Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı töreninde açıklamalarda bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen TİM 13. İnovasyon Haftası Programı töreninde açıklamalarda bulunuyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şunlar oldu:Bizleri böylesine güzel bir atmosferde buluşturan Ticaret Bakanlığımıza, Türkiye İhracatçılar Meclisimize ve bu platforma emek veren her bir kardeşime teşekkür ediyorum.
Dün itibarıyla başlayan İnovasyon Haftası'nın bu yılki temasının İnsanlığın Yeni Evresi olarak belirlenmesi son derece anlamlı bulduğum bir konu. Bunu özellikle belirtmek istiyorum.



Yapay zeka, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatımızın her alanında köklü değişimler yaşanırken, iş dünyamızın bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespiti şüphesiz çok çok önemlidir, yerinde bir hassasiyetin ifadesidir. Şu bir gerçek ki; teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörü maalesef dikkate alınmıyor. Daha doğrusu ursanmıyor.


İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkanları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi haline gelmiştir.
Bunu özellikle şunun için söylüyorum: Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zeka başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini görüyoruz. Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı, yerinde endişelerdir. TEKNO-OLİGARKLAR TÜM DÜNYAYI HEDEF ALIYORGeçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır.
Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk.
Kimi yerinin teknokrasi, kimilerinin tekno faşizm adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz. Bütün bunların şimdiden konuşulmasını, iş hayatı dahil farklı yönleriyle ele alınmasını çok kıymetli buluyorum.
Türkiye İnovasyon Haftası'nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı veren herkese şimdiden şükranlarımı sunuyorum. TEKNOLOJİ YARIŞINDA GERİ KALMAK İSTEMİYORUZDeğerli kardeşlerim, Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz.
Milli teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma, geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115'e ulaştı. 2002'de 1,2 milyar dolar olan Türkiye'nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık.
Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanımızın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalışıyoruz. Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST'lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor.
2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100. 000 teknolojik girişimin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. TERMİNAL İSTANBUL 2027'DE AÇILACAKAtatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi haline getiriyoruz.
İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız. Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke haline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştım. Destek enstrümanlarımızı güncelliyor, müteşebbislerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete veriyoruz.
Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği yatırım taahhütlü avans kredimiz bunların en başında yer alıyor. Yüksek teknoloji destek programı HİT-30'la da Türkiye'nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık. Kobilerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık imalat sanayi kredi finansman programını devreye aldık.
Yine yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'yla gelecek vizyonumuzu sizlerle paylaştık. Buna göre, veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz.
Bilge dil modelimizle Türkçe yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. BİRÇOK TEMEL MALZEMEYİ İTHAL ETMEK ZORUNDA KALIYORDUKKıymetli dostlar, burada şunun da altını çizmek durumundayım: Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayi alanında görüyoruz.
Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece %20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kredilerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor; tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu.
Kıbrıs Barış Harekatı'ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektik. Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya hamdolsun son verdik. Bugün savunma sanayiinde 4. 500'ü aşkın firma, 1. 400'ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık.
Kaynak: Hürriyet