Deniz Göktaş yarın hakim karşısına çıkacak... Duruşma öncesi yeni mesaj: '88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim'
"Ölü Deniz" adlı gösterisi gerekçe gösterilerek tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın yargılanmasına yarın başlanıyor. 3 suçlamayla yargılanan Göktaş için 12 yıl 2 aya kadar hapis isteniyor. Genç komedyen, yarınki duruşma öncesi yeni bir mesaj paylaştı, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım" dedi.
Deniz Göktaş yarın hakim karşısına çıkacak... Duruşma öncesi yeni mesaj: '88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim'
Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Kuyu tipi cezaevi olarak bilinen Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda yaklaşık 3 aydır tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş 'ın yargılanmasına 28 Eylül'de (yarın) başlanacak. Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmada suçlamalara ilişkin savunmasını yapacak. Duruşmada Göktaş'ın savunmasının ardından tutukluluk durumu da değerlendirilecek.
Göktaş, 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunuyor. DENİZ GÖKTAŞ'TAN DURUŞMA ÖNCESİ YENİ MESAJ Genç komedyen, yarınki duruşma öncesi sosyal medya hesabından yeni bir mesaj paylaştı. Göktaş, X hesabındaki mesajında şu ifadeleri kullandı: Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar, Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var.
Image
88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş. Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor.
Ben de buna uygun olarak bu tweette “zengin derdi” sayılacak bir konu seçtim: Cezaevi ve müzik. “Müziksiz yaşayamam” tipi bir insan hiç olmadım, hatta epey de yaşarım ama “müziksiz 88 gün yaşayamam” tipi bir insanmışım meğer. Rüyalarımdan birinde; tahliye olduğumu fark edince hemen Peyk açıyordum ama Peyk olmayan bir şey çalıyordu. Radyo ve Dream Türk var ama hep Peyk olmayan bir şey çalıyor.
Şimdi övmeye çekiniyorum; TRT 2’yi övdüm, son 1 aydır yok. Radyo 3 sağolsun, Gojira çaldı 1 saat. Böyle mucizevi anlar dışında pek seçenek yok. Bu yüzden bu yaşa kadar ergen inadıyla taşıdığım Türkçe pop alerjimi aşmam gerekti. Bu hafta savunmama hazırlanırken 24 saat boyunca Dream Türk açıktı. Sadece yan komşum Haluk Levent, Mamak Türküsü ya da Haziran’da Ölmek Zor çaldığında TV’yi kapatıp avluya çıkıyorum.
Kuyu tipinin tek iyi yanı akustiği olabilir. 24 saat Dream Türk izlerseniz 4 kere Ezhel’i görebiliyorsunuz, özledik. Onun dışında Türkçe pop. Girl Band, Boy Band ve Karışık Band salgını var, herkes dikkatli olsun. Kalabalık ortamlara girmeyin, aniden bir koreografinin parçası olabilirsiniz.
Favorilerim: Eypio & Sibel Can – Kıyamam Mabel Matiz – Umrumdışı Hücremde Mabel Matiz’in “Ben büyüttüm boy boy” dansını yaparken infaz koruma memuruna yakalandım. Bir kere de derbi günü MasterChef izlerken yakalanmıştım, iki etti. Savunma öncesi gündemden uzaklaşmak için seçtiğim bu yumuşak konuyu burada yazdığım bir rap ile bitireyim. Sabah 9’da ekmek dağıtımı oluyor.
Haftada birkaç gün de ekmekle birlikte poğaça veriliyor ve kruvasan neşesi yaşanıyor. O günler önce koridorda servis tezgâhının tekerleğinden çıkan sesler yankılanıyor.
Sonra dağıtımı yapan memur bozacı gibi bir nağmeyle bağırıyor: “Ekmek ve poğaçaaaa” (Fuat Ergin tarzı bir flow’la) Ekmek ve poğaça Vaktimiz bolca Cicibebe olmasa Halimiz n’olcak Menü ful carbo Ne peynir ne yarım kadeh Doluca Haluk, Cem, Özkan, ben D Blok dört yapraklı yonca Görüşmek üzere.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar, Yarın, 28 Eylül Pazartesi, Çağlayan Adliyesi’nde saat 10:00’da duruşmam var. 88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım.
… — Deniz Göktaş (@idgoktas) September 27, 2026 İSTANBUL HAVALİMANI'NDA GÖZALTINA ALINDI Deniz Göktaş hakkında, Ölü Deniz adlı gösterisinin YouTube'da yayımlanmasının ardından soruşturma başlatıldı. Göktaş, 2 Temmuz'da tatil dönüşünde İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındı.
Bir gün sonra Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen Göktaş, Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlamalarıyla tutuklandı. Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilen Göktaş hakkında daha sonra bir tahliye kararı verildi. İstanbul 61. Asliye Ceza Mahkemesi, 28 Ağustos'ta Göktaş'ın tahliyesine hükmetti.
CEZAEVİNDEYKEN YENİDEN TUTUKLANDI Ancak Göktaş cezaevinden çıkamadan aynı gösteride yer alan başka bir bölüm nedeniyle bu kez suçu ve suçluyu övme suçlamasıyla yeniden tutuklandı. Savcılığın itirazı üzerine verilen tahliye kararı İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kaldırıldı.
12 YIL 2 AYA KADAR HAPİS İSTEMİ İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Göktaş'ın üç ayrı suçtan 2 yıl 7 aydan 12 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Davanın temelini ise Göktaş'ın 24 Haziran'da YouTube hesabından yayımladığı Ölü Deniz adlı gösterideki üç ayrı bölüm oluşturuyor.
'DİKTATÖR' İFADESİ SUÇLAMA KONUSU YAPILDI İddianamede, Göktaş'ın AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilişkin kullandığı bazı ifadeler cumhurbaşkanına hakaret suçlaması kapsamında değerlendirildi. Göktaş'ın Erdoğan hakkında utangaç bir diktatörden, kendi kimliği ile barışık bir diktatöre geçişi ifadelerini kullandığı belirtilen iddianamede, yine Cumhurbaşkanı'na yönelik 30 yıldır niye kendini kısıtlıyorsun...
sözlerine de yer verildi. Göktaş'ın gösteride Cumhurbaşkanı'nın terapisti olmayı hayal ettiğini söylediği bölüm de suçlama konusu edildi. Savcılık, söz konusu ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığını ve Cumhurbaşkanı'nın toplum nezdindeki şeref, onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğunu savundu.
'ORUÇ TUTAN CANLI BOMBALAR' İFADESİ DE İDDİANAMEDE Göktaş'ın gösterisinde kullandığı Oruç tutan canlı bombalardan korkuyorum sözleri de halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlaması kapsamında değerlendirildi.
Savcılık, bu ifadelerle oruç tutan kişilerin canlı bomba olmaya daha yatkın olduklarının ileri sürüldüğünü ve toplumun dini açıdan farklı bir kesiminin diğer bir kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik edildiğini öne sürdü. Gösteride Kur'an-ı Kerim'e ilişkin kullanılan çevirisi zayıf ve yazar için de çok zor, aklına yeni bir fikir gelse ifadeleri de aynı suçlama kapsamında yer aldı.