Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesi, İtilaf Devletleri’ne güvenliklerini tehdit ettiğini ileri sürdükleri bölgeleri işgal etme imkânı tanıdı. Bu hükme dayanılarak stratejik noktalar ele geçirilirken İtilaf donanması İstanbul’a demirledi ve kentte yabancı bayraklar göndere çekildi.
İstanbul’un işgal günlerinde sarayın İngiltere’ye yakınlığı öne çıktı. Sultan Vahdettin, Daily Mail’e verdiği röportajda İngiltere’ye duyduğu güçlü hayranlığı dile getirdi; sonraki dönemde de saltanatın korunması amacıyla İngilizlerle diplomatik ve gizli temaslar yürütüldü. Metinde, bazı gizli belgelerin Londra’ya ulaştırıldığı da aktarılıyor.
Sarayın teslimiyetçi tutumu Meclis-i Mebusan’ın kapatılmasıyla sürdü. 16 Mart 1920’de İstanbul resmen işgal edilirken mebuslar Malta’ya sürgün edildi. Kuvayi Milliye’nin asi ilan edildiği fetva yayımlandı ve Kuvâyi İnzibâtiye, işgalcilere karşı değil, direnişi sürdüren Türk askerlerine gönderildi.
Mustafa Kemal’in İstanbul’a geldiğinde İtilaf donanmasını görerek söylediği “Geldikleri gibi giderler” sözü, bağımsızlık mücadelesinin kararlılığını simgeledi. Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas kongreleriyle şekillenen millet iradesi 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde toplandı; 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi.
Cumhuriyet, savaşlar ve işgallerle yıpranmış bir ülkede eğitim, hukuk, laiklik, ulaşım ve üretim alanlarındaki dönüşümlerle yeni bir düzen kurmayı hedefledi. Tevhid-i Tedrisat, Medeni Kanun, Harf Devrimi, Millet Mektepleri, Halkevleri, fabrikalar, demiryolları, üniversiteler ve Köy Enstitüleri bu dönüşümün başlıkları arasında sayılıyor. Bu nedenle bayram, bir hanedanın değil, bağımsızlığını kazanan milletin bayramı olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika