ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Kültür
  3. Oyunculukta yaş tartışmasına Adile Naşit, Demet Akbağ ve Marlon Brando örnekleri
Kültür

Oyunculukta yaş tartışmasına Adile Naşit, Demet Akbağ ve Marlon Brando örnekleri

Sosyal medyada oyuncuların yalnızca kendi yaşlarına uygun karakterleri canlandırması gerektiği yönündeki tartışma, oyunculuk sanatının temelini yeniden gündeme taşıdı. Adile Naşit, Demet Akbağ ve Marlon Brando gibi oyuncuların farklı yaşlardaki karakterlerle sergiledikleri performanslar, ikna edici oyunculuğun biyolojik yaşla sınırlanamayacağını gösteren örnekler arasında yer alıyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 27 Eylül 2026 09:14·Güncelleme: 27 Eylül 2026 09:25·4 dk okumaBu haber 639 kez okundu
Gereksiz bir tartışma daha
Gereksiz bir tartışma daha
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Oyuncuların sabrı, raf ömürleriyle ilgili tartışmalardan sonra bu kez de abesle iştigal başka bir tartışmanın fitili ateşlenerek sınandı. Oyunculuk zanaatını tümüyle hiçe sayan "Oyuncular, sadece kendi yaşlarına eşit olan karakterleri canlandırmalılar" başlığı altındaki tartışma, hafta içinde sosyal medyada bir hayli gündem teşkil etti.

Belli ki bu tartışma; bir yapımda kullanılan kötü bir yaşlandırma/gençleştirme tekniği ve zayıf bir oyunculuk performansı sonucunda, canlandırılan karakterin sakil durması nedeniyle ortaya çıktı. Ne var ki "İstisnalar kaideyi bozmaz" veya "Kötü örnek, örnek değildir" ilkelerinde olduğu gibi sinema ve televizyon tarihi; başarılı bir yaşlandırma/gençleştirme tekniği eşliğinde, kendi yaşından çok daha küçük ya da çok daha büyük karakterleri muazzam bir başarıyla canlandırarak efsaneleşmiş oyuncuların örnekleriyle dolu. Zira oyunculuk sanatı; fiziksel görünüme bağlı kalmaksızın başka bir yaşın enerjisini, olgunluğunu, travmalarını veya masumiyetini yansıtabilmeyi, kısacası zamansızlaşabilmeyi gerektirir.

Gereksiz bir tartışma daha
Gereksiz bir tartışma daha

Adile Naşit, henüz 25 yaşındayken 'Masif İskemle' tiyatro oyununda 65 yaşındaki bir kadını canlandırdı. Naşit, yaşlı kadın karakterini o kadar gerçekçi canlandırdı ki, kendisini sahnede seyreden Anadolu Film'in oyuncu seçmelerinden sorumlu kişisi Hüseyin Peyda, "Sizinle yarın ofiste iş görüşmesi yapmak istiyorum" diyerek Adile Naşit'e haber gönderdi. Naşit, ofise gittiğinde Peyda, "Büyük bir şaşkınlık yaşayarak; "Sizi değil, oyundaki 65 yaşındaki kadını çağırdık" dedi.

Aslında bu durum sinemadan da önce tiyatro sahnelerinde var olan bir gelenek. William Shakespeare döneminde de geleneksel Türk Tiyatrosu döneminde de sanat şaheseri olarak kabul edilen yaşlı, genç, kadın ya da erkek karakterlerin ustalıkla değiştirildiği yığınla oyun sahnelendi.

Belli ki "Oyuncular sadece kendi yaşlarına eşit olan karakterleri canlandırmalılar"dan yana taraf olanlar oyunculuğun gerçeği birebir kopyalama mecburiyetinde olmadan aksine, ikna edici bir gerçeklik yaratma sanatı olduğunun farkında değil. Eğer her oyuncu ille de kendi yaşına eşit yaşa sahip karakterleri canlandırsaydı başyapıtlardan mahrum kalınırdı. Oyunculuğun sınırlarını kimlik kartlarındaki doğum tarihiyle belirlenmeye çalışıldığı bu tür yapay tartışmalar, kısır döngü oluşturmaktan başka işe yaramıyor.

Avrupa'daki oyunculuk okullarında öğrenim gören erkek oyuncuların mezuniyet tezlerinden biri Arthur Miller'in 'Satıcının Ölümü'ndeki 60'lı yaşlarındaki çökmüş bir seyyar satıcı olan 'Willy Loman'ın trajedisini ve yaşlılığını canlandırmasıdır.

Bu tür sığ tartışmaları görünce insanın aklına ilk gelen filmlerden biri hiç şüphesiz 1977 yapımı 'Ana Ocağı' oluyor. Osman F. Seden'in yönettiği film çekildiğinde, anne-oğul karakterlerini canlandıran Fatma Girik 34, Kadir İnanır ise 27 yaşındaydı. Aralarındaki sadece 7 yıllık yaş farkına rağmen oluşturdukları o derin ana-oğul bağı, izleyicilerin gözünü bir an olsun tırmalamadı.

Yine aynı yıl, yine aynı yönetmenle çekilen 'Meryem ve Oğulları'nda Fatma Girik yine başroldeydi. Girik'in canlandırdığı 'Anne' karakterinin oğullarını ise 29 yaşındaki Erol Evgin, 33 yaşındaki Serdar Gökhan ve 27 yaşındaki Mahmut Cevher canlandırdı.

Kimse çıkıp da "Aaaa ne oluyor? Aralarındaki yaş farkı anne-oğulu canlandırmalarına uygun değil" demedi. Elbette kırlaştırılmış saçlarıyla yaşlı gösterilen Fatma Girik'in oyunculuk gücünün bu başarıdaki payı büyüktü. Asıl mesele, Girik'in canlandırdığı karakterin yaşının ruhunu ve duruşunu izleyicilere geçirebilme becerisiydi.

Daha yakın dönemdeki unutulmaz bir yapıma bakarsak; 'Vizontele'de 'Siti Ana'yı canlandıran Demet Akbağ, filmin vizyona girdiği 2001'de 40 yaşındaydı. Çocuklarını canlandıran Tuncer Salman; 35, Mesut Çakarlı; 30 ve Tolga Çevik; 26 yaşındaydı.

"Demet Akbağ ile çocuklarını canlandıran oyuncuların yaşları arasında ana-oğul olamayacak kadar az fark var" diyerek kimse sinema salonlarından uzak durmadı; dursaydı, 'Vizontele' gişe rekoru kıramazdı.

Canlandırdığı karakterin ses tonundan konuşma biçimine kadar her ayrıntıyı ince ince işleyerek kamera karşısına geçen Demet Akbağ, 60'lı yaşlardaki bir kadını kusursuz bir başarıyla canlandırmasaydı, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülüne lâyık görülmezdi.

Yabancı yapımlara baktığımızda da tablo değişmiyor; aksine dünya sinema tarihi bu tarz ikonik yüksek oyunculuk performanslarıyla dolu.

Sinema tarihinin eskimeyen başyapıtlarından 3 Oscar ödüllü 1972 yapımı 'Baba I'in gösterime girdiği yıl Marlon Brando 47, canlandırdığı mafya babası 'Don Vito Corleone' 63 yaşındaydı.

Marlon Brando için kimse "Kendi yaşıyla karakterin yaşı arasında çok fark var" diyerek oyunculuk dehasını es geçip filmi görmezden gelmedi. Üstelik Brando 'Don Vito Corleone' karakteriyle 'En İyi Erkek Oyuncu' dalında Oscar ödülü kazanırken film, 2026'nın değeriyle 2 milyar dolarlık hasılata ulaştı.

Dünya nüfusunun sadece 3 milyar 800 milyon olduğu bir dönemde 'Baba I'in sinema salonlarına çektiği izleyici sayısının ne kadar yüksek olduğu aşikâr.

Bir diğer örnek, 2002 yapımı 'Örümcek Adam'dı. Tobey Maguire, filmde 27 yaşındayken lise sıralarında ter döken 17-18 yaşında bir genci canlandırdı ve kimse onun lise forması içindeki haline yabancılık çekmediği gibi büyük bir ilgi gören film, 2026’nın değeriyle 1 milyar 500 milyon dolarlık hasılat elde etti.

Daha da uç bir örnek vermek gerekirse, yine 2002'de gösterime giren 'Harry Potter ve Sırlar Odası'nda 14 yaşındaki hayalet 'Mızmız Myrtle' karakterine hayat veren Shirley Henderson, gerçekte 36 yaşındaydı. Kimsenin çıkıp da "Bu ne kardeşim?" demediği gibi bu film de 2026'nın değeriyle 1 milyar 500 milyon dolarlık hasılata ulaştı.

Kaynak: Habertürk

09:39

İstanbul'da eğlence mekanına silahlı saldırı: İzlerini kaybettirdiler

09:39

e-YDS 2026/10 sonuçları açıklandı mı? e-YDS 2026/10 sonuçları nereden ve nasıl öğrenilir?

09:37

Son dakika... Fon soruşturması: Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel gözaltına alındı

09:33

Trump'tan Küba mesajı: Anlaşabiliriz

09:32

Fon krizi, kamusal alanlarda sigara yasağı, 13. Yargı Paketi... TBMM, 1 Ekim'de açılıyor: Gündemde neler var?

09:31

Eski karısını sokakta kovalayıp katletti!

09:31

Ernest Muçi attı, Arnavutluk galibiyet hasretini bitirdi

‘Kökten Geleceğe’ sergisi Rami Kütüphanesi’ndeKültür27 Eyl 07:00

‘Kökten Geleceğe’ sergisinde dört sanat dalından yaklaşık 40 eser Rami Kütüphanesi’nde

Çınar Uluslararası Kültür ve Sanat Derneği’nin Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında hazırladığı sergide çini, vitray, geleneksel keçe ve esnek soğuk porselen eserleri yer alıyor. Özgün Küçükkahraman Yazgan’ın küratörlüğündeki sergi, 4 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek; ayrıca farklı sanat dallarında atölyeler düzenlenecek.
"Beni bununla beraber kabul ediyor"Kültür27 Eyl 09:15

Mahir Günşiray, Claude’un anısını Hatice Aslan’la paylaştığı evde yaşatıyor

Mahir Günşiray, 2023’te hayatını kaybeden eşi Claude Leon Günşiray’ın anısına Hatice Aslan’la yaşadığı evde de yer verdiğini anlattı. Oyuncu, Claude’un kaşkolü ve fotoğrafının evde bulunduğunu, Aslan’ın ise geçmişiyle birlikte kendisini kabul ettiğini söyledi.
Petek Dinçöz: Nazara karşı haftada bir kendimi tuzluyorum!Kültür27 Eyl 08:32

Petek Dinçöz, yeni şarkısı “Liste”yi duyurdu: “Listeleri karıştırmaya geliyorum”

Müziğe verdiği aranın ardından sahnelere dönen Petek Dinçöz, Orhan Gencebay’ın “Dilenci” eserini seslendirdi. Şarkıcı, ekim ortasında yayımlamayı planladığı hareketli parçası “Liste”yi ilk kez açıklarken nazara karşı haftada bir kendisini tuzladığını söyledi.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri