ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Ekonomi
  3. TCMB politika faizini yüzde 37’de tuttu: İndirim için enflasyon ve kur izlenecek
Ekonomi

TCMB politika faizini yüzde 37’de tuttu: İndirim için enflasyon ve kur izlenecek

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ocak ayındaki indirimin ardından politika faizini yaklaşık 8 aydır yüzde 37’de sabit tutuyor. Yüksek enflasyon, döviz kuru riski ve beklentilerdeki bozulma, yeni indirimlerin önündeki temel engeller olarak öne çıkarken kredi maliyetleri yatırım ve tüketimi baskılıyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 10 Eylül 2026 16:30·Güncelleme: 10 Eylül 2026 16:40·4 dk okumaBu haber 815 kez okundu
Faiz kararı belli oldu: Merkez Bankası neden yüzde 37'de takılı kaldı? Düşüş için ne bekleniyor?
Faiz kararı belli oldu: Merkez Bankası neden yüzde 37'de takılı kaldı? Düşüş için ne bekleniyor?
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ocak ayında yüzde 38’den yüzde 37’ye indirdiği politika faizini yaklaşık 8 aydır değiştirmiyor. Enflasyonun yüksek seyretmeye devam etmesi, döviz kuru riski ve yurttaşların enflasyon beklentilerinin yüksek seyretmesi, yeni faiz indirimlerinin önündeki başlıca engeller olarak öne çıkıyor.

Yüksek faiz enflasyonu kontrol altında tutmayı amaçlarken, kredi maliyetlerinin artmasıyla yurttaşlar üzerindeki yükü gittikçe büyütüyor. TCMB, 22 Ocak’ta politika faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye indirdi. Ardından mart, nisan, haziran, temmuz ve eylül toplantılarında faiz yüzde 37’de sabit tutuldu. Şubat, mayıs ve ağustos aylarında ise Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yapılmadı.

Böylece ocak ayındaki indirimin ardından yaklaşık 8 aydır yeni bir faiz indirimine gidilmediği görüldü. MERKEZ BANKASI NEDEN FAİZ İNDİRMİYOR? Merkez Bankası’nın önündeki en önemli engel enflasyon olarak ifade ediliyor. Yıllık enflasyon ocak ayında yüzde 30,65 seviyesindeyken mayısta ise yüzde 32,61’e kadar yükseldi.

Temmuz ve ağustosta yeniden gerileme görülmesine rağmen enflasyon yüzde 30’un üzerinde kalmaya devam etti. Üstelik enerji ve gıda fiyatları dışarıda bırakıldığında hesaplanan çekirdek enflasyon da yaklaşık yüzde 30 seviyesinde kaldı. Hizmet sektöründeki fiyat artışlarının ise daha yüksek seyretmesi, Merkez Bankası’nın faiz indirimi konusunda temkinli davranmasına neden oldu.

TCMB Başkanı Fatih Karahan ağustos ayında yaptığı açıklamada, politika faizinin sabit tutulmasının sebebini “ Mart ayı başından bu yana yaşanan savaş ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümüne etkilerini sınırlamak amacıyla'' olduğunu iddia ederek, yüksek enflasyon için savaşı işaret etti.

ENERJİ FİYATLARI HESAPLARI BOZDU Batı Asya’da artan gerilimle birlikte petrol ve doğalgaz fiyatlarının yükselmesi, Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler açısından enflasyon riskini büyüttü.

TCMB Başkanı Fatih Karahan açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın ardından enflasyona ilişkin soruları yanıtlarken İran-ABD arasında yaşanan savaşın enflasyona etkisinin bu yıl 7 puana yakın olduğunu hesapladıklarını belirtmişti. Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca akaryakıta değil, taşımacılıktan üretime kadar birçok alanda maliyetleri yükseltiyor.

Bu maliyetlerin ürün fiyatlarına yansıması halinde enflasyonun yeniden hızlanması riski ortaya çıkıyor. Merkez Bankası bu nedenle talep zayıflasa bile faiz indiriminde acele etmiyor. Çünkü erken bir faiz indiriminin dövize yönelişi artırması, TL’de değer kaybını hızlandırması ve ithal ürünlerin maliyetini yükselterek enflasyonu yeniden tetiklemesi riski bulunuyor.

DOLARDAKİ YÜKSELİŞ DE BİR RİSK Dolar/TL kuru yıl boyunca kademeli olarak yükseldi. Aylık ortalama kur ocak ayında 43,11 TL seviyesindeyken temmuzda 46,95 TL’ye çıktı. Dolar/TL, 10 Eylül 2026 saat 15. 45 itibarıyla ise 48,50 seviyesinde seyrediyor. Kurda yaşanan yükseliş, Merkez Bankası’nın faiz indirimi konusunda temkinli davranmasına neden olan unsurlardan biri.

Yüksek enflasyon ortamında hızlı bir faiz indirimi, TL’nin getirisini azaltarak dövize olan talebi artırabilir ve dolar/TL üzerinde yeni bir yükseliş baskısı yaratabilir. TCMB’nin kurdaki oynaklığı sınırlamak için rezervlerini kullanması da faiz indirimi açısından ek bir risk oluşturuyor.

Faiz indiriminin ardından dövize talebin hızlanması halinde Merkez Bankası’nın kuru dengelemek için daha fazla rezerv kullanması gerekebilir. Bu durum, bir yandan rezerv birikimini zorlaştırırken diğer yandan mevcut rezervler üzerindeki baskıyı artırabilir. Bu nedenle TCMB, kur ve rezerv dengesini bozmadan faiz indirebileceği koşulların oluşmasını bekliyor.

Enflasyon beklentileri de Merkez Bankası’nın elini zorlaştırıyor. Temmuz ayında piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 24 olurken, şirketlerde bu oran yüzde 33,1, hanehalkında ise yüzde 46,1 seviyesinde gerçekleşti. Beklentilerin yüksek kalması, faiz indiriminin fiyatlama davranışlarını ve döviz talebini yeniden bozabileceği riskini artırıyor.

YÜZDE 37 FAİZİN GERÇEK FATURASI DAHA YÜKSEK Politika faizinin yüzde 37 olması, şirketlerin bankalardan bu oranla kredi alabildiği anlamına gelmiyor. Temmuz sonunda TL ticari kredi faizleri yüzde 48’in üzerine çıktı. Tüketici kredilerinde oranlar yüzde 60’ların üzerine kadar yükseldi.

Bu tablo özellikle yatırım yapmak, işletme sermayesi sağlamak ya da borçla büyümek isteyen şirketler için finansmanı pahalı hale getiriyor. Yüksek kredi maliyetleri yatırımları ve tüketimi sınırlarken, ekonomideki iç talebin de yavaşlamasına neden oluyor. YATIRIM VE TÜKETİM YAVAŞLIYOR Yüksek faiz politikasının en belirgin sonuçlarından biri kredi kullanımının yavaşlaması oldu.

Şirketler açısından yeni yatırımın finansmanı zorlaşırken, yurttaşların otomobil, konut ve dayanıklı tüketim ürünleri gibi yüksek tutarlı harcamaları da pahalı kredi nedeniyle baskı altında kalıyor. TCMB’nin verileri, kart harcamalarında ve otomobil satışlarında gerilemeye işaret ediyor.

Sabit sermaye yatırımlarındaki artışın da sınırlı kalması, yüksek finansman maliyetlerinin reel sektör üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. YURTTAŞIN DÖVİZE YÖNELMESİ SINIRLANIYOR Merkez Bankası’nın faiz indirimi konusunda temkinli davranmasının bir diğer nedeni, döviz kuru ve rezervler üzerindeki olası baskı.

Politika faizinin yüksek tutulması, TL mevduatın getirisini destekleyerek yurttaşların dövize yönelmesini sınırlıyor. Faizin erken veya hızlı şekilde düşürülmesi halinde TL’den dövize geçişin hızlanması ve bunun kur üzerinden enflasyonu yeniden yukarı taşıması riskine karşı çekinceler yaratıyor. TCMB açısından rezervlerin yeniden güçlendirilmesi de önemli.

Brüt rezervler mart sonunda yaklaşık 155 milyar dolar seviyesindeyken ağustos ayında 185 milyar dolara yükseldi. TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı da yüzde 62 seviyesine çıktı.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

21:33

Bornova’da ev ve boş arazide 43 bin 730 sentetik ecza hapı bulundu

21:13

Maden ocağındaki patlamaya ilişkin yeni gelişme

21:09

Şans Topu Sonuçları Sorgulama Ekranı 26 Ağustos | MPİ Şans Topu Sonuçları Tıkla Hızlı Bilet Sorgula

21:03

Masterchef kim elendi?

20:36

Zonguldak'ta maden ocağındaki patlamaya ilişkin 3 kişi tutuklandı

20:19

İstanbul Barosu seçimleri sonuçlandı: Ümit Kocasakal başkan seçildi

20:00

İstanbul 25 Ekim 2026 baraj doluluk oranı

İstanbul 25 Ekim 2026 baraj doluluk oranıGündem25 Eki 20:00

İstanbul 25 Ekim 2026 baraj doluluk oranı

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından duyurulan İstanbul baraj doluluk oranı günden güne değişiklik gösteriyor. Şehirde yağan yağmur suları barajlardaki su seviyesini yükseltiyor. Yağmur suları, barajların su kaynaklarını yenileyerek yaşamın devamlılığını sağlıyor. Bu nedenle su tasarrufu yapmak büyük önem taşıyor. Peki 25 Ekim 2026 İstanbul’da baraj doluluk oranı yüzde kaç oldu, barajlardaki su oranı ne kadar arttı?
Numan Kurutlmuş: Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgenin kurulduğunu göreceğizGündem24 Eki 16:37

Numan Kurutlmuş: Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgenin kurulduğunu göreceğiz

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye hedefi sadece Türkiye için değil aynı zamanda bölge için de önemli bir hedeftir. Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgenin kurulduğunu da hep birlikte göreceğiz" ifadelerini kullandı.
Ümit Kocasakal kimdir? İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal kaç yaşında, nereli?Gündem25 Eki 18:24

Ümit Kocasakal, İstanbul Barosu başkanlığına seçildi

İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu’ndaki seçimde Cumhuriyetçi Güç Birliği Grubu’nun adayı Ümit Kocasakal, resmi olmayan sonuçlara göre başkan oldu. 1966’da Almanya’nın Köln kentinde doğan Kocasakal, hukukçu ve akademisyen olarak çalışmalarını sürdürüyor.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri