Haber detayı
Haberin ayrıntıları
İktidardan hatta yargıdan destek almadan sistem bu denli büyümezdi. Siyasi koruma olmadan bu iş yapılamaz. Beni gözaltına aldıran, bu adamlara yol veren, ilgili otoritenin elini kolunu bağlayan gizli el, ülkeye çok büyük kötülük yaptı. Bu olay daha önce yaşadıklarımızın hiçbirine benzemiyor. Ancak bir düşman Türkiye’ye böyle bir zarar verebilir, bu kadar çok mağdur yaratabilirdi.
Süreç iyi yönetilmezse, böyle bir tahribatın ekonomik, siyasal ve sosyal sonuçları çok ağır olacak. Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı. - Fon krizi öncesinde yaptığınız uyarılar nedeniyle iki kez gözaltına alındınız. Bakan Şimşek’in 10 ay önce söylemesine rağmen herekete geçilmedi. Neden bu kadar zaman beklendi? Bu şirketlerin yöneticileri siyasetten büyük destek aldılar.
Hiçbir organizasyon, hiçbir şaibeli işlem bu kadar uzun süremez, çok önemli kademelerde, önemli destekler olmadan böyle büyük bir dolandırıcılık sistemi kurulamaz. Destek sağlandığı için bu noktaya gelindi. - İktidardaki isimlerden mi destek alındı? Hiçbir yönetici normalde bu duruma seyirci kalamaz. Çünkü yargılanmaktan korkar.
Siyasi koruma olmadan bu iş yapılamaz. 2021’de TERA Yatırım ile ilgili “şaibeli işlem” gerekçesiyle düzenlenen iddianamede, “kirli para” tespiti yapılıyor. Ama aynı tarihte bu şirket, SPK’dan kapalı fon, 2022’de halka arz, 2023’te de yatırım bankası kurma izni alıyor. Banka kurma izni almak, o şirketin mali güç ve itibarının olduğunu gösterir. Bu şirket korunmasaydı bu önemli izinleri alamazdı.
‘ÖNEMLİ KİŞİLER KORUDU’ Korundukları çok açık çünkü ben uyarılarım yüzünden gözaltına alınırken, geçen ay üçüncü kez ifade vermeye çağrılırken onlara hiçbir şey olmadı. Tüm bunları yan yana koyduğumda bu şirket sahiplerinin önemli kişiler tarafından korunduğu anlaşılıyor. Hiçbir otorite bunlara göz göre göre müdahale etmemezlik yapamaz. Destek aldıkları çok net.
Beni gözaltına aldıran, bu adamlara yol veren, ilgili otoritenin elini kolunu bağlayan gizli el, bu ülkeye çok büyük kötülük yaptı. - Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan habersiz olamayacağı yorumları için ne dersiniz? Bu sürecin başlangıcında Sayın Erdoğan’ın bilgi sahibi olmadığını düşünüyorum. O nedenle baştan beri özel kalemine, danışmanlarına ulaşmaya çalıştım. Ama benim uyarılarım kendisine iletildi mi bilmiyorum.
- Eski AKP’li bakanlar, mevcut AKP’li yöneticiler, sarayda görev alıp şirketlerde yönetici olanlar, babalar, oğullar, damatlar çok girift bir ilişki zinciri ortaya çıktı. “Sonuna kadar gidilecek” deniyor ama siz ihtimal veriyor musunuz? Ben bu noktaya gelineceğini bile düşünmüyordum. Bu adımların atılmasını önemsiyorum.
Gidebildiği yere kadar gideceğine yönelik umudum yok, belki gerçek suçlu kadro net ortaya çıkmayacak ama nereye kadar giderse orası kardır. Aksi durumda halkın öfkesi dinmez. - Yıllardır iktidarda siyaset yapanların yolsuzluklara karışmasına rağmen haklarında hiçbir hukuki adım atılmadığını gördük. Bu krizin farkı nedir?
Mağdurların çoğu hayatını bu paralara bağlamış insanlar ve çok ağır bir travma yaşıyorlar. Sağlıkları, psikolojileri hatta aile bütünlükleri bozuldu. Süreç uzadıkça, insanlar birikimlerine erişemedikçe bu durum dalga dalga herkese yansıyacaktır.
Süreç eğer iyi yönetilmezse, böyle bir tahribatın ekonomik, siyasal ve sosyal sonuçları çok ağır olacaktır. O nedenle bu süreç hiçbir şeye benzemiyor. Bu olay çok farklı. ‘EN AZ 5 MİLYON MAĞDUR’ - 500 bine yakın mağdurdan söz ediliyor, borsada işlem yapanlarla birlikte düşündüğünüzde ne kadar kişiyi etkiledi? Biz hep 131 fonu konuşuyoruz.
Bununla birlikte her an satış yapma hakları yasaklanan, her ayın 15’inde belirlenen fiyatlar üzerinden satış yapabilecek, yaklaşık 90 fona yatırım yapanlar var ve paraları gözleri önünde eriyor. Şaibeli işlemlerle şişirilen hisselere yatırım yapanlar var. Diğer hisselere yatırım yapan ve borsanın ciddi bir biçimde düşmesine bağlı olarak zarar eden çok geniş bir yatırımcı grubu var.
Bireysel emeklilik fonlarında paralarını değerlendiren ve bu olumsuz durumdan etkilenenler var. Nereden bakarsanız bakın en iyi iyimser tahminle 2 milyonun üzerinde yatırımcı, aileleriyle birlikte ise en az 5 milyon kor mağdur söz konusu. İşin vehametini kamuoyu bilmeli. - Fonlarda paraları kilitlenmiş şirketler olduğu söyleniyor. Bir zincirleme hasar oluşma ihtimali var mı, kriz banklara uzanır mı?
Banka krizine gitmez ama bireysel yatırımcıların ödeme yapamaması reel sektörde sorun olur. Şirketler de paralarını alamayınca sorun büyür. O nedenle mağduriyetler dalga dalga yayılacak. - İnsanları, parasını fonlara yatırdığı için finansal okur yazar olmamakla, hatta “saadet zinciri”ne dahil olmakla suçlayan yorumlar var. Ne dersiniz?
Bu insanları suçlamak için, ilgili kurumların görevlerini yapması, piyasa dolandırıcılığı gibi mevzuata aykırı işlemleri önlemesi gerekirdi. Düzgün işleyen bir piyasada insanlar riskli yatırım yapar ve zarar ederse “Sonucuna katlan” denebilir. Ama yetki ve sorumluluk kullanılmadan, şaibeli işlemler engellenmeden vatandaşın dolandırıldığı bir ortamda mağdurlar suçlanamaz. Devlet çözümün parçası olmalı.
Eski Ekonomi Bakanı’nın bile şaibeli bir grubun fonunu aldığı bir ortamda, vatandaşın finansal okur yazarlığını tartışamazsınız. - Borsa İstanbul yönetiminde olan ismin Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) başına getirilmesi çok tepki çekti. Siz bu atamayla ilgili ne dersiniz? Ben Mayıs ayında DDK’nın devreye girmesini önermiştim. Gecikildi ama şu an itibariyle devreye girmesi yerinde bir adım.
DDK başkanının Borsa İstanbul’da yönetim kurulunda olması, Sayın Bakan Akın Gürlek’in eşinin de SPK’da üye olması önemli. Bu isimler liyakatlı ve birikimli olabilir ama bazen liyakatli ve birikimli isimler olmalarına rağmen yapılan atamalar oluşan sorunun bir parçası olarak görülebilir. Kamuoyunda DDK başkanıyla ilgili “objektiflik” tartışması yapılıyor. Burada en büyük sorumluluk SPK’da.
Bakanın eşi üye iken bu iş yargısal olarak nasıl soruşturulacak diye kamuoyunda tereddütler var. Soruşturmaların selameti açısından ideal olan SPK üyelerinin istifa etmesi ve DDK Başkanının da görevden affını istemesi, uygun bir seçenek oacaktır. Ancak DDK’da son derece deneyimli bürokratlar var. Bu nedenle atanan başkan devam etse de önemli ölçüde bir sakınca yaratacağını düşünmüyorum.
- SPK’nın yaptığı açıklamaları işin uzmanları dahi farklı yorumluyor, yargı Sayan Kaya için harekete geçmiyor, Hayatı Yazıcı’nın oğlunun varlıklarına konan tedbir hızla kaldırıyor. Eski SPK Başkanı hisselerdeki bin kat artış için “halkın teveccühü” diyebiliyor. Tüm bunları göz önüne aldığınızda kriz yönetimini nasıl buluyorsunuz? Evet bazı uygulamalar çok ciddi tereddütler yaratıyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika