ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Politika
  3. Arif Ahmet Denizolgun soruşturmasında iki iddianame hazırlandı
Siyaset

Arif Ahmet Denizolgun soruşturmasında iki iddianame hazırlandı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada, üç Adli Tıp Kurumu görevlisi ve özel doktoru Nurettin Demirkol hakkında ayrı davalar açıldı. Otopsi videosu konusunda önce “yok” denilmesi, ardından kaydın bulunması ve doktorun ifadesindeki çelişkiler iddianamelere yansıdı.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 4 Ekim 2026 11:54·Güncelleme: 4 Ekim 2026 12:01·4 dk okumaBu haber 647 kez okundu
Eski bakan Denizolgun'un ölümüne iki ayrı iddianame. Otopsi videosu fethi kabir günü ortaya çıktı
Eski bakan Denizolgun'un ölümüne iki ayrı iddianame. Otopsi videosu fethi kabir günü ortaya çıktı
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz’daki çiftliğinde ölü bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada 10 yıl sonra iki kritik iddianame hazırlandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, bir dosyada İstanbul Adli Tıp Kurumunda görevli İsmail Çoban, Çağdaş Köse ve Samet Çalışkan hakkında “kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği”, diğer dosyada ise Denizolgun’un olay tarihinde özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol hakkında “yalan tanıklık” suçundan kamu davası açtı.

OTOPSİ VİDEOSU İÇİN ÜÇ KEZ YAZIŞMA YAPILDI Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturma yeniden derinleştirilirken Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 24 Şubat 2026’da İstanbul Adli Tıp Kurumuna yazı yazarak otopsi işlemine ait görüntü kaydı bulunup bulunmadığını sordu. Adli Tıp Kurumu ilk aşamada yalnızca fotoğrafların bulunduğunu bildirdi. Savcılık 1 Haziran’da bu kez video ve fotoğraf kayıtlarının gönderilmesini istedi.

Kurumdan gönderilen CD’nin içerisinde 145 fotoğraf çıktı. Başsavcılık bunun üzerine 14 Temmuz’da üçüncü kez yazı yazarak özellikle video kaydının bulunup bulunmadığının araştırılmasını istedi. 16 TEMMUZ: “VİDEO YOK” 18 AĞUSTOS’TA FETHİ KABİR KARARI ALINDI, AYNI GÜN “VİDEO VAR” DENİLDİ Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi, 16 Temmuz 2026 tarihli cevabında otopsi işlemine ilişkin video kaydının bulunmadığını bildirdi.

Soruşturmanın en çarpıcı gelişmesi 18 Ağustos 2026’da yaşandı. Denizolgun’un mezarının açılarak yeniden inceleme yapılması için fethi kabir kararı alındı. Aynı gün Adli Tıp Kurumundan Başsavcılığa bu kez bambaşka bir cevap geldi: Otopsi videosu vardı. Kurum, video kayıtlarının bulunduğunu ve kayıtların flash bellek ile CD’ye aktarılarak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini bildirdi.

Fethi kabir işlemi ise ertesi gün, 19 Ağustos 2026’da gerçekleştirildi. SAVCILIK: VİDEO VARKEN “YOK” CEVABI VERİLDİ Soruşturma kapsamında İstanbul Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkan Vekili İsmail Çoban, zabıt kâtibi Çağdaş Köse ve kayıtların muhafaza edildiği fotoğrafhanede görevli Samet Çalışkan’ın ifadeleri alındı.

Samet Çalışkan, yaptığı sorgulama sonucunda 145 fotoğrafı teslim ettiğini; Çağdaş Köse, “video kaydı yoktur” cevabını verdiğini; İsmail Çoban ise bu cevabın yer aldığı yazıyı onayladığını söyledi.

Savcılık, daha sonra video kaydının bulunduğunun ortaya çıkması ve şüphelilerin de videonun varlığını kabul etmeleri üzerine, otopsi videosu mevcut olduğu hâlde Başsavcılığa gerçeğe aykırı biçimde “video yok” cevabı verildiği değerlendirmesinde bulundu. Üç Adli Tıp çalışanı hakkında TCK 204/2 kapsamında “kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği” suçundan dava açıldı.

İddianamede ayrıca Adli Tıp Kurumunun üç görevli hakkında idari soruşturma yürüttüğü ve kınama cezası verdiği bilgisi de yer aldı. İKİNCİ İDDİANAME ÖZEL DOKTORA Denizolgun soruşturmasındaki ikinci iddianame ise olay tarihinde Özel Hisar Hastanesinde dahiliye uzmanı olarak çalışan Nurettin Demirkol hakkında hazırlandı. İddianameye göre Demirkol, 26 Ağustos 2026’da Başsavcılıkta yeminli tanık olarak dinlendi.

Demirkol ifadesinde; Denizolgun’un özel doktoru olmadığını, ölümü şüpheli değerlendirmediğini, polisi kimin aradığını bilmediğini, Denizolgun’un yüzünde ve vücudunda kan görmediğini, olay yerinde yalnızca Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söyledi.

155 KAYDI DEMİRKOL'UN İFADESİNİ ÇÜRÜTTÜ Savcılık tanık ifadesinin ardından HTS kayıtlarını, 155 Acil Çağrı Merkezi kayıtlarını, olay yeri tutanaklarını ve diğer tanık anlatımlarını dosyaya getirtti. 155 ihbar kayıtlarında polisi arayan kişinin Nurettin Demirkol olduğu, kendisini “ailenin hekimi” olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu söylediği tespit edildi.

Olay yerine ilk ulaşan polis memuru da kendilerini arayan kişinin maktulün özel doktoru olduğunu söylediğini ve ölümü şüpheli değerlendirdiğini anlattı. Olay yeri inceleme görevlisi de Demirkol’un kendisini Denizolgun’un özel doktoru olarak tanıttığını belirtti.

“KAN GÖRMEDİM” DEDİ, 2016 TUTANAĞINDA “AĞZINDAN KAN SIZIYORDU” Savcılığın tespit ettiği bir başka kritik çelişki ise Denizolgun’un cesedindeki kan izlerine ilişkin oldu. Demirkol 2026’daki ifadesinde yüzde veya vücutta kan görmediğini söyledi.

Ancak 2016 tarihli olay yeri ve ölü muayene tutanağında Demirkol’un, Denizolgun’un ağzının sağ tarafından kan sızdığını ve kanın yastığı ıslattığını söylediği kayıt altına alınmıştı. Bilirkişi doktor da Denizolgun’un yüzünün kanlı olduğunu ve ağzından kan geldiğini tutanağa geçirmişti. HTS KAYITLARI “KISIKLI’DAYDIM” SÖZÜNÜ DE ÇÜRÜTTÜ Demirkol olay günü Kısıklı’daki evinde bulunduğunu söyledi.

Ancak savcılık, HTS kayıtlarında o saatlerde Kısıklı bazında bulunmadığını tespit etti. Savcılık ayrıca Demirkol’un çiftlikte yalnızca iki kişinin bulunduğunu söylemesine rağmen, Hilmi Tuna Kuriş ve Alihan Kuriş’in de olay yerinde olduğunu olay yeri kayıtları, HTS verileri ve tanık beyanlarıyla belirledi.

Ahmet Gökçen’in Adli Tıp Kurumunda olmadığını söyleyen Demirkol’un bu anlatımının da HTS kayıtlarıyla çeliştiği belirtildi. SAVCILIK: “KALEM KALEM GERÇEĞE AYKIRI BEYAN” Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Demirkol’un yeminli tanık olarak verdiği ifadenin; 155 ihbar kayıtları, HTS verileri, olay yeri inceleme tutanakları, ölü muayene kayıtları ve tanık anlatımlarıyla çok sayıda noktada çeliştiğini değerlendirdi.

Savcılık, Demirkol’un “kalem kalem belirtilen hususlar yönünden gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu” sonucuna vararak hakkında TCK 272/3 kapsamında yalan tanıklık suçundan kamu davası açtı. Demirkol’un 4 Eylül 2026’da tutuklandığı ve iddianamenin düzenlendiği tarih itibarıyla tutukluluğunun sürdüğü de dosyada yer aldı.

10 YIL SONRA DOSYANIN İKİ KRİTİK HALKASI DAVALIK Böylece Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada iki ayrı kritik başlık mahkemeye taşındı.

Kaynak: NTV Gündem

12:30

AFAD ve Kandilli’nin 4 Ekim 2026 son depremler listesi

12:29

Kültür Rotasında Pera Müzesi Sergisinden Tiyatro ve Klasik Müziğe Dört Durak

12:24

Fon soruşturmasında yeni gelişme. Eski SPK Başkanı için soruşturma izni istendi

12:20

Eski SPK Başkanı Gönül için soruşturma izni istendi

12:20

A Milli Takım'ın İtalya kabusu

12:17

İoanna Kuçuradi, Maltepe Üniversitesi’nde düzenlenen törenle uğurlanıyor

12:16

Osimhen ne zaman sahalara dönecek? Victor Osimhen'in sakatlığı ne durumda?

AKP’li Serkan Bayram’dan fon krizi ve belediye başkanlarına operasyon çıkışı: 'Sahada kazanamadığını masada kazanmak... Utanıyorum!'Siyaset4 Eki 11:50

AKP’li Serkan Bayram: Fon krizinin ekonomiye zararı 100 milyar dolar

AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, fon krizinde adı geçen herkes hakkında gereğinin yapılmasını istedi. Bayram, ekonomiye zararın 100 milyar dolara ulaştığını öne sürerken muhalefet belediyelerine yönelik operasyonları da eleştirdi.
Türk Kızılay kanun teklifi Meclis Genel Kurulu gündemine geliyorSiyaset4 Eki 09:54

Türk Kızılay Kanun Teklifi Meclis Genel Kurulu gündeminde

TBMM Genel Kurulu, salı günü çalışmalarına Türk Kızılay Kanun Teklifi ile başlayacak. Dokuz maddelik düzenlemeyle Kızılay’ın görev ve yetkileri ayrı bir kanunla belirlenecek; afet ve acil durumlarda stratejik ürünlerin Kızılay iştiraklerinden ihalesiz teminine imkan sağlanacak.
1 milyon ziyaretçi... Cumhurbaşkanı Erdoğan TEKNOFEST’te: Türkiye’nin geleceği emin ellerdeSiyaset4 Eki 07:00

Erdoğan: TEKNOFEST kuşağı Türkiye’nin geleceğine damga vuracak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa’daki TEKNOFEST Güneydoğu etkinliklerinde gençlere seslenerek Türkiye’nin geleceğinin emin ellerde olduğunu söyledi. Erdoğan, organizasyonda ziyaretçi sayısının 1 milyona yaklaştığını belirtti ve gelecek yıllarda ülkenin teknoloji yolculuğunda TEKNOFEST kuşağının belirleyici olacağını ifade etti.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri