Haber detayı
Haberin ayrıntıları
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda hitap etti. Erdoğan, Antonio Guterres'e teşekkürlerini ileterek başladığı konuşmasında Filistin konusuna değindi. Üye ülkelerinin çoğunun resmen tanıdığı Filistin'in devlet başkanı Mahmud Abbas'a vize verilmemesine değinen Erdoğan, Sayın Abbas'ın burada olmaması vicdanları yaralamaktadır dedi.
Erdoğan, Sayın Abbas burada bizzat bulunamasa da bizler tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin devletinin sesi olacak, Filistin halkının bu mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz dedi. Erdoğan, Filistin devletini henüz tanımamış ülkeleri de Filistin'i tanımaya çağırdı. Birleşmiş Milletler kurulurkenki ideallerini hatırlatan Erdoğan, özellikle son yıllarda yaşanan çatışmalara değindi.
Gazze'de yaşananlara da değinen Erdoğan, Yalnızca Gazze'de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 174 bin kardeşimiz, İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu ifadelerini kullandı. Gazze'de insanların yıkıntıların altında sevdiklerinin naaşlarını aradığını kaydeden Erdoğan, İsrail saldırılarında ellerini ayaklarını kaybetmiş masum yavrular, tahtadan yapılmış protezlerle okula gitmeye, hayata tutunmaya çalışıyor dedi.
Erdoğan, Gazze'nin dünyanın en büyük çocuk kabristanı ve çocukların en çok ampute edildiği yer olduğunu söyledi. Erdoğan, Başkan Trump'ın gayretleri ve bizim de dahil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1500'ü aşmıştır diyerek İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürdü.
Erdoğan, BM ile ilgili de eleştirilerde bulundu: Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın. Bu Tayyip Erdoğan'ın şahsi meselesi değildir. Bu insani bir meseledir. Hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var.
Yüreğinde insanlık olan, merhamet, şefkat olan, insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz. Hepimizi sarsması gereken bu manzaranın bize anlattığı şudur; bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler bu görevini icra edemez hale gelmiştir, daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir.
Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını BM'ye bağlamış olanlar derin bir hayal kırıklığı içindedir. Ama hatırlatmak isterim ki bir gün herkes insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacaktır. Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz. Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz.
Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz. Bunun için uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki genel kurul temasını son derece isabetli buluyorum. Birleşmiş Milletler'e olan güvenin arıtılması gerektiğini söyleyen Erdoğan, Bunun için yapılması gerekenler bellidir. Gazze'de çocuklar güven içinde olacak.
Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını değil özgürce süzülen uçurtmaları görecek. Lübnan'da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak. Asyalı emekçilerin alın teri vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek. Afrikalı kardeşlerimiz geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle ve umutla bakacak. Birleşmiş Milletler'e güven ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.
190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, dünya 5'ten büyüktür ilkesiyle mutlaka reforme edilmelidir dedi. AYRINTILAR GELİYOR...
Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir" dedi. Trump'ın "İran'ı izole edelim" sözlerinin ardından kürsüye çıkan Erdoğan, Orta Doğu'daki savaş ve gelişmelere dair konuşurken İran'dan söz etmemesi dikkat çekti.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika