Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Sosyal medyada keşfedilen bir isim Feride Hilal Akın. Eypio’nun ‘Günah Benim’ şarkısına yaptığı cover’la sevildi, tanındı. Ama orada kalmayıp müzik kariyerini profesyonel olarak sürdürmeyi başardı. Şimdi sözlerini Aşkım Kapışmak’la yazdığı ‘Rüzgârın Kızı’ şarkısıyla karşımızda.
Şarkı aşkı kendi kurallarıyla yaşayan bir kadının hikâyesini anlatıyor. Akın’la buluştuk, sosyal medyada geçen 15 yılı ve yeni şarkısını konuştuk. ◊ 15 yaşındasın, şarkı söylerken ilk kez videonu çekiyorsun... O günü hatırlıyor musun? Hatırlıyorum. Annemler tatildeydi. Ben de arkadaşımın yanına müzik yapmaya gidiyordum. Model’in ‘Makyaj’ ve Yaşar Kurt’un ‘Anne’ parçasını söylemiştim. Çok güzel bir gündü.
30 bin dinlenmeye ulaşmıştı. Ve ben kendimi o kadar şöhretli hissediyordum ki... Ama asıl patlamamı Eypio’nun ‘Günah Benim’iyle yaptım. ◊ O yıllarda Ankara’da bir rap çevren de var. Ama sokak ortamının bir genç kadın için zorlayıcı olabildiğinden bahsetmiştin. Şimdi düşündüğünde sokak mı daha tehlikeli, dijital dünya mı? Tabii ki dijital dünya. Deliymişim ben, cahil cesaretiyle atlamışım dijital dünyaya.
Travmalar bitti, yeni bir dönem başlıyor sanmıştım. Meğer travmalar yeni başlıyormuş. ◊ Yıllar içinde sosyal medya sana ne verdi, senden ne aldı? Çok küçüktüm. Aslında özgürlüğümü bir çaldı, gitti. Gençken yapılacak 100 şey listem vardı. Onları yapamayacağımı düşünüp üzülmüştüm bayağı. Ama tabii ki hayat böyle bir şey. Size çok istediğiniz bir şeyi verirken bazen sizden çok sevdiğiniz şeyleri de alıyor.
Ama bana kendimi kanıtlayabileceğim bir alan sundu. Herkes görülmek ister. Ben görülebildim; ailem, sevdiklerim ya da hiç tanımadığım insanlar tarafından... ◊ Sosyal medyada paylaşım yapmak hayatının bir parçası oldu uzun yıllar... Görünmek iyi bir şey mi, kötü bir şey mi? Bunu sorguladığım bir dönemden de geçtim. Görünmek ilk başta keyifliydi. Bir sürü imkân sağlıyordu.
Ama sonra şunu fark ettim; açılmış bir şeker düşünün, onun gibi bir sürü karıncayla kaplıydı etrafım. Bir yandan da büyüyordum, içinde yaşadığım bazı durumlar vardı ve onları çözmek için de biraz kendimi tanımaya ihtiyaç duydum. Köşeme çekildim. ◊ Pandemide mi? Evet, öncesinde çok leylaydım zaten (gülüyor). Ama şimdi çok güzel hikâyelerim var ve yeniden paylaşmaya hazırım. Ve nereden anlatacağımı kestirebiliyorum.
◊ Sosyal medyada ünlüleri, fenomenleri, influencer’ları görüyoruz. Herkes birbiriyle arkadaş. Senin çok arkadaşın var mı? Ben sıcakkanlı bir insanım. İnsanlarla tanıştığımda bir fragman gösteririm. Derim ki ‘Güler yüzlü bir insanla karşılaştığımda ben de güler yüzlü oluyorum’. Karşımdaki beni bilsin isterim. Ama arkadaşlarımın sayısı beşi geçmez. Ve hepsinin de yeri ayrıdır hayatımda.
◊ Son yıllarda insanlar yaşadıkları sorunları geçmişteki aile travmalarına bağlıyor. Senin de var mı? Bundan belki 5-6 yıl önce sorsaydın “Var” deyip sana travmamı anlatırdım ama artık şöyle düşünüyorum: Tüm insanların travması vardır. Çünkü komşunun tavuğu sana kaz görünebiliyor, o yüzden hep böyle bir eksik arıyorsun. Mesela bir annen varsa da sorun olabilir, annen olmasa da...
Başıma gelen her şeyin beni şu ana getirdiğini bildiğim için hepsine teşekkür ederek onlarla barışmayı seçtim. Kurban psikolojisinden çıkalı uzun zaman oldu. Üzerine çok çalıştım. ◊ Köşene çekildiğin dönemden bahsediyorsun sanırım... Belki o yüzden köşeme çekildim. Çünkü travmaları çözdükçe aslında insan biraz sıradanlaşıyor da. Bize çılgınca şeyleri yaptıran o toksiklikmiş.
Kâinatta her şey o kadar güzel dizayn edilmiş ki. Baktığında kötü bir olay yaşıyorsun ama yıllar sonra o olay sayesinde bir başkasının hayatını kurtarıyorsun. ◊ Maneviyata yönelmişsin gibi... Büyüdüm (gülüyor). Küçücüktüm, evet, çok eğlendim. Yaşayacağım her şeyi yaşamışım gibi hissediyorum aslında. Biraz hızlı tükettiğim için de kendimi kenara çekip bir sorguladım. “Hayat bundan ibaret mi” dedim. Değildi.
Madde ve manayı iki bacağa benzetebiliriz. Bir bacağın eksikse topal olursun, yürüyemezsin... ◊ Gelecekle ilgili hayalin nedir? Benim gibi birçok hayali olan ama sıfırdan gelen insanlar için bir alan yaratmak. Özellikle kız çocukları ve kadınların görünür olması için bazı projeler olabilir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü doğumluyum. Bunun bana bir misyon kattığını hissediyorum.
◊ Kolundaki dövmede kadınlar ve ellerinde kalkanlar var galiba... Evet, her biri çakraları temsil ediyor. Dişil enerjinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor bana. Hayatımdaki kahramanlarım da genellikle kadınlar. Annem, teyzem, anneannem... Hepsi çok güçlü... ‘Bir baktım, insanlar yedeklemiş her şeyi’◊ ‘Rüzgârın Kızı’ yeni şarkın. Sana çok yakışmış. Bir hikâyesi var mı?
Aşkım Kapışmak getirdi bana şarkıyı; “Sözlerini birlikte yazalım mı” dedi. Mustafa Ceceli yapmıştı. Sözleri o dönem yaşadıklarımla da alakalı. Herkes “Neden hayatında biri yok” diye soruyordu. ◊ Neden? Açıkçası bir baktım, insanlar yedeklemiş her şeyi. Bu da hiç benim tarzım değil. ◊ ‘Yedeklemiş her şeyi’ ne demek, anlayamadım? Örneğin herkes Instagram’da birkaç kişiyle konuşuyor, görüşüyor, date’leşiyor aynı anda.
Ben de bu yüzden biraz uzak ve ürkek duruyorum sanırım. Belki bazen çok güzel aşklara bile yelken açmıyorum. Yani ‘Elbisem şık ama kalbim daha şık, eğer onu taşıyabileceksen giy’ gibi bir yerden yazdım sözleri. ◊ Lovebombing’i (ilişkinin başında karşındakini ilgiye boğma) de sevmediğini söylüyorsun şarkıda... Mesela biriyle tanışıyorum, hemen başlıyor; “Şöyle evlenelim, böyle yuva kuralım”. Direkt kaçıyorum.
Bunlara artık doymadık mı Meltemcim?.. Ve başta heyecanlanacağımı, sevineceğimi düşünürken bir anda nasıl kurtulacağımı düşünmeye başlıyorum.
Bize çılgınca şeyleri yaptıran o toksiklikmiş.”
Kaynak: Hürriyet