Haber detayı
Haberin ayrıntıları
ABD’nin saygın okullarından biri olarak bilinen Cornell Üniversitesi, 2024 yılında bir öğrenci yurdunda gerçekleştiği iddia edilen toplu tecavüz skandalıyla çalkalanıyor. O dönem 20 yaşında olan ve hukuki belgelerde ‘Jane Doe’ takma adıyla anılan kadın öğrencinin adalet mücadelesi, aradan geçen iki yılın ardından açtığı tazminat davasıyla kamuoyunun gündemine bomba gibi düştü.
Davanın ardından yaşananlar ise sadece üniversite kampüsünü değil, eyalet düzeyinde yargı ve emniyet mekanizmalarını da harekete geçiren ulusal bir krize dönüştü. İddiaların odağındaki mağdur ölüm tehditleri alıp emniyet güçlerinin hatalı müdahalesi nedeniyle ‘sahte ihbar’ olayına maruz kalırken, genç kadının avukatı polisin müvekkilini ceza soruşturmasının seyri konusunda yıllarca "yanılttığını" açıkladı.
Öğrencilerin kampüsteki oturma eylemleri ve rektörün istifasını talep eden tepkileri sürerken, New York Eyalet Valisi davanın yürütüldüğü yerel savcılığa olan güvenini kaybettiğini açıklayarak soruşturmayı bizzat Eyalet Başsavcılığına devretti.
Skandalın temelleri, Jane Doe'nun Cornell Üniversitesi'nde ikinci sınıf öğrencisi olduğu 19 Ekim 2024 gecesine dayanıyor. Arkadaşlarıyla gittiği mekanlarda alkol aldıktan sonra saat 23.00 sularında tek başına Chi Phi kardeşlik cemiyetinin binasına giden genç kadın, burada arkadaşının ikram ettiği içkiyi kabul etti. Şikâyet dilekçesinde yer alan detaylara göre, arkadaşı ve bir diğer cemiyet üyesi genç kadını üst kata çıkararak ketamin, uyuşturucu ve sert alkol tüketmeye zorladı.
Gece yarısından sonra saat 01.42 sıralarında şüphelilerden birinin diğer üyelere gönderdiği ve "ücretsiz" ifadesiyle genç kadını hedef gösterdiği mesajlaşmalar, yaşanan vahşetin boyutunu ortaya koydu. Sabahın ilk ışıklarına kadar devam eden ve yaklaşık 7 saat sürdüğü belirtilen süreçte, birden fazla erkeğin genç kadına uyuşturucu madde etkisindeyken cinsel saldırıda bulunduğu belgelendi. Olayın ertesi günü vücudunda darp izleriyle kendi yurduna dönen Doe, günlerce süren travmanın ardından durumu önce sağlık merkezine, ardından kampüs polisine bildirdi.
KAPATILMAYA ÇALIŞILAN DOSYA VE İHMALLER ZİNCİRİ
Kasım 2024'te başlatılan polis soruşturmasında Doe'nun polis ekiplerine verdiği detaylı ifadeye ve faillerin kendi aralarındaki Snapchat mesajlaşmalarına rağmen, Tompkins Bölge Savcısı Matthew Van Houten takipsizlik kararı verdi. Savcılık, genç kadının ilk ifadesinde eylemlerin rızaya dayalı olduğunu söylediğini iddia ederek ek delilleri ve polis mülakat kayıtlarını incelemeyi reddetti.
Ancak sızdırılan ifade tutanakları ve ses kayıtları, mağdurun olay esnasında hafıza kayıpları yaşadığını ve "Yüzde yüz emin olarak tecavüze uğradım" dediğini net bir şekilde ortaya koydu. Kampüs polisinin telefon operatörlerine iletilmek üzere hazırladığı veri koruma taleplerinin savcılığa ulaştırılmadığı, savcılığın ise olayı eksik incelemeyle kapatmaya çalıştığı anlaşıldı. Bu süreçte üniversite yönetimi iç soruşturma yürütüp duruşmalar yapsa da olaya karışan öğrencilere caydırıcı cezalar vermemekle suçlandı.
Mağdurun avukatı Thomas Giuffra, müvekkilinin soruşturmanın seyri hakkında polis ve yetkililer tarafından yanıltıldığını belirtti. Giuffra, adli makamların dosyayı takipsizlikle kapattığı dönemde dahi yetkililerin kendilerine "soruşturmanın ve delil toplama sürecinin devam ettiğini" söyleyerek zaman kazandığını ve hiçbir cezai işlem yapmadığını kaydetti.
Üniversitenin kendi yürüttüğü iç disiplin soruşturması ise skandalın bir başka boyutunu gözler önüne serdi. Tam 12 ayrı duruşma sonucunda 7 sanıktan sadece 2'si okuldan uzaklaştırıldı. Diğer sanıklara ise komik denilebilecek cezalar verildi; bu kişilerin davranışları üzerine ‘yansıtıcı deneme yazıları’ yazarak veya kısa süreli uzaklaştırma alarak eğitimlerine devam etmelerine izin verildi. Üstelik bu öğrencilerden bazılarının halen kampüste derslere girmesi hem akademisyenler hem de öğrenciler arasında büyük rahatsızlık yaratıyor.
Olayın ardından okul gazetesi The Cornell Daily Sun muhabiri Cereese Qusba, tecavüz mağduruyla iletişime geçerek dosyayı yaklaşık 23 ay boyunca takip etti. Öğrencinin 16 Eylül’de dava açmasının ardından gazete, 18 Eylül’de yayımladığı soruşturma haberinde olayın ayrıntılarını aktardı ve hakkında henüz cezai suçlama bulunmayan yedi erkek öğrencinin isimlerini yayımladı. Jane Doe’nun üniversite ve öğrenci kulüplerine açtığı hukuk davasının ilk duruşması 23 Ekim’de yapılacak.
DAVA SONRASI GELEN TEHDİTLER VE SAHTE İHBAR ŞOKU
Adalet bulamayan Jane Doe'nun Eylül 2026'da faillere, Chi Phi kardeşlik cemiyeti ve Cornell Üniversitesi aleyhine 101 sayfalık dev bir tazminat davası açması bardağı taşıran son damla oldu. Davanın basına yansımasıyla birlikte mağdur kadın ve avukatı Thomas Giuffra hedef haline geldi.
Kimliği belirsiz kişilerce sürekli aranan ve ölüm tehditleri alan Doe, evine yapılan asılsız bir ihbar sonucu silahlı polis baskınına uğradı. Polislerin babasının, kardeşinin ve arkadaşının kafasına silah doğrulttuğu dehşet anlarını bizzat yaşayan genç kadın, olayın hemen ardından "seni ve aileni vuracağız" içerikli mesajlar almaya devam etti. Avukat Giuffra, müvekkilinin güvenlik gerekçesiyle okulu bırakmak zorunda kaldığını ve hayatından endişe ettiklerini açıkladı.
Skandalın büyümesi üzerine Cornell Üniversitesi kampüsü protestolarla çalkalanmaya başladı. Öğrenciler yemekhanelerde oturma eylemleri düzenlerken, Öğretim Üyeleri Senatosu, Rektör Michael Kotlikoff için güvensizlik oyu vermeye ve istifasını talep etmeye hazırlanıyor. Ithaca Şehir Konseyi ise kamu güvenliğini gerekçe göstererek üniversiteyle bağlantılı tüm organizasyonların izinlerini geçici olarak askıya aldı.
Eyalet düzeyinde ise adalet mekanizması sil baştan kuruldu. New York Valisi Kathy Hochul, yerel savcının tutumundan tatmin olmadığını belirterek dosyayı özel savcı sıfatıyla incelemesi için New York Eyalet Başsavcısı Letitia James'e devretti.
Aynı zamanda ABD Adalet Bakanlığı eski yetkililerinden Sally Q. Yates, üniversitenin cinsel saldırı vakalarındaki ihmallerini araştırmak üzere bağımsız bir incelemenin başına getirildi.
Türkiye ve dünya kamuoyunda da geniş yankı uyandıran dava, ABD üniversitelerindeki cinsel taciz ve tecavüz vakalarının ne şekilde ele alındığına dair tarihi bir hesaplaşmaya dönmüş durumda.
İsyan eden öğrenciler kampüsü ayağa kaldırdı. İşte korkunç olayla ilgili yaşanan ihmaller zinciri ve son gelişmeler...
Kaynak: Hürriyet