Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Tarımsal üretimde fabrikasyon kimyevi gübreler ile doğal (organik) gübreler arasında temel bir işlev farkı bulunuyor. Fabrika üretimi sentetik gübreler, bitkinin ihtiyaç duyduğu azot, fosfor ve potasyumu doğrudan ve hızlı bir şekilde sunarak kısa vadeli bir verim artışı sağlasa da toprağın canlı yapısını beslemiyor.
Öte yandan uzun süreli kullanımda toprağı sertleştiriyor, tuzlandırıyor ve yeraltı su kaynaklarına sızarak ekolojik dengeyi bozuyor. Üstelik ithal hammaddeye dayalı fabrikasyon gübreler, döviz kuru nedeniyle çiftçi yurttaşın sırtında ağır bir maliyet yükü oluşturuyor. Doğal gübreler (hayvansal kompost, solucan gübresi ve yeşil gübreleme) ise yalnızca bitkiyi değil, doğrudan toprağın kendisini besliyor.
Su tutma kapasitesini ve hava geçirgenliğini artıran doğal gübreler, toprak altındaki mikroorganizma faaliyetlerini canlandırıyor. Araştırmalar, organik maddesi yüksek toprakların kurak dönemlerde nemi çok daha uzun süre koruduğunu ve sulama ihtiyacını yüzde 20 ila yüzde 30 oranında azalttığını gösteriyor.
YERLİ TOHUM VE DOĞAL BESLEMENİN SİNERJİSİ Üretim zincirinin başlangıç noktası olan sertifikalı ve yerli tohumlar, bulundukları coğrafyanın toprak ve iklim yapısına adapte olmuş genetik bir mirasa sahiptir. Yerli tohumun bu doğal uyarlama gücü, kimyasal yükle yorulmamış, organik açıdan zengin bir toprakla buluştuğunda gerçek rekolte potansiyeli ortaya çıkıyor.
Doğal gübreyle beslenen alanlarda yetişen ürünlerin kuru madde oranı, besin değeri ve raf ömrü belirgin şekilde yükseliyor. Kimyasal bağımlılıktan kurtulan çiftçi, fahiş girdi maliyetlerini düşürürken toprağının bereketini de uzun yıllar koruma altına almış oluyor.
‘YERLİ YAYGINLAŞTIRILMALI’ Gıda güvenliğini ve halk sağlığını korumanın yolu, toprağı bir sanayi hammaddesi olarak değil, yaşayan canlı bir ekosistem olarak görmekten geçiyor. Üreticiye doğal ve organik gübre kullanımında sağlanan kamusal desteklerin artırılması, yerli tohum ıslahının yaygınlaştırılması ve çiftçiye ekolojik üretim eğitimlerinin verilmesi hayati önem taşıyor.
Toprağa atılan her doğal gübre ve ekilen her yerli tohum, gelecek kuşaklara bırakılacak en büyük mirastır.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika