Emir hakkında her şey
TRAVMA: Üç yaşında anadan öksüz kalmış Emir. Babası Mustafa Sarıgül yeniden evlenmiş, yeni eşinden bir çocuğu olmuş.
TRAVMA: Üç yaşında anadan öksüz kalmış Emir. Babası Mustafa Sarıgül yeniden evlenmiş, yeni eşinden bir çocuğu olmuş.

- MAL / MÜLK: Genç yaşta ölen anneye Emir’in dedesinden çok yüklü bir miras kalmış. Anneye kalan bu büyük servet, tamamen Mustafa Sarıgül’ün kontrolüne geçmiş. “Babam, annemin servetinin üstüne kondu” duygusuyla yıllardır babasına içerlemiş de içerlemiş Emir. *- EMİR İLE ÖMER: Babayla hesaplaşmaya cüret edemediği için önce gizliden gizliye, sonra açıktan açığa üvey kardeşi Ömer’e diş bilemiş Emir.
Bu işlerden hiç çakmayanlar bile fark ederler: Haftada üç gün terapiye gidilse bile çözülemeyecek türden derin yaralar oluşturur insanda bu tür şeyler. *- RUH HALİ: Emir’in devasa bir “baba” sorunu var. Bunun yarısı manevi, yarısı maddi. İşin manevi tarafını halledemediği belli ama maddi tarafını da pek halledememiş.
Emir’in yıllardır topluma yansıyan antipatik taraflarını da işte bu halledilmemiş sorunlar besledi belki de. *- SONUÇ: Sarıgül ailesi çökerken Emir de yılların travmasının, acısının, dışlanmışlığının, çekişmelerinin hesabını görmeye çalışıyor. Bu zamana kadar içine attığı ne varsa hepsini dışarıya püskürtmenin başlangıç noktasında. Bu yüzden Emir’e dikkat! SARIGÜL’ÜN SIRRI: REZİL OLMUYORYIL: 2005.
CHP’nin büyük kurultayı var. İki aday karşı karşıya: Deniz Baykal ve Mustafa Sarıgül. *O kurultayda Deniz Baykal, öyle bir konuşma yapmıştı ki... Mustafa Sarıgül’ü... - Resmen paçavraya çevirmişti. - Alenen yerin dibine sokmuştu. - Tamamen delik deşik etmişti. *O hezimetin binde birini ben yaşasaydım... 2005 yılından itibaren masanın altındaydım ve bir daha asla kafayı çıkarmamıştım.
*Mustafa Sarıgül’ün yıllardır ayakta kalmasının sırrı, aslında tam olarak şurada:*Adam, en rezil olunacak durumlarda bile rezil olmamayı başara başara geldi bugünlere. BİNDE 0. 3BU neyin oranı? Söyleyeyim:Türkiye’de “Cadılar Bayramı” kutlayanların oranı. *Buna karşın... Sosyal medyada birkaç “Cadılar Bayramı” kutlaması fotoğrafı üzerinden geliştirilen tepkilerin oranı nedir? Onu da söyleyeyim: Yüzde 79.
*Olay şu yani:Binde 0. 3’lük bir kutlamaya... Yüzde 79’luk tepki. *ALINMASI GEREKEN DERS:*Marjinalin marjinali bir olaya bu kadar geniş katılımlı ve yüksek tepki göstermek... Marjinalin marjinali olayın reklamını yapmaktan başka bir şey değildir. NAZIM / SEZEN / HRANTSANKİ mahalleden arkadaşlarıymış gibi... - Nazım Hikmet’ten Nazım. - Sezen Aksu’dan Sezen. - Hrant Dink’ten Hrant.
Söz eden konuşmaları dinlemiyorum, yazıları okumuyorum. TARKAN’A DA KURUM’A DA ÖVGÜ- TARKAN: COP31 için şarkı yaptı. Güçlü mesajları olan İngilizce bir şarkı. *- KURUM: COP31 Başkanı Murat Kurum, bunun için Tarkan’a nezaket dolu mesaj yolladı. *Çok güzel. Hem Tarkan’a hem Kurum’a bravo. *- TARKAN sadece belli kesimin sanatçısı olamayacak kadar büyüktür.
- MURAT KURUM kendilerine bir adım atana on bin atacak kadar yüce gönüllüdür. PARODİSİ KENDİSİNDEN DAHA İYİ OLAN FİLMŞÖYLE bir deneyim yaşadım:*- Önce birkaç James Bond filmi izledim. - Sonra da Rowan Atkinson’un James Bond filmleriyle dalga geçen Johnny English filmlerini izledim. *Tavsiyem şudur: Bırakın James Bond’u. Çok acil Johnny English izleyin. Hemen. Çabuk.
İSTİYORUM- Ara seçimde Trump bir tokat yesin ama afallamasın istiyorum. - Özgür Özel’in “keşke kent uzlaşısı yapmasaydık” demesini istiyorum. - Fon olayına bulaşanlar pişman edilsin istiyorum. - Yurtdışına kaçmadan Sarıgül’ün dokunulmazlığı kalksın istiyorum. - İsveç / Norveç / Danimarka’da da sokaklar karışsın istiyorum. - Netanyahu hükümeti kuramasın istiyorum.
Yeni çocuk Ömer, ailenin gözdesi olmuş. Öksüz Emir, baba evinden anneanne evine postalanmış. Emir’in üç yaşından beri yaşadığı travmadır bu.
Kaynak: Hürriyet


