hastalık geçmişleri bu gruba benzeyen bir kontrol grubu oluşturacaksınız, yıllarca deney grubunun kendi vücut atıklarını koklamasını, kontrol grubunun ise koklamamasını sağlayacaksınız. (Bunu sağlamanız mümkün değildir.)

Eğer sonuçta deney grubunuzdaki denekleriniz kalp ve benzeri hastalıklara kontrol grubuna oranla manidar olarak daha az yakalanıyorsa hipoteziniz doğru çıkar. Aslında böyle bir araştırma yapılması, kontrol grubuna vücut atıklarının hiç koklatılmaması mümkün değildir. Şayet bunu becerebilirseniz kontrol grubunun bile bile hastalanmasına yol açarsınız, bu da etik değildir.

İşte bu sonuca ulaşabilmek için bilimsel düşünce gereklidir.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

13:45

İstanbul'a uyarılar peş peşe geliyor. Saat 19.00'dan sonrasına dikkat

13:40

Güzün tadını çıkarmak isteyenlere: Türkiye’nin en güzel sonbahar rotaları

13:38

Yankı Bağcıoğlu'ndan iktidara 'Özata Tersanecilik' çağrısı: 'Tüm proje ve sözleşmeler incelensin'

13:36

Preveze Deniz Zaferi’nin 488. yılında İstanbul Boğazı’nda 15 gemi geçiş yaptı

13:36

Antalya'da deniz, havadan sıcak!

13:36

Türkiye'den jeopolitik risklere karşı tarım diplomasisi hamlesi

13:32

Rusların gözdesi Türkiye: Geçen yıl 3 milyon 713 bin kişi ziyaret etti

Daha 17 dizisinin yeni bölümü ne zaman yayımlanacak? Daha 17 dizisinin son bölümünde ne oldu?Gündem27 Eyl 09:57

Daha 17 dizisinin 18. bölümü 27 Eylül’de Kanal D’de yayımlanacak

Daha 17’nin yeni bölümünde Aras, kardeşi Teoman’ı korumaya çalışırken vurulmasının ardından Serhat’ın öldüğü geceye ilişkin izleri takip edecek. Teoman’ın hazırladığı oyun, iki kardeşi geçmişin karanlığıyla yeniden karşı karşıya getirirken Şebnem’in yaşadığı çözülme de sürecek.
Annesinden ayrılan her canlının yası: Yas, umut ve sütGündem27 Eyl 12:00

Elif Eda’nın “Süt Çiftliği”, kayıp ve iyileşmeyi ortak yoksunlukta buluşturuyor

İlk uzun metrajı “Süt Çiftliği”nde Elif Eda, ailesini kaybeden İrem ile savaş ve sürgünün izlerini taşıyan Halid’in hikâyesini, annelerinden ayrılan buzağıların çaresizliğiyle kesiştiriyor. Ayvalık Film Festivali’nde gösterilen film, insan ve hayvanların ortak kayıp duygusunu pastoral bir dünyada işlerken umudu da koruyor.
O anlar kamerada: Böcek korkusuyla balkon duvarının üzerine çıktı, intihar girişimi sanılınca itfaiye çağrıldıGündem27 Eyl 09:53

Hatay’da böcekten korkup balkon duvarına çıkan kadın itfaiye tarafından kurtarıldı

İskenderun’da ilaçlama sırasında balkonda böcek gören kadın, korkuyla duvarın üzerine çıktı ve mahsur kaldı. İntihar girişimi sanılarak çağrılan itfaiye ekipleri, merdivenle balkona ulaşarak kadını kurtardı; olayda olumsuzluk yaşanmadı.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri