Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Geçtiğimiz haftaki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında yeniden hız kazanan müzakereler, daha önceki bölümlerin bir tekrarı gibi. İran bir teklif yaptı, aylardır ısrar ettiği aynı şartları sıraladı ve Trump teklifi buruşturup çöp kutusuna attı. Oyuncular değişmiyor, replikler değişmiyor, sahne ve dekor da değişmiyor. Karşılıklı yalanlamalar? Onlar bile tıpatıp aynı.
*Açıkçası bu görüşmeleri ümit verici kılabilecek bir ihtimal göremiyorum. Özellikle size son birkaç haftadır Trump’ın ara seçimleri beklediğini anlattığımı da dikkate alırsak, şu an yaşanan gelişmelerin ışığında Trump’ın sanki bir temas varmış gibi zaman kazanmaya çalıştığını söylemek oldukça makul. Peki zaman kazanarak eline ne geçecek Trump’ın? Çok basit.
Özellikle Temsilciler Meclisi’nin elden gitmesini iyice sindirmiş olan Trump, en azından Senato’yu da kaybetmemek için hem tansiyonu aynı seviyede tutmaya çalışıyor hem de ABD tahvillerini ve petrol fiyatlarını... Bir de sürekli tekrar etmeye başladığı “seçim sonrasını bekleyin, çok hızlı bir çözüm olacak” sözleri sanki kopacak daha büyük bir fırtınanın habercisi gibi.
*Bu işi uzlaşarak çözme noktasını geçeli çok oldu gibi geliyor bana. Bu noktadan sonra iki taraftan birinin pes etmesi gerek... Ve ben daha o raddeye geldiğimizi düşünmüyorum. BAK SEN GELİN HANIMAKIMBERLY Guilfoyle ismini bu köşenin sıkı takipçileri iyi hatırlayacaktır. Guilfoyle, California Valisi Newsom’ın eski eşi. Aynı zamanda Trump’ın da eski gelini. Oğlu Don Jr.
ile uzun süre nişanlı kaldıktan sonra ayrılmışlardı. Ayrıldıktan sonra da baba Trump, Guilfoyle’a ya da oğluna ödül olarak eski gelini Yunanistan’a büyükelçi olarak atamıştı. *Wall Street Journal’ın iddialarına göre Guilfoyle, “Balkanlar Valisi” gibi bölgede racon kesiyormuş. Balkanlar’da Bulgaristan, Arnavutluk gibi ülkelerden Amerikan gazı satabilmek için yoğun lobi yapıyormuş. Bunda bir şey yok.
Fakat yanında sürekli Christos Marafatsos diye 39 yaşındaki bir adam varmış. Marafatsos aslında Yunan inşaat ve enerji şirketi Aktor Group’un lobicisiymiş. Kimberly Guilfoyleİddia o ki Guilfoyle bu şirketi ısrarla “ABD devletinin resmi desteklediği şirket” gibi tanıtıyormuş, Aktor CEO’sunun özel uçağıyla seyahat ediyormuş, adamı resmi görüşmelere sokuyormuş.
Aktor bu işlere yeni girmiş bir şirket olmasına rağmen Arnavutluk’ta 6 milyar dolarlık anlaşma falan kapmış. *Bitmedi... Eski gelin hanım Mart 2026’da Atina’da bir akşam yemeğinde Yunanistan Enerji Bakanı Stavros Papastavrou’ya da ayar vermiş. O aralar Romanya hükümeti sallantıda. Düşecek gözüyle bakılıyor. Guilfoyle, Yunan bakana demiş ki... “Bunu istediğimiz her ülkede yapabiliriz. Burada da yapabiliriz.”
Resmen seçilmiş hükümete darbe tehdidi yani. Papastavrou da “ABD, halkın seçtiği hükümeti değiştiremez” diye cevap vermiş güya. *Olaylar gerçekten acayip. Başkan’ın Yunanistan’ yolladığı eski gelin resmen “Balkanlar Valisi” görevi biçmiş kendine. Bakalım daha neler çıkacak... SEN MİSİN TRUMP’A BULAŞANTRUMP, Wisconsin’daki küçük bir bira üreticisi ve siyaset ne alaka diye soracak olursanız... Hemen anlatayım.
Minocqua isimli şirket, yılın başlarında isim vermeden Facebook’ta bir paylaşım yapıyor: “Öldüğü gün tüm gün herkese bedava bira.” İsim vermiyorlar ama... Kim olduğu belli diye düşünülüyor: Başkan Trump. *Wisconsin eyaleti kimde? Cumhuriyetçilerde. Eyalet de tabii hemen memurları göndermiş... Açmışlar tek tek defterleri. Bir şey bulmamak mümkün değil. “Sen Illinios eyaletinden mal getirdin ama lisansın yok” demişler.
“Vergilerde usulsüzlük var” demişler ve bira üreticisinin alkol lisansını iptal etmişler. *Üreticinin sahibi isyan ediyor... “Böyle giderse yıl sonu batarız” diyor. Yalnız işin trajikomik yanı da şu: İsim vermeden bile olsa “öldüğü gün bedava bira” diye yazmasa ne vergi ne lisans muhabbeti ortaya çıkacaktı. İşine bakmaya devam edecekti. Buradan çıkarılacak ders ne bilemedim.
“Sen esnafsın siyasete bulaşma mı” yoksa “ey eyalet sen Trump’a bulaşmasalar neredeydin mi”? HALKTAN KOPUŞSEÇİME bir ay kala Amerikalının konuştuğu tek şey var: Hayat pahalılığı. Vaat edildiği gibi fiyatlar düşürülemedi, aksine benzin son 6 ayda yüzde 50 arttı, mazot yüzde 80 arttı, markette fiyatlar her geçen gün daha da pahalı hale geliyor. *Bu sırada Trump, Çin Devlet Başkanı Şi’ye ziyafet veriyor demeyeceğim.
Verilir. Devlet ziyaretidir. Protokoldür. Mesele o değil. Mesele... Ziyafetten sonra sosyal medyaya düşen bir yapay zekâ videosu. “Dün gece neler yaşandı” diye bir video. Trump, Şi ve heyetler parti yaptı, yenildi, içildi, gece çılgın geçti tarzı komik de olmayan bir video. Dan Scavino*İşin tuhaf yanı... Trump’ın en yakın danışmanlarından, Özel Kalem Müdür Yardımcısı Dan Scavino’nun bu videodan bir kesit paylaşması.
“Halktan kopuğuz, halk ağır fiyatlar altında eziliyorken biz partiliyoruz, dikkat etme gereği de duymuyoruz” demenin başka bir yolu mu acaba?.. YEMEZLERBRETT McGurk... Bu ismi çok yakından tanıyorsunuz. Obama döneminde YPG/PKK’ya Suriye’de özerk alan açma fikrinin mimarlarından. Biden döneminde ise doğrudan Ortadoğu’nun yetkileri eline verilen isim. “Şimdi nereden açtın bunun bahsini yine” demeyin bana.
Kendisi The Atlantic’e uzun bir yazı yazdı. Yazının bir bölümünde İsrail’in Nisan 2024’te İran’ın Suriye’deki diplomatik misyonunu vurarak İranlı diplomatları öldürmesini de anlatıyor. Hatırlarsanız ilk İsrail-İran çatışması o zaman çıkmıştı. *“Öfkeli” Biden, güya Netanyahu’yu aramış ve demiş ki: “Bibi, oğlum, ne yapıyorsun sen... (Burada küfür var)? Beni Noel Baba mı sanıyorsun?
İsrail’de Noel Baba yok, birader” demiş. Brett McGurk Şimdi şöyle bir bakalım. Biden, İsrail’i İran saldırılarında korudu mu? Korudu. Hemen sonrasında Refah operasyonunda desteğine devam etti mi? Etti. Başkanlığının geri kalanında İsrail’e daha fazla bomba ve silah yolladı mı? Yolladı. *Ben de şöyle sorayım o zaman: Brett, oğlum, bizi enayi mi sanıyorsun? Yemezler.
Kaynak: Hürriyet