Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılının eylül ayı enflasyonunu açıkladı. Buna göre eylülde enflasyon aylık bazda yüzde 1. 84 olurken yıllık yüzde 29,73 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyon Aralık 2021'den sonra ilk defa yüzde 30'un altına geriledi. Cumhuriyet ’e konuşan İktisatçı Onur Çanakçı, rakamların vatandaşın gerçek hayatındaki fiyat artışlarını yansıtmadığını söyledi.
Çanakçı, özellikle kira, gıda, ulaşım ve haberleşme gibi temel harcama kalemlerindeki yüksek artışların sürdüğüne dikkat çekerek, “Halkın gerçek enflasyonundan uzaklaştıkça fiyatlama davranışları daha da bozulur” uyarısında bulundu.
AVRUPA’NIN NEREDEYSE 10 KATI Enflasyonun yüzde 30’un altına gerilemesinin bazı kesimlerde olumlu karşılanabileceğini belirten Çanakçı, Türkiye’deki fiyat artışlarının hâlâ son derece yüksek olduğuna dikkat çekti. Çanakçı, “30’un altına düşmesi bazı insanları sevindirse de bilinmelidir ki bugün Avrupa enflasyonunun neredeyse on katı” dedi.
Çanakçı’ya göre asıl mesele, açıklanan genel enflasyon oranından ziyade vatandaşın her gün karşı karşıya kaldığı temel harcamalardaki fiyat artışları. KİRASI ZAMLANAN VATANDAŞ YÜZDE 31.
50’Yİ YAŞIYOR Kira artışlarının vatandaşın enflasyon algısındaki belirleyici unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Çanakçı, resmi enflasyon oranı ile hane halkının karşı karşıya kaldığı fiyat artışı arasındaki farkı kira üzerinden anlattı. Çanakçı, “Bugün kirası zamlanan birinin kira rakamı yüzde 31. 50 artışa maruz kaldı. Düşünün ki 2027 enflasyon hedefi yüzde 21. 50” ifadelerini kullandı.
HALKIN GERÇEK ENFLASYONU HÂLÂ YÜKSEK Enflasyondaki düşüşün sokaktaki fiyatları aynı hızda aşağı çekmediğini belirten Çanakçı, özellikle kira, gıda, ulaşım ve haberleşme gibi zorunlu harcama kalemlerinin yüksek seyrini koruduğunu söyledi.
Çanakçı, “Halkın gerçek enflasyonunun yani kira, gıda, ulaşım, haberleşmenin hâlâ yüksek seyrettiği bir dönemde enflasyonun dezenflasyon sürecinde olduğunu söylemek ekonomik olarak gerçekleri görmezden gelmektir” değerlendirmesinde bulundu. KAĞIT ÜZERİNDE DÜŞÜRMEK YETMEZ Çanakçı, enflasyonla mücadelede yalnızca resmi verilerdeki düşüşe odaklanılmasının ekonomik açıdan yeni sorunlar yaratabileceği uyarısında bulundu.
“Şunu unutmayalım, halkın gerçek gündeminden, gerçek enflasyon rakamlarından, çarşı ve pazar fiyatlarından uzaklaştığımız müddetçe ne kadar enflasyonu kağıt üstünde düşük tutarsanız tutun halkın fiyatlama davranışlarının bozulmasından başka hiçbir işe yaramayacaktır” diyen Çanakçı, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın ücretlerle fiyatlar arasındaki makası daha da açabileceğini belirtti.
İNSANLAR HİSSETTİĞİNE GÖRE FİYAT BELİRLER Çanakçı, enflasyon beklentilerinin toplumdaki davranışları doğrudan etkilediğini belirterek şu uyarıyı yaptı: “Fiyatlama davranışları bozulduğu zaman insanlar TÜİK enflasyonuna değil, hissettiği enflasyonu ürettiği mal ve hizmetlerin üzerine koyacaktır. İşte bu da ücretlerle fiyatlar arasındaki makasın açılmasına sebep olacaktır.”
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika