"Geleceğimizden bir parçayı ateşe veriyoruz"
Iğdır Üniversitesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nce düzenlenen "Sürdürülebilir Ekosistem için Anız Yakma" panelinde konuşan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Iğdır Üniversitesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nce düzenlenen "Sürdürülebilir Ekosistem için Anız Yakma" panelinde konuşan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Iğdır Üniversitesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nce, Karaağaç Yerleşkesi'ndeki 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu'nda "Sürdürülebilir Ekosistem için Anız Yakma" paneli düzenlendi.
Anız yakmanın toprağa ve ekosisteme verdiği zararların ele alındığı panelde çiftçi ve üreticiler bilgilendirildi.
Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Ekrem Gürel,, burada yaptığı konuşmada, çiftçilerin pratik bir temizlik yöntemi zannettiği anız yakma eyleminin toprağın kalbini durduran, bereketini kül eden yıkıcı bir kötü alışkanlık olduğunu söyledi.
Anız yakmanın zararlarını anlatan Gürel, "O ateşe verilen sadece sap ve saman değildir. O ateşle birlikte toprağı diri tutan milyonlarca canlı, toprağın nemi, bereketi ve bin yılda oluşan canlı dokusu yok oluyor. Yakılan her anızla geleceğimizden bir parçayı ateşe atıyoruz. Toprak bir kez küstü mü onu hiçbir teknoloji, hiçbir gübre kolay kolay geri getiremez" diye konuştu.


Gürel, çiftçilerde bu bilincin oluşmasının son derece önemli olduğunu belirterek, "Bizler gelecek nesillere avuçlarımızda kül değil hayat fışkıran cömert bir toprak bırakmak zorundayız. Bu bizim tarihi sorumluluğumuz. Laboratuvarda ürettiğimiz en ileri teknoloji, geliştirdiğimiz en nitelikli tohum bile cansız ve yakılmış bir toprakta kök salamaz, gelişemez. İşte bu yüzden anızla mücadele bizim için sıradan bir çevre duyarlılığı değil, doğrudan bir varlık ve kalkınma mücadelesidir" şeklinde konuştu.
İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş de anız yakmanın gelecek sezonlarda kapasitenin düşmesine yol açtığını anlattı. Anız yakmanın çevreye ve doğaya verdiği zararları aktaran Tingiş, şunları kaydetti:
"Anızın yakılması kısa vadede kolay ve düşük maliyetli bir uygulama gibi görülse de toprağa ve çevreye önemli bir şekilde zararlar vermektedir. Topraktaki organik maddeyi azaltmakta, toprak yapısı ve su tutma kapasitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Toprakta bulunan canlı, faydalı organizmalar da zarar görmektedir. Bunun sonucunda uzun vadede toprak verimliliğinde düşüş yaşanabilmektedir ve verim kaybıyla karşı karşıya kalmaktayız. Anız yangınları yoğun duman ve hava kirliliğine neden olmakta, özellikle kara yollarında ve yakın alanlarda görüş mesafelerini düşürmekte, trafik güvenliği açısından da ciddi risk oluşturmaktadır."
Ekrem Gürel, anız yakmanın toprağın canlı dokusunu, nemini ve bereketini yok ettiğini belirterek, "Yakılan her anızla geleceğimizden bir parçayı ateşe atıyoruz" dedi
Kaynak: Habertürk