ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Politika
  3. Erdoğan, Newsweek'in 'Yemen' sorusunu yanıtladı: 'Tehdidin boyutuna göre askeri destek de gündeme gelebilir'
Siyaset

Erdoğan, Newsweek'in 'Yemen' sorusunu yanıtladı: 'Tehdidin boyutuna göre askeri destek de gündeme gelebilir'

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan'a Mekke Anlaşması kapsamında Yemen'deki Ensarullah güçlerine karşı askeri destekte bulunabileceklerinin sinyalini verdi. Erdoğan, "Tehdidin boyutuna göre daha ileri askeri destek de gündeme gelebilir" dedi.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 25 Eylül 2026 17:33·Güncelleme: 25 Eylül 2026 17:45·6 dk okumaBu haber 861 kez okundu
Erdoğan, Newsweek'in 'Yemen' sorusunu yanıtladı: 'Tehdidin boyutuna göre askeri destek de gündeme gelebilir'
Erdoğan, Newsweek'in 'Yemen' sorusunu yanıtladı: 'Tehdidin boyutuna göre askeri destek de gündeme gelebilir'
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'de yayın yapan Newsweek dergisinin sorularını yanıtladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na ilişkin başlıca hedeflerinin sorulması üzerine Erdoğan, dünyanın ciddi kırılmalardan geçtiğini belirtti. Türkiye'nin kuzeyinde Rusya-Ukrayna Savaşı'nın devam ettiğini, güneyinde ve doğusunda da çatışmalar yaşandığını aktaran Erdoğan, “Çatışmalar bölgemizin güvenliğini, ekonomisini ve istikrarını doğrudan etkiliyor. Böyle dönemlerde diplomasinin alanını daraltmak yerine genişletmek uluslararası toplumun müşterek mesuliyetidir. Türkiye olarak Genel Kurul'daki önceliğimiz, çatışmaların daha geniş coğrafyalara yayılmasını önlemek, diplomatik kanalları açık tutmak ve tarafların yeniden müzakere zemininde buluşmasına katkı sağlamaktır. Türkiye, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan Orta Doğu'daki gerilimlere kadar ihtilafların bütün taraflarıyla temas kurabilen ve barış için inisiyatif alabilen bir ülkedir” ifadelerini kullandı.

Dünyanın ağırlık merkezinin değiştiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni güç merkezleri yükselirken, daha fazla ülke küresel karar alma süreçlerinde hak ettiği yeri talep ediyor. Birleşmiş Milletler, bu değişimin gerisinde kalmamalıdır. Güvenlik Konseyi'nin daha temsili, daha etkin ve daha hesap verebilir bir yapıya kavuşması gerektiğine inanıyoruz. Genel Kurul'un iradesinin daha güçlü biçimde karar süreçlerine yansıdığı, sorumluluğun daha adil paylaşıldığı bir uluslararası sistem için reform artık ertelenemez” değerlendirmesinde bulundu.

ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilime ilişkin soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerilimi büyütecek adımlardan kaçınmak ve tarafları müzakere zemininde buluşturmak gerektiğini vurguladı. Kalıcı çözümün ancak bu yolla mümkün olabileceğine işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“ABD, NATO'daki müttefikimizdir. İran, bizim komşumuzdur. Sayın Trump'la son görüşmemizde de İran ile ABD arasındaki gerilimde diplomasiden azami ölçüde istifade edilmesi gerektiğini ifade ettim. İranlı muhataplarımızla da temas kanallarımız açıktır. Türkiye'nin önemli bir imkanı ihtilaf yaşayan taraflarla konuşabilmesidir. Bu imkanımızı da gerilimi düşürmek için kullanıyoruz. Bu temasların netice vermesi, bölgemizin güvenliği kadar küresel ekonomi açısından da önem taşıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim enerji arzını ve küresel ticareti doğrudan etkiliyor. Önceliğimiz çatışmanın yayılmasını önlemek, ticaret yollarının güvenliğini korumak ve tarafları yeniden müzakere masasına döndürmektir.”

Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na değinen Erdoğan, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı İran'a, İsrail'e veya herhangi bir üçüncü ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu anlaşma daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için üstlendiğimiz müşterek sorumluluğun bir ifadesidir” dedi.

“Güvenliğimizi tahkim etmek, caydırıcılığımızı artırmak ve bölgemizde kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz. Anlaşma, BM Şartı'nın 51'inci maddesindeki meşru müdafaa hakkına dayanmaktadır. Anlaşma üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağına hükmetmektedir. Burada verilecek karşılığın mahiyeti, saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçları temelinde belirlenebilir. Bu ihtiyaç istihbarat, lojistik veya mühimmat desteği olabilir, tehdidin boyutuna göre daha ileri askeri destek de gündeme gelebilir. Bunların nasıl hayata geçirileceğine ilgili siyasi ve askeri mekanizmalar dayanışmalar yoluyla karar verir. Dolayısıyla Irak'ta, Yemen'de veya başka bir yerde meydana gelebilecek her hadiseye bugünden otomatik bir askeri senaryo yazmak doğru olmaz.”

ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan ve açık konuşabildiği bir ilişkisi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun Türkiye-Amerika ilişkileri ve hatta bölgemizdeki gelişmeler bakımından önemli bir imkan olduğunu düşünüyorum” dedi.

Son görüşmede geniş bir gündemi doğrudan ele aldıklarını bildiren Erdoğan, “Liderler arasında açık bir iletişim bulunduğunda, zaman zaman olabilecek görüş farklılıklarının yönetilmesi ve ortak çözüm yollarının üretilmesi de kolaylaşıyor. Türkiye ile ABD arasında uzun yıllara dayanan köklü ve çok boyutlu müttefiklik ilişkileri bulunuyor. Savunma sanayi, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere ciddi bir iş birliği pratiğimiz ve bunu daha da geliştirme potansiyelimiz bulunuyor. Bu nedenle böylesine güçlü temellere sahip ilişkilerimizi muhtemel senaryoları üzerinden konuşmayı da doğru bulmam. İran'la ABD arasındaki mevcut duruma dair Sayın Trump'la samimi bir diyaloğumuz var ve olası her türlü gelişmeyi de kendisiyle zamanı geldiğinde yine açık biçimde konuşuruz. Ancak şunu söyleyebilirim ki Türkiye egemen bir devlet olarak komşularıyla ilişkilerini, müttefiklik yükümlülüklerini, bölgesel sorumluluklarını ve milli menfaatlerini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en dengeli ve olması gerektiği şekilde gözeterek hareket eder” açıklamasında bulundu.

İsrail yetkililerinin söylemlerine ve ABD-İsrail ilişkisine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü bir ülke üzerinden tarif etmiyorum. Washington'daki muhatabımız Amerika Birleşik Devletleri yönetimidir. Sayın Trump'la konuşmamız gereken bir konu olduğunda bunu kendisiyle doğrudan konuşuyoruz” dedi.

İsrail yönetimiyle ciddi görüş ayrılıklarının bulunduğunu aktaran Erdoğan, “Son dönemde İsrail'de Türkiye'yi yeni bir tehdit kaynağı olarak sunmaya dönük hatalı bir söylem körükleniyor. Bu söylemin İsrail'deki iç siyasi süreç ve seçim atmosferiyle bağlantılı olduğunu değerlendiriyoruz. Bu dili bölgesel barışa katkı sağlayan sorumlu bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Türkiye'nin İsrail halkıyla veya herhangi bir toplumla husumeti yoktur. İtirazımız, uluslararası hukuka aykırı gördüğümüz politikalara ve bölgemizde istikrarsızlığı derinleştiren adımlaradır” ifadelerini kullandı.

Suriye'deki gelişmeler ve İsrail'in saldırılarına ilişkin soru üzerine Erdoğan, “Türkiye dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerinden kurmaz” vurgusunu yaptı. Suriye'nin bütünlüğüne dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunmasını istiyoruz. Ülkenin yeniden ayağa kalkması, devlet kurumlarının güçlenmesi ve terörle mücadele kapasitesinin artması, bütün bölgemizin menfaatinedir. İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını da bu çerçevede değerlendiriyoruz. Şu nettir ki İsrail'in uluslararası hukuku ve yerleşik kuralları hiçe sayan saldırıları, Suriye'nin egemenliğine açıkça zarar veriyor ve bölgede istikrarın tesisini güçleştiriyor. Halbuki Suriye'nin istikrarı, İsrail dahil olmak üzere tüm bölgemizin barış ve gelişmesine katkı sağlayacaktır.”

Türkiye'nin NATO içindeki konumuna değinen Erdoğan, “Türkiye, her ikili ilişkiyi kendisine yönelmiş bir tehdit şeklinde okumaz. Bununla birlikte milli güvenliğimize, meşru haklarımıza ve çıkarlarımıza karşı atılacak adımları da yakından takip ederiz. Türkiye, NATO içerisinde güçlü bir konuma ve ağırlığa sahiptir. Varsayımsal bir askeri çatışmanın İttifak bakımından hangi sonuçları doğuracağını bugünden tartışmak yerine böyle bir ihtimalin ortaya çıkmasını önleyecek diplomasiye yoğunlaşmak daha doğru olur. Bölgemizde kalıcı güvenliğin yolu, gerilimi düşüren, caydırıcılığı tahkim eden, karşılıklı kuşatma anlayışını aşan ve uluslararası hukuku esas alan 360 derece güvenlik anlayışı temelinde şekillendirilmiş müttefiklik ilişkileri ve bölgesel ortaklıklar üzerine inşa edilmiş bir güvenlik mimarisinden geçiyor” değerlendirmesinde bulundu.

'Terörsüz Türkiye' vizyonunun stratejik bir hedef olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “PKK'nın fesih ve silah bırakma yönünde aldığı kararları bu bakımdan önemli bir eşik olarak görüyoruz ancak asıl olan, alınan kararların sahada eksiksiz uygulanmasıdır. Örgütün bütün unsurlarıyla silah bırakması, illegal yapının tasfiye edilmesi ve bu sürecin devletimizin ilgili kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi gerekiyor. Suriye'deki gelişmeleri de aynı anlayışla takip ediyoruz. Oradaki bütün silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi, Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve toplumsal birliğinin tahkimi açısından zaruridir. Bu sürecin eşit vatandaşlık temelinde ilerlemesini, Kürtler dahil bütün Suriye halkının kendisini daha emniyetli, daha özgür ve daha müreffeh hissedeceği bir düzenin kurulmasını destekliyoruz. Suriye'nin birliği güçlendikçe bölgemizin güvenliği de güçlenecektir. İran'daki gelişmeler sırasında PKK/PJAK'ın ortaya çıkan şartlardan faydalanma girişimlerini de yakından takip ediyoruz. İran'ın iç meseleleri dış müdahalelerden uzak biçimde, İran halkı tarafından çözülmelidir. Etnik ve mezhebi fay hatlarının harekete geçirilmesi, İran'ı ve bütün bölgemizi uzun süreli bir istikrarsızlığa sürükler. Buna müsaade edilmemelidir” açıklamasında bulundu.

Etnik kimlik vurgusu yapan Erdoğan, “Kürtler, bizim kardeşlerimiz. Bin yıldır beraber, iç içe yaşıyoruz. Sevincimiz de bir. Her zaman söylüyorum: Kürtler, Araplar ve Türkler olarak etle tırnak gibiyiz. Kürt kardeşlerimizin huzurunu, güvenliğini ve refahını terör örgütlerinin veya dış güçlerin hesaplarından ayrı tutuyoruz. Türkiye'nin ölçüsü etnik kimlik değildir, terör, şiddet ve milli güvenliğimize yönelik tehdittir. Bölgemizde hiçbir topluluğun başka ülkelerin vekalet savaşlarında kullanılmasına müsaade edilmemesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın yayılma riskine değinen Erdoğan, “Bu süreçte sağduyuyla hareket etmek, iddiaları sağlam deliller üzerinden değerlendirmek ve gerilimi daha da tırmandıracak adımlardan kaçınmak gerekiyor. Türkiye olarak önceliğimiz, savaşın yeni ülkeleri içine çeken bir çatışmaya dönüşmesinin önüne geçmektir” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin tutumunun değişmediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

18:41

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akbaş'ı tebrik etti

18:39

Eylül 2026 emekli promosyonlarında bankaların ödeme tutarları güncellendi

18:37

Miçotakis: Yan yana yaşamak bizim kaderimiz

18:37

Okan Buruk PFDK sevk edildi!

18:36

Türkiye Fransa maçı canlı hangi kanalda yayınlanıyor?

18:33

Altın Portakal’da Ulusal Yarışma filmleri belli oldu: 12 film yarışacak

18:30

PFDK sevkleri açıklandı: Okan Buruk, Ertuğrul Doğan, Serdal Adalı, Ugochukwu...

Bakan Çiftçi: Dolandırıcılar için çember daralıyorSiyaset25 Eyl 15:08

Bakan Mustafa Çiftçi: DOLUNAY ile siber dolandırıcılığa yapay zeka desteği

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Dolandırıcılıkla Mücadele Merkezi (DOLUNAY) Projesi için Bakanlık’ta çalışma toplantısı düzenlendiğini açıkladı. Çiftçi, proje kapsamında ihbarlara hızlı müdahale, para trafiği ve dijital izlerin anlık takibi ile kurumlar arası koordinasyon sağlanacağını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli boksör Hatice Akbaş'ı tebrik ettiSiyaset25 Eyl 17:57

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli boksör Hatice Akbaş'ı tebrik etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda altın madalya kazanan Hatice Akbaş'ı kutladı.
Son dakika... Fon soruşturmasında yeni bilanço: 76 şüpheli hakkında işlemSiyaset25 Eyl 15:22

Akın Gürlek açıkladı: Fon soruşturmasında 76 şüpheli hakkında işlem

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin soruşturmada 45 şüphelinin tutuklandığını, 5’i hakkında adli kontrol kararı verildiğini bildirdi. Gürlek, 12 şüpheli için yakalama işlemlerinin sürdüğünü, 14 şüphelinin ise adli işlemlerinin devam ettiğini açıkladı.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri