Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Çok yakından tanıdığım bir öğretmen. Kırk yılını binlerce çocuk yetiştirmeye adamış. Çocuğunu tek başına büyütmüş. Şimdi yalnız yaşıyor. Çalışırken 75 bin lira alıyordu. Geçen ay emekli oldu, aylığı 50 bin liraya düştü. Bir anda gelirinin üçte birini kaybetti. Bu ay evinin kirası da 50 bin liraya çıktı. Kırk yıllık emeğin karşılığı, yalnızca başını sokacak bir evin kirasına yetiyor. Kara kara düşünüyor.
Muhtemelen kızından destek isteyecek. Tabii onun bütçesi elverirse. Bir başka yakınım, en düşük emekli aylığıyla bir sahil kasabasında yalnız yaşıyor. Aylığı 23 bin 552 lira. Kirası 18 bin lira. Bir ay boyunca bütün ihtiyaçlarına kalan para 5 bin 552 lira. Ailesi destek olmazsa nasıl yaşayacak? Bunlar en yakınımdaki insanların hayatı.
Memleketin dört bir yanında aynı hesabı yapıp aynı çaresizliğe sürüklenen milyonlar var. GEÇİNEMİYORUZ! Dün aynı öykülere sahip binlerce emekli meydanlara çıktı. 25 Eylül’de Anayasa Mahkemesi önünde yaptıkları basın açıklamasında “Para için değil, onurumuz için” yazılı pankartla intihar eden emekli polis Ali Şekeroğlu ’nu anmak, yaşadıklarını duyurmak için! Emeklilik artık mutsuzluk, endişe, korku demek.
Yeniden iş aramak, borçlanmak, çocuğunun kapısını çalmak demek. TÜRK-İŞ’in eylül araştırmasında dört kişilik ailenin yalnızca gıda gideri yani açlık sınırı 37 bin 801 lira. Yoksulluk sınırı ise 123 bin 130 lira. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 48 bin 885 lira. En düşük emekli aylığı ise tek kişinin yaşama maliyetinin yarısına bile ulaşmıyor.