Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Mehmet Uçum’un gündeme ilişkin açıklamalarından önemli detaylar… Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Cumhurbaşkanının icrai ve istişare alanında kolektif çalışmaların özelliklerine hakim olmak gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde üst kademe yöneticiler, Cumhurbaşkanının programını oluşmasında ve uygulanmasında sorumluluk sahibi kişilerdir.
Örneğin Cumhurbaşkanının Kabinesi bakanlar cumhurbaşkanının programının icrai olarak sorunlarıdır ve hayata geçmesi konusunda pratik üretirler. Örneğin Kurullar Cumhurbaşkanının o mecraya ilişkin programını unsuru haline gelebilecek politikalar üretmekle hükümlüdür. Hukuk Politikaları Kurulu da bunlardan biridir. Hukuk Politikaları Kurulu, hukuk politikaları ürettiğine bunun iki boyutu var.
Bir üretilen politikaların taslaklarını Cumhurbaşkanımıza arz etmek, ona uygun gördüğü unsurlar zaten programdan parçası haline geliyor. Dolayısıyla program parçası haline gelen hususlarda da kamuoyu bilgilendirilmesinde de kurulların bir görevi oluyor. Diğer görevi de hukuk alanına ilişkin.
Hukuk politikalarına ilişkin kamuoyu bilgilendirmesi yapmak, fikri birtakım süreçlerle ilgili tartışmalara girmek ve ileri süren bazı görüşleri değerlendirmek. Yaptığım açıklamalarıyla Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olarak ya da Cumhurbaşkanı Hukuk Fakülteleri Kurulu Başkan Vekili olarak yapıyorum. Şimdi burada kişisel görüşler midir değil midir tartışması o konuşmalardan sonuç çıkaracakların değerlendireceği bir şey.
Ben daha ötesini söyleyeyim daha önce hatta seçimin 16 Nisan 2028 tarihinde yapılması önerisinde bulundum. Neden 16 Nisan dedim? Çünkü Türkiye’de Başkanlık Sistemi’ne geçiş referandumunun yıl dönümü. 16 Nisan 2017 yılında Türkiye Başkanlık Sistemi’ne halk oylamasıyla geçti. Bunun uygulaması da 2018 seçimleriyle oldu.
Meclis 16 Nisan 2028’de seçimin yapılmasına karar verirse bunun sembolik bir değerinin olacağını da söyledim. Dolayısıyla sadece Mart ya da Nisan'da olması büyük ölçüde netleşti demedim spesifik bir tarih verdim. Bu seçim ile ilgili konu çok net söyleyeyim siyasi boyutu olan, hukuki boyutu olan ve karar boyutu olan bir konu. Siyasi boyutu açısından Meclis iradesini kim oluşturuyor? Siyasi partiler.
Şimdi bu siyasi partilerden Meclis’teki birinci parti AK Parti. Olağan seçime en yakın zamanda olmasına ilişkin defalarca kamuoyuna açıklamalar yaptık. Sayın Bahçeli, olağan seçime en yakın zamanda olmasına ilişkin açıklama yaptı.
Değerli büyüğümüz Sayın Bahçeli, hatta 16 Nisan 2028 tarihini ben önerdiğimde kendisine sorulan bir soruda şöyle cevap verdi; Cumhurbaşkanı Danışmanımızın söylediğiyle seçimlerin zamanında yapılması arasında saat farkı bile yoktur dedi. En son Kemal Bey de seçimler 2028 Nisan’ında da yapılsa Mart’ında da yapılsa biz önümüze gelen bir seçim talebine hayır diyemeyiz dedi.
Şimdi Meclis iradesinin büyük çoğunluğunu oluşturan partiler seçimlerin zamanına yakın bir tarihte yapılması konusunda bir irade ortaya koymuşsa bunun siyasi okuması nedir? Siyasi iradenin bu yönde teşkil edebileceği şeklinde bir öngörü yapıyorsunuz. Sayın Özgür Özel de zamanında biz Cumhurbaşkanı’nın aday olmasını isteriz onunla sandıkta yarışırız demişti.
Demek ki onlar da seçimlerin olağan tarihten bir süre önce yapılması şeklinde bir irade bildirmiştir. Mesela DEM seçimler illa zamanında yapılsın diye bir irade ortaya koymuyor. İkincisi ve en önemlisi biz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha aday olmasının Türkiye’nin lehine bir durum olduğunu iddia ediyoruz başından itibaren. 2024 Ekim’inden itibaren mütemadiyen söylüyorum.
Hatta diyorum ki, bana göre öyle, Cumhurbaşkanımız bizim ulusal değerimize dönüştü milli servetimize dönüştü. Hem birikimi itibariyle hem ilişki yönetimi itibariyle hem Türkiye’nin gelecek perspektifi itibariyle bu birikimden yararlanmamız lazım. Ama yararlanmak için de Cumhurbaşkanı’mızın son kez Anayasa’da var olan o istisnai adaylıktan yararlanıp aday olması lazım.
Nihayetinde kendisi karar verir buna ama eğer bir Cumhurbaşkanı ikinci döneminde Meclis seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa son kez istisnai olarak görev başındaki Cumhurbaşkanı’na adaylık imkanı geliyor. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın aday olma imkanı için de seçimlerin 7 Mayıs 2028’den önce yapılacağı yapılması gerektiği de açık. Peki karar boyutu ne bunun? Meclis.
Anayasa’da açıkça yazıyor zaten seçimlerin yenilenmesi kararını alacak olan Meclis. Seçimin olağan tarihi 7 Mayıs 2028. Bunu Mart ya da Nisan’a çektiğimizde Cumhurbaşkanımız aday olabiliyor, bu erken değil öne çekilmiş seçim. 360 oya ihtiyaç var. AK Parti, MHP ve CHP’nin son açıklamalarından sonra 371 oya çıkıyor. CHP Genel Başkanı kemal Kılıçdaroğlu açıkladı.
Cumhurbaşkanımızın adaylığını kesecek bir siyaset savunulabilir bir şey değil, 25 yıldır sandıkta yenmek istiyorlar. Cumhurbaşkanı olmasından değil aday olmasından bahsediyoruz. Seçimlerin yenilenmesi kararı gündeme geldiğinde 500 milletvekilinin destek vereceğini düşünüyorum. Hayır demek Erdoğan karşıtlığı anlamına geldir, kimse böyle bir zaafla davranmaz, o zaman sandıkta yarışma.
Siyasi olarak Cumhurbaşkanımızın adaylığının kesinleştiğini ancak hukuki olarak Meclis’in karar alması gerekiyor. Mart ve Nisan diyorum. Meclis pratiklerinde teamül de oluşur. Daha önce bu oluştu. Bu kararı alacak olan Meclis’tir. meclis bu karar veriliyor, 60 günü izleyen ilk pazar günü seçimler yapılıyor. 16 Nisan diyorum, Başkanlık sistemine geçişin ve referandumun 11. yılı.
Meclis yarın bu karar alınıp 60 günü izleyen ilk pazar günü seçim yapılabilir. Ben bu Meclis'in yeni anayasa yapacağına inanıyorum, nasıl Meclis'in yerine geçebilirim? Tam tersine terörsüz Türkiye sürecinde Meclis'in yaptıklarını olağanüstü buluyorum, bana konuşma diyenlerin de demokratlığını tartışırım, bunu diyecek tek insan Cumhurbaşkanımız'dır. Benim kişisel ajandam yok ve kişisel düşüncemi açıklamam.
16 Nisan benim kişisel önerim, Meclis'in yerine geçip bu kararı verdiğimi AK Partili arkadaşlarımız düşünmez. Nihayetinde karar Meclis'indir. 7 Mayıs 2028 tarihinden önce Meclis, herhangi bir tarihinde seçimlerin yenilenme kararını alması gerekir. Bizde kural Cumhurbaşkanı 2 kez görev yapabilir ancak istisnai adaylıkla tekrar Cumhurbaşkanı olabilir, 3'üncü yani son kez adaylık olur. İstisnai adaylık 1 kezdir.
360 çoğunluğa ihtiyacı var, şu an 592 sandalye var. Ben siyasi partilerle anlaşma merci değilim, süreçleri okuyorum. Cumhurbaşkanlığı adaylığı önüne geçecek bir durumu mümkün görmüyorum. 360 psikolojik sınır aşıldığında hiç bir partinin karşıt olacağını düşünmüyorum, kendi lehlerine de bir durumdur. Türkiye demokrasisine katkısı önemlidir bunun, Cumhurbaşkanı aday oldu ve kaybetti.
Kaynak: Hürriyet