Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Fransa'da 21 Eylül'de Paris 'in güneydoğusundaki Créteil 'de bulunan Saint-Exupéry Lisesi 'nde, öğretmen eksikliğine tepki olarak başlayan protestolar, birkaç gün içinde Paris banliyölerinden ülkenin büyük kentlerine sıçradı. Le Monde 'a göre, 29 Eylül Pazartesi günü 180 lise eylemlerden etkilenirken, 1 Ekim'de bu sayı 1. 027 'ye çıktı; 222 lise tamamen bloke edildi.
Böylece ülkedeki liselerin dörtte birinden fazlası hareketten etkilenmiş oldu . Başlangıçta öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, ağır ders programları, bakımsız okul binaları ve üniversiteye giriş sistemi Parcoursup 'un yarattığı baskı etrafında şekillenen hareket kısa sürede başka bir evreye geçti.
Nantes'taki Nelson-Mandela Lisesi 'nin giriş bölümü yandı; Paris , Strasbourg ve başka kentlerde araçlar ve çöp konteynerleri ateşe verildi, Marsilya ve Toulouse'da polisle çatışmalar yaşandı. İçişleri Bakanlığı, 1 Ekim akşamında durumu öğrenci taleplerinin ötesine geçen 'kentsel şiddet' olarak tanımladı ve çevik kuvvet ile jandarmayı sahaya sürme kararı aldı.
Hareketin büyüme hızı dikkat çekici: Le Monde'un aktardığı resmi verilere göre, pazartesi 180 olan etkilenen lise sayısı üç gün sonra 1. 020'yi aştı . Uzmanlara göre, sosyal medyada yayılan polis müdahalesi görüntüleri yeni protestoları besliyor. ÖĞRENCİLER TALEPLERİNDE HAKLI MI?
Le Monde’un Eğitim Bakanlığı verilerinden aktardığına göre, 2024-2025 eğitim yılında öğretmenlerin yerine atama yapılamaması nedeniyle 15,4 milyon ders saati boş geçti. Öğretmen sendikası SNES-FSU ’nun bu eğitim yılı başındaki araştırmasında ise ortaokul ve liselerin yüzde 53 ’ünde en az bir öğretmenin eksik olduğu belirlendi.
AFP’nin derlediği verilere göre, liselerde ortalama sınıf mevcudu 2010 ’da 27 iken 2025 ’te 30-35 öğrenciye yükseldi. Parcoursup ise öfkenin ikinci önemli odağı: 2026’daki ana yerleştirme süreci sonunda yaklaşık 130 bin öğrenci herhangi bir programa yerleşememişti . Eylemlerin ikinci geniş tabanını, kentlerin yoksul mahallelerinden gelen Kuzey Afrikalı göçmen çocukları oluşturuyor.
Fransa basınına göre, özellikle Paris’in işçi sınıfı banliyölerinde talepler daha geniş bir eşitsizlik duygusuyla birleşiyor. Aubervilliers ’de Le Monde’a konuşan öğrenciler, Paris merkezindeki liselerle aynı sınava girdikleri halde aynı eğitim koşullarına sahip olmadıklarını söylüyor. Bir öğrenci bunu, “Siyah ya da Arap olduğumuz için onlardan daha aptal değiliz” sözleriyle ifade ediyor.
Gözlemcilere göre hareket tüm bu sebeplerle, birkaç gün içinde öğretmen eksikliğine karşı yerel bir okul protestosundan, eğitimde fırsat eşitsizliğini ve gençlerin gelecek kaygısını hedef alan daha geniş bir öğrenci hareketine dönüştü. EYLEMLERİ KİMLER YÖNETİYOR? Hareketin toplumsal ve siyasi bileşimi, krizin en tartışmalı başlıklarından biri.
Fransız hükümeti hareketin başlangıcında radikal solun örgütleyici rol oynadığını savunuyor. Reuters'a konuşan Başbakan Sébastien Lecornu 'ya yakın bir kaynağa göre, 1 Ekim'deki kriz toplantısında istihbarat servisleri protestoların, Jean-Luc Mélenchon tarafından 2016'da kurulan La France Insoumise (LFI) “Boyun Eğmeyen Fransa” hareketi tarafından başlatıldığı değerlendirmesini hükümete sundu.
İçişleri Bakanı Laurent Nuñez de bazı kişilerin liseden liseye giderek öğrencileri şiddete teşvik ettiğini söyledi. LFI ise suçlamayı reddediyor; milletvekili Louis Boyard partisinin şiddet içermeyen gösterileri savunduğunu belirtiyor. Ancak sahadaki tablo hükümetin tarifinden daha karmaşık.
Le Monde, 1 Ekim'deki protestoları “ birden fazla gençlik örgütünü bir araya getiren, heterojen bir hareket” olarak tanımlıyor: eğitim koşulları nedeniyle sokağa çıkan lise öğrencilerinin yanında, başka okullardan gelen gençler ve doğrudan çatışma arayan gruplar da bulunuyor. ŞİDDET NASIL TIRMANDI? Protestolardaki kırılma 1 Ekim'de yaşandı. Le Monde'un İçişleri Bakanlığı verilerine dayandırdığı habere göre o gün 1.
027 lisede eylem görüldü, 222 okul tamamen bloke edildi; 1. 949 kişi gözaltına alındı, 305 polis ve jandarma yaralandı. Eğitim Bakanlığı ise hareketin başlangıcından bu yana 65 eğitim çalışanı ile 170 öğrencinin yaralandığını açıkladı. Île-de-France yönetimine göre yalnızca bölgedeki okullarda oluşan hasar şimdiden 1 milyon avroyu aştı. Şiddetin biçimi de ağırlaştı. Reuters'a göre en az iki lise ateşe verildi.
Nantes'taki Nelson-Mandela ve Paris'teki Marcel-Deprez Lisesi kısmenn ateşe verildi. Marsilya'daki Victor-Hugo Lisesi 'nde çöp konteynerini yakmaya çalışan bir öğrencinin kullandığı benzin iki öğretmenin üzerine sıçradı. Saint-Exupéry Lisesi önünde ise yüzlerce genç, yangına müdahale eden itfaiyecileri araçtan uzaklaştırdıktan sonra itfaiye aracını yaktı.
Le Monde'a konuşan okul yöneticileri ve sendikacılar, öğrenci taleplerini desteklediklerini ancak protestoların arasına çatışma ve tahribat amacıyla gelen grupların karıştığını söylüyor. Adalet Bakanı Gérald Darmanin de 2 Ekim'de RTL'ye yaptığı açıklamada şiddete karışan “aktif ve şiddet yanlısı bir azınlığın” bulunduğunu ve bunların tamamının lise öğrencisi olduğundan dahi emin olmadıklarını söyledi.
HÜKÜMETTEN UZLAŞMA SİNYALLERİ Şiddetin 1 Ekim'de tırmanması üzerine hükümet, öğrenci protestolarını artık yalnızca eğitim politikası değil, kamu düzeni sorunu olarak ele almaya başladı. Başbakan Sébastien Lecornu 'nun bakanları topladığı kriz toplantısının ardından İçişleri Bakanı Laurent Nuñez , düzenin sağlanması için çevik kuvvet polisleri ile jandarma birliklerinin görevlendirildiğini açıkladı.
Eğitim Bakanı Edouard Geffray ise güvenlik gerekçesiyle 400'den fazla lise ve eğitim kurumunun 2 Ekim Cuma günü kapalı tutulacağını , eğitimin mümkün olan yerlerde uzaktan sürdürüleceğini açıkladı. Ancak hükümet yalnızca güvenlik tedbirlerine başvurmadı. Bu kapsamda ilk somut geri adım da 1 Ekim'de geldi.
Le Monde'un aktardığına göre hükümet, 2027 bütçe tasarısında burs almayan öğrencilerden BTS programlarına kayıt için 178 avro, seçkin yüksekokullara hazırlık sınıfları için 270 avro ücret alınmasını öngören düzenlemeyi iptal etti. Geffray ayrıca 2 Ekim'de lise öğrenci örgütleri ve veli dernekleriyle görüşme kararı aldı; protestoların başlangıcındaki eğitim taleplerinin 'meşru' olduğunu söyledi.
Hükümet böylece iki kanallı bir stratejiye geçti: öğrenci talepleriyle müzakere ve bazı tavizler; kundaklama ve çatışmalara karşı ise daha sert güvenlik tedbirleri. SOKAK HAREKETİ NEREYE GİDİYOR?
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika