Haber detayı
Haberin ayrıntıları
26 Eylül’de Akatlar Kültür Merkezi’nde Harici Medya ev sahipliğinde Berlin merkezli European Transcontinental Initiative (ETI) ile birlikte düzenlenen East-West Forum, farklı kıtalardan ve farklı siyasi geleneklerden önde gelen isimleri İstanbul’da aynı masada buluşturdu.
Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Kuzey Amerika’dan gelen katılımcılar, küresel güç dağılımındaki tarihsel kırılmayı, savaşın değişen karakterini ve yeni güvenlik mimarisini iki gün boyunca tartıştı.
30 ülkeden uzmanların katıldığı forumda öne çıkan değerlendirme, dünyanın Soğuk Savaş sonrasında kurulan Batı merkezli düzenden hızla uzaklaştığı ve yeni güç merkezlerinin artık küresel sistemin kalıcı unsurlarına dönüştüğü yönündeydi.
Katılımcılar, vekâlet savaşlarının büyük güçler arasındaki doğrudan çatışma eşiğini düşürdüğüne, nükleer tırmanma riskinin yeniden küresel siyasetin merkezine yerleştiğine ve yapay zekâ destekli harp teknolojilerinin savaşın sınırlarını belirsizleştirdiğine dikkat çekti.
East-West Forum böylece yalnızca mevcut krizlerin tartışıldığı bir konferans değil, değişen dünya düzeninin hangi ilkeler ve güç dengeleri üzerinde şekilleneceğine ilişkin farklı merkezlerin doğrudan söz aldığı yeni bir uluslararası platform iddiasıyla sahneye çıktı.
Konferansın açılışını yapan Harici Medya Genel Yayın Yönetmeni Tunç Akkoç, forumun birbirinden farklı siyasi ve entelektüel gelenekleri kalıcı bir diyalog zemini üzerinde buluşturmayı hedeflediğini söyledi. Akkoç, “Bugün hep birlikte yeni bir başlangıç yapıyoruz. Farklı bakış açılarına sahip insanların buluşup konuşabileceği bir zemin kuruyoruz.
Bu ilk buluşmanın her yıl daha da güçlenen bir geleneğe dönüşmesini umuyoruz” dedi. KITADAKİ BÜYÜK KRİZ Açış konuşmasını kurucuları arasında yer aldığı European Transcontinental Initiative (ETI) adına yapan Prof. Dr. Ulrike Guérot, dünyanın üçüncü bir dünya savaşının eşiğinde durduğu bir dönemde küresel eleştirel topluluğun sesini yükseltmesi gerektiğini vurguladı.
Immanuel Kant'ın Ebedi Barış tezine ve 1789 İnsan Hakları Bildirisi ile Birleşmiş Milletler Şartı'nda güvenceye alınan bütün insanların özgür ve eşit doğduğu ilkesine atıf yapan Guérot, 21. yüzyılda eksik olan unsurun kaynak ya da enerji değil; diplomasi, bilgelik, siyasi irade ve sevgi olduğunu söyledi.
Jacques Delors, François Mitterrand ve Helmut Kohl dönemindeki sosyal ve barışçıl Avrupa ideallerinin bugün tahrif edildiğini söyleyen Guérot, Avrupa'nın Rusya ile savaş istemeyen ve Amerikan jeostratejik çıkarlarına kurban edilmeye karşı çıkan sessiz çoğunluğunun sesi olduğunu dile getirdi.
Almanya vatandaşı olan Guérot, Kuzey Akım boru hatlarına yönelik saldırıyı hatırlatarak, kritik altyapısı eski müttefiki tarafından tahrip edilen ve hükümeti buna sessiz kalan Alman kamuoyunun derin rahatsızlık duyduğunu söyledi.
Guérot, Fransız şair Raymond Queneau'ya atıfla Avrupa'nın içine düştüğü nihilizmi özetledi: Avrupa tehlikelidir; ancak gücünden ötürü değil, bir türlü kabullenemediği zaafından ötürü tehlikelidir. Kendi siyasi başarısızlığı ve suçluluğuyla yüzleşmemek adına savaşı tırmandırmayı tercih ediyor.
Avrupa Transkontinental Girişimi olarak iki temel şiarımız var: Avrupa Birliği'nin ötesinde bir Avrupa ve çok kutuplu bir dünya için Avrupa. Bu dengede Türkiye kilit bir rol üstleniyor. Guérot, açış konuşmasının tamamlanmasıyla birlikte forumun her yıl eylül ayının üçüncü haftasında İstanbul'da düzenli olarak toplanacağını duyurdu.
Tunç Akkoç'un teşekkür konuşmasının ardından forumun Dönüşen Dünya: Çok Kutupluluk ve Liberal Düzenin Sonu başlıklı ilk genel kurul oturumuna geçildi. Moderatörlüğü üstlenen Guérot, paneli ABD'li akademisyen Prof. Pilkington'ın yeni yayımlanan The End of the Liberal Order (Liberal Düzenin Sonu) kitabından bir alıntıyla açtı.
Guérot, katılımcıların tartışmasına şu tespiti sundu: Bugün bir ideoloji olarak liberalizm, Amerikan çizgisi doğrultusunda yorumlanmaktadır. Yani temel olarak, zaman içinde ABD'de inşa edilen ve özellikle bu ülkenin İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde öne çıkmasıyla gelişen liberalizmin belirli bir varyantı üzerinden tanımlanmaktadır.
BEŞ YÜZ YILLIK HAKİMİYET SONA ERDİ Fudan Üniversitesi Çin Enstitüsü Direktörü ve Çin'in tarihi lideri Deng Şiaoping'in eski tercümanı Prof. Zhang Weiwei, çok kutuplu yapının iktisadi verilerle kesinleştiğini ifade etti.
Satın alma gücü paritesine dayalı gayrisafi yurt içi hasıla hesaplamalarında BRICS ülkelerinin toplam iktisadi büyüklüğünün G7 ülkelerini geride bıraktığına dikkat çeken Zhang, bu göstergenin beş yüz yıllık Batı hakimiyetinin bittiğini kanıtladığını vurguladı. Zhang, Bizim düşünce dünyamızda bir aktör ya dosttur ya da potansiyel dosttur.
Batı'nın dünyayı felakete sürükleyen 'ya dostsun ya düşman' ayrımı bizde yer almaz. Çin diplomasisi askeri zorlamadan kaçınır; tahakküm yerine uyumu, dayatma yerine eşitliği esas alır dedi. AVRUPA LOJİSTİK ÜSSE DÖNÜŞTÜ Güneydoğu Norveç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.
Glenn Diesen, 1990 Paris Şartı ile vaat edilen bölünmemiş Pan-Avrupa güvenlik mimarisinin NATO'nun doğuya genişlemesi uğruna bilinçli biçimde feda edildiğini söyledi. Rusya'yı dışlayan bu politikanın kıtayı çatışma sarmalına soktuğunu belirten Diesen, güvenliğin bölünmezliği ilkesinin hiçe sayıldığını aktardı.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika