Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Ankara’da emeklilerin seyyanen zam ve yaşam koşullarına ilişkin taleplerini dile getirmek amacıyla Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) önünde düzenlediği eyleme katıldı ve silahla kendini vurdu. Şekeroğlu, AKP dönemindeki ekonomik zorluklar nedeniyle kendi canına kıyan kaçıncı emekçi yurttaşımız bilen var mı?
Aynı hafta Ankara’da iki, Şırnak, Tekirdağ ve Kocaeli’de birer olmak üzere kısa süre içinde beş polis ve polis emeklisinin yaşamına son verdiği bildirildi. Daha on gün önce Esenyurt’ta trafik uygulamasında hakkında işlem yapılan korsan taksici, polis ekibine ateş açtıktan sonra intihar etti. Ateşi açan korsan taksici emekli başkomiserdi, ceza yazan polise ateş açmıştı. Her ikisi de yaşamını yitirdi.
O başkomiser, emekli maaşı ile geçinebilse korsan taksicilik yapar mıydı?! TOPLUMU KEMİREN DERİN AHLAKSIZLIK Emeklileri yıllardır süründüren, ölüme mahkûm eden, onurlarını yok eden, çaresiz bırakan, insanlıktan çıkarıp tüm değerlerini çiğneyen AKP iktidarıdır! Verdikleri anda enflasyonda eriyip giden sadaka gibi zamlarla milyonlarca vatandaşımızı hayatlarının son döneminde muhtaç hale getiren AKP iktidarıdır!
Torunlarına bayramlarda harçlık verme gibi ufacık mutlulukları bile artık yaşamayı bırakın, kendi kendine yaşamını sürdürebileceği bir gelirden yoksun bırakılan emekliler, ilerleyen yaşlarında zorunlu olarak ikinci bir iş arar halde. İş bulabilenler kendilerini şanslı sayarken sağlığı el vermeyenler bütünüyle bir kenara atıldı.
Açlık sınırının üstündeki en düşük aylıkla bu ülkede kira ödeyemediği için tuvaleti bile olmayan ucuz pansiyonlara sığınmak zorunda bırakıldı emekliler! Emeklilere ve emekçilere yaşatılan bu zulüm, toplumu içeriden hızla kemiren derin bir AHLAKSIZLIKTIR! SOSYAL DEVLETİ İFLAS ETTİREN İKTİDAR! Anayasaya bakarsanız, Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir devlettir. 2.
madde aynen şöyle: “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel görüşlere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.”
Buna göre, iktidarın vatandaşlarına insan onuruna yaraşır asgari bir yaşam düzeyi sağlamayı, sosyal refahı ve adaleti gelir dağılımıyla artırmayı hedeflemesi gerekir. Oysa AKP iktidarı, anayasanın ikinci maddesini tümüyle geçersiz kıldı. Toplumda huzurun ve insan haklarının zerresi kalmadı. Siyasallaşan yargı, adaletsizlik dağıtır hale geldi.
Kültür, dil ve ülkü birliğine dayanan Atatürk milliyetçiliği bir kenara atıldı; ırk, etnik köken ve din birliğine dayalı ümmet konuşulur oldu. Yarım yamalak var olan demokrasi tamamen rafa kaldırılıp totaliter bir rejim kuruldu ama emperyalizmle işbirliği halinde yeni anayasayla “Demokratik Cumhuriyet” kurulacağı söylenerek dezenformasyonun dibi yapılıyor.
Laiklik, çoktan hem iktidar hem de muhalefet tarafından çatır çatır çiğnendi. Halka ait olan köprüler, yollar satılıp borsada milyarlar hortumlanırken sosyal devlet de iflas ettirildi! GAZETECİ DEĞİL, MEDYA SOYTARISI Durum bu kadar açıkken New York’taki Birleşmiş Milletler toplantısına gidip Erdoğan ’ı “dünya lideri” diye överek şakşakçılık yapan gazeteci müsveddeleri var.
Bir polis, emekli eyleminde AYM’nin önünde can verirken bu korkunç olayı haber yapmayan, gerçekleri gizleyen gazeteci unvanlı soytarılar var. Kamunun çıkarı yerine iktidarın çıkarını önceleyen kepaze medya yöneticileri var. İntihar deniyor ama gerçekte yaşananlar cinayettir. Failler ve onlara yataklık edenler bellidir!
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika